X

Türk annenin günahları: “Seni kendi ellerimle mahvettim çocuğum”

Yemeğini üfleyip ağzına vererek, soğukta seni iyice sarıp sarmalayarak, arkanı toplayarak, ödevini yapmadıysan senin için yaparak, evde unuttuysan iki elim kanda olsa okula yetiştirerek… Oysa kendi işini halleden, sorumluluğunu bilen, ayakları üzerinde duran bir insan olmanı istiyordum.

Arkadaşlarınla anlaşmazlık yaşadığında bizzat arkadaşına ağzının payını vererek ya da hemen annesini arayarak, okulda öğretmeninden azar işittiğinde öğretmeni müdüre şikayet ederek… Oysa haklıyla haksızı ayırabilen, eğer haksızsan özür dilemeyi bilen, haklıysan hakkını savunabilen bir insan olmanı istiyordum.

Arkadaşların seni dışladıysa, mesela bir doğum günü partisine çağrılmadıysan, zaten onların partisinin bir şeye benzemeyeceğini söyleyip daha afili bir parti düzenleyerek… Biri seni incittiyse hemen daha beterini ona yapmanı söyleyerek ya da kendim yaparak… Oysa başkalarını anlayabilen, ilişkileri yönetebilen, kendini sorgulayabilen, duygusal zekası yüksek bir insan olmanı istiyordum.

Gitar çalmak, yemek yapmak gibi hobilerin hoşuma gitmedi değil ama zamanını derslerine ayırmanı söyleyerek, eğer bu hobi çok vaktini almaya başladıysa derhal önünü keserek… Oysa ne sevdiğini bilen, sevdiği şeyi yapan bir insan olmanı istiyordum.
Bütçemi zorlayıp seni oyuncağa, kıyafete, gerekli, gereksiz her şeye boğarak… Oysa kıymet bilen bir insan olmanı istiyordum.
Armutu pişirip ağzına düşürerek, hazıra kondurarak, el bebek gül bebek diye diye seni kendi ellerimle mahvettim çocuğum. Her şeyi senin iyiliğin için yaptım aslında ama galiba yanlış yaptım!

Bu hatalar, toplulukçu, hiyerarşik, ilişki yönelimli, belirsizlikten kaçan kültürümüzün sonuçları olabilir. Toplulukçu kültürümüz, aman çocuk geride kalmasın diye varımızı yoğumuzu onun hatalarını örtmeye harcamamıza, çocuğu hayatımız boyu koruyup kollamamıza neden olabilir. Çocuğu kendi içine değil, dışına odaklayarak “ne yapılıyorsa” onu yapmaya itebilir.

Hiyerarşik yapıdaki kültürümüz, “ana-baba benliğini” öne çıkararak çocuğumuza ne yapması gerektiğini söylemeye, onun için problemlerini çözmeye yol açabilir. İlişki yönelimli kültürümüz, sevilen bir insan olmanın her şeyden önemli olduğuna bizi inandırabilir.

Belirsizlikten kaçınan kültürümüz, her işi bildik şekilde yapmaya, yeni yöntemler denemekten kaçınmaya sebep olabilir.
Kültürel kodlarımızın bize öğrettiği yatkınlıkların farkında olursak kendimizi sorgulayabilir, istersek daha farklı davranabiliriz; çocuğumuzu da, kendimizi de daha bilinçli yetiştirebiliriz.

İnsan kendini de sürekli yetiştirmeli çünkü…

Referanslar ve ayrıntılı bilgi için: Türk’ün Aklı Nasıl Çalışır, İdil Sevil, Hümanist yay.

İlginizi çekebilir: Neden kaygılısın: Cevap Türk kültüründe yatıyor olabilir

İdil Sevil: Alman Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olan İdil Sevil, iletişim alanındaki lisansüstü eğitimini Boston'da bulunan Emerson College'de tamamladı. 2000 yılından bu yana çalıştığı Baltaş Grubu'nda eğitim program yöneticiliğinin yanı sıra e-öğrenme içerik sağlayıcılığı ve yardımcı yazarlık yaptı. Uluslararası kurumlarda yürüttüğü Kültürlerarası Farkındalık eğitimlerinde edindiği birikimi "Türk!ün Aklı Nasıl Çalışır?" ismiyle kitaplaştırdı. Hayatı hakkını vererek yaşama yollarını sürekli arıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale