X

Tıpta yeni ufuklar: Ketozis, kök hücre ve ozon terapisi

Bilim her geçen gün gelişirken bize de sağlıklı yaşam ve hastalıkların tedavisiyle ilgili yeni yöntemler sunuyor. Bugün geçmişe nazaran çok daha fazla sağlıklı yaşam ve tedavi yönteminden haberdarız. Peki, bu farklı ve yeni yöntemlerin hepsini tam olarak biliyor muyuz? Aşağıda son zamanlarda adını sıklıkla duyduğumuz ketozis, kök hücre ve ozon terapisi yöntemlerinin açıklamalarını bulabilir ve bunlarla ilgili daha fazla bilgi istiyorsanız yazının sonundaki videoyu izleyebilirsiniz:

Ketozis

Ketozis, ketojenik beslenme sonucunda girilen bir süreçtir. Alınan karbonhidrat miktarının kısıtlanıp yağ tüketiminin arttırılmasıyla sağlanan ketojenik beslenme, temelde vücudun enerji kaynağını karbonhidratlar yerine yağlardan sağlaması üzerine kurulu bir beslenme şeklidir. Vücutta yeterince karbonhidrat olmadığında, yağlar yakılmaya başlanır. Bunun en temel nedeni ise, vücutta karbonhidratların fazla olmasının yağ yakımına bir engel teşkil etmesidir. Bir başka deyişle, karbonhidrat alımı azaltıldığında, vücut zaten daha fazla yağ yakmaya başlayacaktır. Ketojenik beslenme ise bunu sağlamak için oldukça uygun bir beslenme şeklidir.

Bilim her geçen gün gelişirken bize de sağlıklı yaşam ve hastalıkların tedavisiyle ilgili yeni yöntemler sunuyor.

Ketozis, ketojenik beslenmenin amacıdır. Bu süreçte enerji kaynağını yağlardan sağlayan vücut, bu şekilde fazla yağların atılmasını sağlar, kök hücre üretimini arttırır, beynin daha iyi çalışmasını sağlar ve vücuttaki iltihabı azaltır. Eat Fat, Get Thin kitabının yazarı Dr. Mark Hyman, ketojenik beslenmede avokado, zeytinyağı, Hindistan cevizi yağı ve ceviz, fındık vs. gibi yağların bol miktarda tüketilmesi gerektiğini belirtiyor ve ketozis sürecinin metabolik hastalıkların yanı sıra Alzheimer ve Parkinson gibi hastalıklar açısından da faydalı olduğunu savunuyor.

İlginizi çekebilir: Ketojenik diyet nedir, nasıl uygulanır?

Kök hücre

Vücutta bulunan zarar görmüş hücreler kendilerini yenileyemezler. Bunların yerine yeni ve sağlıklı hücrelerin üretilmesi ise kök hücre tedavisi sayesinde mümkün olur. Aslında kök hücre tedavisini organ naklinin hücre versiyonu olarak düşünebiliriz. Omurilik cerrahı Dr. Carrie Diulus, kök hücrelerin embriyo ve yetişkin kaynaklı hücreler olmak üzere ikiye ayrıldığını belirtiyor. Bu hücreler kan hücresi, sinir hücresi, kas hücresi ve deri hücresine kaynak olabilirler.

Kök hücre yöntemi ile tedavi edilebilen hastalıkların başında diyabet nedeniyle pankreas yetersizliği, Parkinson ve Alzheimer gibi sinir sistemi hastalıkları, retina hastalıkları, kalp ve damar rahatsızlıkları geliyor. Dr. Hyman ve Dr. Diulus, kök hücre tedavisinde geleceğin umut vaat ettiğini de ekliyor.

Ozon terapisi

Ozon, hepimizin bildiği 2 atomlu oksijenin 3 atomdan oluşan halidir. Ozon terapisi ise hastaya doktorların belirlediği ölçüde ve farklı yöntemlerle ozon verilmesidir. Kas veya eklem içine enjeksiyon, açık yaraya doğrudan ozon uygulanması, kan yoluyla ozon verilmesi gibi yöntemler bunun örnekleridir. Ozonun sağlık için bu kadar yararlı olmasının nedeni, bu maddenin tüm bakteri, mantar ve virüsler üzerindeki etkisidir. Dr. Hyman, oldukça güçlü bir madde olan ozonun metabolizmayı hızlandırdığını, vücudun oksijen kapasitesini arttırdığını, bağışıklık sistemini güçlendirdiğini ve hücre fonksiyonlarını iyileştirdiğini ifade etmektedir. Ozon terapisinin faydalı olduğu başlıca hastalıklar diyabet, alerjiler, mantar hastalıkları, yüksek tansiyon gibi rahatsızlıklardır. Ozon ayrıca kanser tedavisinde ve yaşlanma karşıtı terapilerde de kullanılır.

İlginizi çekebilir: Neden farklı hızlarda yaşlanırız?

Ketozis, kök hücre ve ozon terapisi ile ilgili Dr. Hyman ve Dr. Diulus’tan daha fazla bilgi almak için aşağıdaki videoyu izleyebilirsiniz:

Videoyu izlemek için tıklayın.

Kaynak:
mindbodygreen.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale