X

Tiroit hastalığında glutensiz beslenmek neden önemlidir?

Tiroit bezi; boynumuzda solunum ve yemek borusunun önünde tiroit hormonu üreten, birbiriyle bağlı iki parçadan oluşan endokrin bir organdır. Vücudumuzdaki metabolik faaliyetlerden, beyin ve sinir sistemi ile ilişkili faaliyetlerden, büyüme ve gelişmeden, üreme fonksiyonlarının gelişiminden ve devamından sorumludur. Tiroit bezi, metabolizmayı düzenleyen T3 ve T4 adı verilen hormonları salgılar.

Guatr; sebep ne olursa olsun tiroit bezinin büyümesidir. Otoimmün tiroidit; toplumda en sık rastlanan otoimmün hastalıktır, % 5 oranında gözlenir ve kadınlarda 10 kat daha sıktır. Hastalık bazılarında tiroit bezinin fonksiyonlarını etkilemez, bazılarında aşırı, bazılarında da az çalışmasına neden olur.

Tiroit bezi fazla çalıştığında hipertiroidi (Graves) denen tablo gelişir. Bu hastalarda çarpıntı, kilo kaybı ve sinirlilik en sık gözlenen yakınmalardır. Ayrıca ellerde titreme, kaslarda güçsüzlük, ishal, vücut ısısının ve deri neminin artması da gözlenebilir.

Tiroit bezinin az çalışmasında hipotiroidi (Hashimato) tablosu görülür. Hastalarda kilo alımı, kalp hızında yavaşlama, deri kuruluğu, saç dökülmesi, unutkanlık ve kabızlık gibi yakınmalar bulunur. Haşimato tiroiditi, toplumda daha sıktır.

Haşimato hastalığı; bu tiroit bezinin vücudumuzdaki müdafaa sistemi tarafından yabancı bir organ olarak tanımlanıp orta ve uzun dönemde tiroit bezinin hormon üretme yeteneğinin kaybına neden olur. Dolayısı ile yüzde 85-90 tiroit hormon yetmezliği ile sonuçlanan otoimmün bir hastalıktır. Haşimato hastalığında zaman zaman tiroit hormon üretiminin arttığı dönemler de olur.
Otoimmün tiroit hastalığına sıklıkla çölyak hastalığı eşlik eder. Çeşitli çalışmalarda, çölyak hastalarında otoimmün tiroiditin artmış olduğu gösterilmiştir.

Glutensiz diyetin otoimmün tiroidit üzerine farklı etkileri saptanmıştır. Sategna-Guidetti, (Volta et al. 2001) bir yıl boyunca sıkı glutensiz diyet uygulayan hastaların büyük çoğunluğunun tiroit fonksiyonlarında iyileşme olduğunu rapor etmiştir. Glutensiz diyete uyum sağlamanın otoimmün hastalık gelişimine karşı koruyucu etkiye sahip olduğu (Cosnes, Celier et al. 2008) ileri sürülmektedir.

2019 yılında Experimental and Clinical Endocrinology and Diabetes dergisinde yayımlanan bir çalışmada glutensiz diyetin, Haşimoto tiroidi olan kadınlarda tiroit otoimmünitesi ve tiroit fonksiyon testleri üzerine etkilerini araştırılmış ve sonuç olarak
Glutensiz diyetin tiroid antikor titrelerini (TPO , Annti-Tg) azalttığı, Vitamin D seviyelerini ise artırdığı saptanmıştır.

Yapılan çalışmalarda glutensiz beslenmenin, otoimmün, yani bağışıklık sebepli tiroit hastalıklarında iyileştirici etki sağladığı görülmüştür. Bu nedenle çalışma, tiroit hastalarının tamamen glutensiz beslenmeye geçmeleri gerektiğine işaret ediyor.

Glutensiz diyet (20ppm’den az gluteni içerdiğinde ve “glutensiz” olarak işaretlendiğinde kullanılmalıdır.)

• Buğday, çavdar ve arpa, gluten içeren tüm yiyeceklerden kaçının. 
• Mısırdan türetildiği açıkça belirtilmedikçe malttan kaçının.
• Sadece pirinç, mısır, karabuğday, darı, nohut, patates veya badem, fındık unu kullanın. 
• İlaçlarda, takviyelerde, gıda katkı maddelerinde, emülgatörlerde veya stabilizatörlerde gluten bulunabilir.
• Tüm biralardan (glutensiz olarak etiketlenmemişse) kaçının.
• Gizli gluten çok çeşitli işlenmiş gıdalarda mevcuttur, çünkü buğday unu birçok hazır katkı maddesi içeren üründe bulunur.

İlginizi çekebilir: Glutensiz beslenmeye geçerken nelere dikkat etmek gerekir?

Ayten Sebzeci: 2014 Mutfak Sanatları Akademisi, uzun dönem profesyonel pasta ve ekmekçilik mezunuyum. Sektörde çok sayıda işletme ve projelerde yer aldım. 2016 yılında kendi beslenme ve yaşam tarzıma uygun, ana mottosu "doğaya saygılı ve temiz içerikli üretim yapmak" olan Sağlıklı Fırın’ı kurdum. Farklı Avrupa ülkelerinde sağlıklı reçeteler geliştirme üzerine eğitimlerim oldu. 2017 yılında ise Uludağ Üniversitesi’nin Bütünsel Beslenme Koçluğu programından mezun oldum ve halen tıbbi içerikli eğitimlere katılmaya devam ediyorum. Ayrıca permakültür, tarım, bahçecilik en belirgin ilgi alanlarım arasında.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale