X

Toprak ananın şifalı mucizeleriyle tanışın: 8 doğa harikası

21. yüzyılın başında, Dünya Sağlık Örgütü tarafından “temel ve zorunlu” kabul edilen 252 ilacın yüzde 11’i “sadece çiçek bitki kökenli” idi. Kodein, kinin ve morfin gibi ilaçların tümü bitki kökenli içerikler içerir. Üretilen bu ilaçlar kesinlikle hayatlarımızda olağanüstü hale gelse de, doğanın gücünün bizim tarafımızda olduğunu bilmek rahatlatıcı olabilir ve bu bitkisel seçimler sağlık rutinimizi tamamlamak için kullanılabilir.

Ancak sahip oldukları gücün kapsamı da hala araştırılmaktadır. Bu alternatifler her şeyi tedavi etmez ve mükemmel değildir. Birçoğu, üretilen ilaçlar gibi risk ve yan etki taşır. Birçoğu bilimsel araştırmalara dayandırılmadan, vaat içerikli sözlerle satılıyor. Bununla birlikte, birçok bitki ve çay, sağlığınıza olumlu etkide bulunarak, zararsız ve basit yollar sunar. Potansiyel etkileşimler veya güvenlik sorunlarının yanı sıra, her bir bitkinin etkinliği hakkında kanıtların neler söylediğine dikkat etmek gerekir.

Bebekler ve çocuklar için, hamile ve emzirenler için bitki kullanmak daha riskli ve bilinçli olunması gereken durumlardır. Doğru bitkiyi seçmek, ilaç almadan daha iyi hissetmek isteyen biri için güvenilir ve bilimsel temele dayalı bitkilerin kullanımı önemlidir. Daha geleneksel tıbbi yaklaşımların yanı sıra şifalı bitkilerle ilgili kararlar vermek, sizin ve sağlık uzmanınızın birlikte ele alabileceği bir şeydir. Sağlıklı yaşam rutininize bazı şifalı bitkiler eklemek isterseniz sizin için çalışmaları gözden geçirerek faydalı olabilecek bitkileri, doğanın bu mucizevi harikalarını sizinle paylaşmak istiyorum.

Gingko

En eski ağaç türlerinden biri olan gingko, aynı zamanda en eski homeopatik bitkilerden biridir ve Çin tıbbında önemli bir bitkidir. Gingko ağacı 270 milyon yıl öncesine ait fosiller ile canlı bir fosil olarak kabul edilir. Bu ağaçlar 3.000 yıla kadar yaşayabilir. Yaprakları kapsül, tablet ve özütler oluşturmak için kullanılır ve kurutulduğunda çay olarak tüketilebilir. Beyin sağlığını artırma kabiliyeti ile belki de en iyi bilinen bitkilerden birisidir. Araştırmalar, gingko’nun hafif-orta dereceli demans hastalarını tedavi edebileceğini ve demans ve Alzheimer hastalığında bilişin azalma potansiyelini yavaşlatabildiğini söylüyor. Gingko bazı diğer problemler için de faydalı olabilir: Bunama, Alzheimer hastalığı, göz sağlığı, iltihap, şeker hastalığı, kemik iyileşmesi, kaygı ve depresyon.

Yalnız dikkat edilmesi gereken bir faktör de uzun süreli kullanımdır; sıçanlarda görülen tiroid ve karaciğer kanseri olasılığını artırabildiği bulunmuştur. Karaciğer için problem teşkil edebileceği biliniyor, bu nedenle karaciğer enzimlerinin izlenmesi gerekebilir.

  • Kan inceltici ile etkileşime girebilir.
  • Gingko tohumları yutulduğunda zehirlidir.
  • Yan etkileri baş ağrısı, mide ağrısı, baş dönmesi ve alerjik reaksiyon olabilir.
  • Gingko kullanımının çok sayıda ilaç etkileşimi nedeniyle kullanmadan önce mutlaka doktorunuzla görüşmeniz gerekir.
  • Güvenilirlik: 3/5

Papatya

Papatya, kaygı önleyici özelliklere sahip olduğu düşünülen bir diğer şifalı bitkidir. Çoğu insan bunu bilir çünkü popüler bir çay aromasıdır (bir derleme, dünya genelinde günde 1 milyon fincandan fazla tüketildiğini söyler), ancak aynı zamanda sıvılar, kapsüller veya tabletler yoluyla da alınabilir.

Papatyanın yatıştırıcı gücü sıklıkla incelenmiştir; genelleşmiş anksiyete bozukluğunu tedavi ederken papatyaya plasebo almanın üstün olduğunu gösteren bir 2009 çalışması da dahildir. Son zamanlarda yapılan bir çalışma, uzun süreli kullanım için güvenli olduğunu doğruladı ve son zamanlarda yapılan bir başka çalışma, endişe için kullanılmasının ötesinde antikanser tedavilerinde de potansiyel faydasının olduğunu doğrulandı.

  • İki tür papatya vardır: Orta Doğu’da yetişen Alman papatyası ve elma gibi kokan Roma papatyası.
  • Genel olarak kaygı, stres, uykusuzluk ve kanser tedavisi esnasında kullanılır. Ancak bu bitki de diğerleri gibi alerjik reaksiyon gösterebilir ve kan inceltici ilaçlarla etkileşime girebilir.
  • Güvenilirlik: 4/5

Zerdeçal

Parlak turuncu rengiyle baharat raflarında baş köşeye oturan zerdeçaldan bahsetmemek imkansız. Hindistan’da ortaya çıkan zerdeçalın antikanser özelliklere sahip olduğuna ve DNA mutasyonlarını önleyebileceğine inanılmaktadır. Antiinflamatuar olarak ek olarak alınabilir, artrit hastaları tarafından kullanılabilir. Tüm dünyada lezzet maddesi olarak kullanılmaktadır; birçok yemeğe lezzet katan, antioksidan bakımından zengin bir ek besindir.

Son araştırmalara göre, zerdeçal ayrıca çeşitli dermatolojik hastalıklar ve eklem artritlerinin tedavisi için olumlu sonuçlar veriyor. Zerdeçal 4.000 yıldır şifalı bir bitki olarak kullanılmıştır. Ayurvedanın da sık sık başvurduğu bir besin.

  • Zerdeçal, artrit gibi enflamatuar hastalıkların neden olduğu ağrılarda, kanseri önlemede, DNA mutasyonlarını durdurmada, çeşitli cilt hastalıklarında kullanılmaktadır.
  • Suplement olarak kullanıldığında gereğinden fazla tüketme riski var, bu nedenle dozaj ve kaliteye güvenmek zor olabilir.
  • Yemeklerde veya çay olarak alındığında güvenlik artar. Uzun süreli kullanım, potansiyel olarak mide problemlerine neden olabilir.
  • Zerdeçal düşük biyoyararlanıma sahiptir. Biberle tüketmek vücudunuzun zerdeçalın yararlarını daha fazla emmesine yardımcı olabilir.
  • Güvenilirlik: 5/5

Çuha çiçeği yağı

Çuha çiçeği çiçeklerine ayçiçeği denir, çünkü güneş batarken çiçek açar. İnsanlar genelde limon gibi koktuğunu söyler. Canlı sarı çuha çiçeği çiçeği yağı, PMS (menstrual dönem öncesi) semptomlarını ve egzama gibi cilt problemlerini hafiflettiği düşünülen bir yağdır. Bazı çalışmalar, çuha çiçeği yağının anti-enflamatuar özelliklere sahip olduğunu bulmuştur. Atopik dermatit ve diyabetik nöropati gibi durumlara yardımcı olduğu bilinmektedir. Ayrıca meme ağrısı gibi diğer sağlık sorunlarına da yardımcı olabilir.

Son araştırmalar, MS (multipl skleroz) hastalarının yaşam kalitesini artırma, hormonları değiştirme ve polikistik over sendromu ile ilgilenenlerde insülin duyarlılığını değiştirme ve topikal olarak hafif dermatiti geliştirmek için kullanılmakta olduğunu göstermektedir. Bu çalışmalara göre çuha çiçeği yağı, şifalı bitki dünyasının İsviçre çakısı olabilir. Ancak bu yağ birkaç ilaçla etkileşime girebilir. Daha fazla araştırma geliyor ve uygulamalar umut verici şekilde ilerliyor.
Çuha çiçeği yağı, PMS, hafif cilt problemleri, meme ağrısı, menopoz, iltihap, diyabetik nöropati, MS, PKOS (polikistik over sendromu) ve kan basıncı düzenlemede olumlu etkiler gösterebilir.

  • Göz önünde bulundurulması gereken şeyler ise; bazı kan pıhtılaşma ilaçları ile etkileşime girer, hamilelikte güvenliği belirsizdir, HIV tedavisi sırasında ilaç emilimini engelleyebilir, bipolar bozukluk için kullanılan lityum ile etkileşime girer ve uzun süreli kullanım güvenli olmayabilir.
  • Güvenilirlik: 4.5/5

Keten tohumu

Yağ olarak da kullanılan keten tohumu, bitki bazlı besin takviyeleri arasında en güvenli seçeneklerden biridir. Omega 3 açısından da zengin bitkisel kaynaklardan birisidir. Binlerce yıldır hasat edilen keten tohumu, antioksidan aktivitesi ve antienflamatuar yararları için övgüyle karşılanmaktadır. İnsan deneklerle daha fazla araştırma yapılması gerekmesine rağmen, bir çalışmada keten tohumunun kolon kanserini önlemeye yardımcı olabileceği belirtilmiştir. Başka bir çalışma, keten tohumunun kan basıncını düşürme yeteneğine sahip olduğunu gösteriyor. Düzenli tüketildiğinde obezitenin azaltılmasına bile yardımcı olabildiği gösterilmiştir. Yulaf ezmesi ve tatlılara keten tohumu ve keten tohumu unu ekleyebilirsiniz ve ayrıca tablet, yağ (kapsüller içine koyulabilen) ve un şeklinde de temin edebilirsiniz. Salata üzerine öğütülmüş tohumları serperek, güveç, ev yapımı ekmek veya smoothie’ler ile de tüketebilir, hatta salataya keten tohumu yağı da ekleyebilirsiniz.

  • Keten tohumu, obezite ile mücadelede, kan basıncını düzenlemede, kolon kanserini önlemede, iltihap ve sıcak basmalarında kullanılabilir.
  • Dikkat edilmesi gereken şeyse; keten tohumu, özellikle kanser öyküsü olan veya gebe olan kadınlarda östrojen üretimini etkileyebilir. Toksik olabileceği için çiğ veya olgunlaşmamış keten tohumu tüketmemek daha sağlıklı olacaktır.
  • Güvenilirlik: 4.5/5

Çay ağacı yağı

Avustralya’ya özgü olan çay ağacı, sivilce, sporcu ayağı, küçük yaralar, kepeklenme, böcek ısırıkları ve diğer iltihaplı cilt koşulları dahil olmak üzere cilt koşullarına faydalı olduğu düşünülen bir yağ üretir. Sivilce ve kafa derisi kullanımına dair daha fazla araştırma yapılması gerekiyor, ancak şimdilik, çay ağacı yağının antimikrobiyal süper güçleri, yaralar ve topikal enfeksiyonlar üzerine bir dereceye kadar olumlu sonuçlar gösterdiğine dair oldukça fazla araştırma var. Son zamanlarda yapılan bir araştırma, çay ağacı yağının akneye neden olan mikropların büyümesini yavaşlattığını gösterdi. Yaygın olarak konsantre bir uçucu yağ olarak kullanılır. Çay ağacı yağının, tüm esansiyel yağlarda olduğu gibi, bir taşıyıcı yağda seyreltilmesi gerekir. Zaten çeşitli cilt bakım ürünlerinde ve kremlerde seyreltik hale getirilmektedir.

  • Çay ağacı yağının,akne, sporcu ayağı, kepek, böcek ısırığı için genel olarak yarar sağladığını söyleyebiliriz.
  • Dikkat edilmesi gereken nokta ise; çay ağacı yağı ağızdan alınırsa zehirlidir, cildiniz alerjik bir reaksiyon geçirebilir, hormonları etkileyebilir ve uzun süreli kullanımı tavsiye edilmez.
  • Güvenilirlik: 4/5

Ekinezya

Ekinezyanın en iyi bilinen kullanımı, soğuk algınlığı semptomlarını azaltmaktır, ancak bu yararı doğrulamak ve ekinezyanın bir virüs mevcut olduğunda bağışıklığı nasıl artırdığını anlamak için daha fazla çalışmaya ihtiyaç vardır.

Diğer ilaçlara ve bitkilere kıyasla ekinezya nispeten daha güvenlidir. Daha fazla test gerektirmesine rağmen, soğuk algınlığı semptomlarınızı azaltmak için kullanmayı her zaman tercih edebilirsiniz.

  • Soğuk algınlığı, bağışıklığı güçlendirme, bronşit, üst solunum yolları enfeksiyonlarında kullanılabilir.
  • Fazla kullanımı sindirim sisteminde ve midede sorun yaratabilir ve alerjik reaksiyonlara sebep olabilir.
  • Güvenilirlik: 4.5/5

Üzüm çekirdeği yağı

Yıllar boyunca, sıvı, tablet veya kapsüller yoluyla elde edilebilen üzüm çekirdeği ekstresi, yüksek antioksidan aktivitesi ile göz önünde olmuştur. LDL (kötü) kolesterolün düşürülmesi ve bacak damarlarında zayıf dolaşım semptomlarının azaltılması dahil olmak üzere çok önemli faydaları vardır. Araştırmalar, üzüm çekirdeği ekstresinin düzenli tüketiminin antikanser etkilerinin olduğunu ve kanser hücresi büyümesini durdurduğunu doğrulamıştır.

  • Üzüm çekirdeği, kanser, LDL (kötü) kolesterolü düşürücü, bacak damarı dolaşımı, ödem, kan basıncı düzenlemede kullanılabilir.
  • Dikkat edilmesi gereken şeyse; kan inceltici veya tansiyon ilaçları kullanıyorsanız veya ameliyata girmek üzereyseniz dikkatli olmak gerekir. Aynı zamanda uzun süreli kullanımı demir emilimini azaltabilir.
  • Güvenilirlik: 4.5/5

Lavanta

Özellikle endişe duyduğunuz ve öfkeli olduğunuz bir zamanda, tanıdığınız birinin lavanta yağı kullanmanızı tavsiye etmiş olması tesadüf değildir. Bu aromatik, mor çiçeğin, özellikle kaygı önleyici yeteneğine odaklanan çalışmalar oldukça güçlüdür. Diş hastaları arasında yapılan bir çalışmada sakinleştirici olduğu kanıtlanmış, bir başka çalışmada lavantanın ruh halini ve bilişsel performansı doğrudan etkileyebileceği doğrulanmıştır. İnsanların ihtiyaç duydukları uykuyu almalarına yardımcı olmak için yatıştırıcı özellikleriyle de övgüler almıştır. Son zamanlarda, lavantanın anti-enflamatuar faydalar sağladığı keşfedilmiştir. En etkili şekilde seyreltilir ve cilde uygulanır veya aromaterapide kullanılır ve çok az yan etkisi vardır.

  • Lavanta kaygı, stres, kan basıncı ve migren tedavisinde kullanılabilir. Ancak bazı durumlarda cilt tahrişine neden olabilir, ağızdan alındığında zehirlidir ve seyreltilmemiş olarak uygulandığında hormonları bozabilir.
  • Güvenilirlik: 4/5

İlginizi çekebilir: Antioksidan deposu kahve hakkında bilmeniz gerekenler

Hanife Kara: Diyetisyen Hanife Kara, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden başarıyla mezun oldu. Üniversitede aldığı eğitim süresince birçok kamu ve özel sağlık kuruluşunda uzun dönemli stajlar yaptı. Sağlıklı yaşam ve zihinsel gücün insan vücudu üzerine etkisi kavramları ile yakından ilgili olan Pozitif Diyetisyen; 2018 yılında aldığı eğitim programını başarı ile tamamlayarak, “Yaşam Koçu” unvanını kazanmış ve mesleğine yeni bir boyut katmıştır. Ege Üniversitesi Fitorerapi Yüksek Lisansı ile eğitim hayatı devam etmektedir. Şu an İzmir'de Pozitif Diyetisyen Hanife Kara beslenme ve diyet danışmanlığı merkezinin kurucu diyetisyenidir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale