X

Terörün yarattığı psikolojik ve toplumsal sorunlarla baş etme yöntemleri

Terör, vatandaşlara korku ve çaresizlik duygusu aşılayarak toplumu tehdit eder. Amacı, korku faktörünü kullanarak, hem toplumu hem de devleti baskı altında tutmaktır.

Farklılıkların, bir araya gelerek güçlü bir duruş sergileme konusunda ne kadar büyük bir fırsata dönüşebileceğini unutmamak çok önemlidir.

Terörist saldırısına maruz kalındığında, insanlar genellikle bu saldırının yarattığı akut stres ve travma ile baş etme yolları arar. Bu saldırılar nedensiz, düzensiz ancak kasıtlıdır. Sivillerin de büyük oranda zarar gördüğü bu eylemlerin yarattığı psikolojik sorunlar ile başa çıkmak, eylemlerin nedensizliğini ve mantıksızlığını normal bir düşünce yapısıyla algılamak zor olduğundan, stres ve güvensizlik duygusu ile sonuçlanabilir.

Zenofobi, yani yabancı düşmanlığı, terörist eylemlerin tehdit ettiği toplumlarda yükselişe geçerek hem sosyal hem de psikolojik tehlikeler doğurur. Terör tarafından yayılan korku, özellikle toplum içindeki gruplar arasında güvensizlik varsa, ayrılıkları ve farklılıkları tetikleyerek bölünmelere sebep olabilir. Bu noktada, toplum içindeki farklılıkların, bir araya gelerek güçlü bir duruş sergileme konusunda ne kadar büyük bir fırsata dönüşebileceğini unutmamak çok önemlidir.

Terör saldırılarıyla hem psikolojik hem de toplumsal anlamda başa çıkabilmek için, bazı noktalara dikkat etmek faydalı olabilir.

1. Duygularınızın farkına varın

Hissediyor olabileceğiniz duyguları tanımlamaya çalışın. Bu duyguların anormal bir duruma verilmiş normal tepkiler olduğunu unutmayın.

2. Geçmişe dönün

Geçmişte bu tarz travmatik tecrübeler yaşadıysanız, nasıl baş ettiğinizi ve nasıl atlattığınızı hatırlamaya çalışın. Faydalı olduğunu düşündüğünüz yöntemleri, şimdi de uygulayın.

Birinden yardım istemekte ya da destek almakta yanlış hiçbir şey olmadığını aklınızdan çıkarmayın.

3. Konuşun

Korku ve tedirginliklerinizi paylaşın. Birinden yardım istemekte ya da destek almakta yanlış hiçbir şey olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Üstelik, bu sayede toplum olarak kenetlenmemiz, birbirimize destek olmamız da kolaylaşacaktır.

4. Devam edin

Günlük rutininize elinizden geldiğince devam etmeye çalışın. Unutmayın ki terörün amacı, topluma korku salarak toplum düzenini bozmaktır. Bunun olmasına izin vermeyin.

5. Umudunuzu yitirmeyin

Olayları gerçekçi bir açıdan inceliyor olsanız bile, her şeyin iyiye gideceği umudunu kaybetmeyin. Umut, hem birey hem de toplum olarak, akıl sağlığımızı koruyabilmek için en çok ihtiyaç duyduğumuz duygulardan biridir.

Olayları gerçekçi bir açıdan inceliyor olsanız bile, her şeyin iyiye gideceği umudunu kaybetmeyin.

6. Kontrol edemeyeceğiniz şeyler için kendinizi yormayın

Toplum, bireylerden oluşur. Bir birey olarak psikolojimizi düzgün tuttuğumuz sürece, terörün korku salma amaçları toplum içinde kendine bir karşılık bulamayacaktır. Bu nedenle, size kendinizi iyi hissettiren şeyleri yapmaya devam edin. Kontrol edemediğiniz şeyler için kendinizi üzerek yıpratmak, toplum olarak daha umutsuz ve çaresiz hissetmemize sebep olur.

7. Çocuklar için öneriler

Yetişkin bireyler üzerinde kayda değer psikolojik hasarlar bırakabilen bu tarz olayların, çocuklar üzerindeki etkisinin daha fazla olduğunu unutmamak gerekir. Bu nedenle elimizden geldiği kadar, çocukları bu korkudan uzak tutmaya çalışmalıyız. Ancak, bir şekilde bu endişeye maruz kalırlarsa, ebeveynleri olarak her daim yanlarında olduğumuzu ve korkmalarını gerektirecek bir şey olmadığını telkin etmek yardımcı olacaktır.

Kaynak:

Apa

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Sosyopix ile sevgi paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır

Telefonlarımızın galerisi, aslında hayatımızın en güzel anlarının sergilendiği ama kimsenin tam anlamıyla gezmediği gizli bir müze gibi. Binlerce fotoğraf, yüzlerce gülümseme ve “bu anı hiç unutmayalım” dediğimiz o saniyeler… Peki, neden aşkın en saf hali sadece bir ekran camının soğukluğuna hapsolsun?



Alınan rastgele hediyelerin yerini, yaşanmışlığın ağırlığı ve dokunulabilir hatıralar alsın. Çünkü sevgi, sadece söylenince değil, paylaşılan bir kareye dokununca da hissedilebilir. Sosyopix’in sevgililer günü özel hediyeleri alışılagelmiş hediyelerin ötesine geçiyor.

Pikselden hatıraya: Dokunulabilir bir hikaye yazmak

Bazıları için aşkı anlatmanın en zarif yolu, onu kronolojik bir yolculuğa çıkarmaktır. Klasik bir hediye yerine, birlikte geçtiğiniz yolları, paylaştığınız sofraları ve o plansız kahkahaları bir fotoğraf albümü içinde toplamak, aslında “Seninle geçen her ana değer veriyorum” demenin en şık halidir. Sayfaları çevirdikçe tazelenen o duygular, dijital bir kaydırmadan çok daha fazlasını hissettirebilir.

Eğer “bizim hikayemiz her yerde olmalı” diyorsanız, yüksek kaliteli fotoğraf baskısı seçenekleriyle evin en güzel köşesini bir anı duvarına dönüştürebilirsiniz. Şık ve minimalist çerçeveler içine yerleştirilen o tek bir kare, bazen binlerce kelimelik bir mektuptan daha derin anlamlar taşır.

Günlük rutinlere sızan küçük mutluluklar

Aşk, sadece büyük kutlamalarda değil; sabah içilen o ilk kahvede veya mutfaktaki kısa bir sohbette gizlidir. En sevdiğiniz karenin yer aldığı bir baskılı kupa, en uykulu sabahları bile bir gülümsemeyle başlatabilir. Ya da buzdolabının kapağına iliştirilen, her baktığınızda sizi o tatile, o güne götüren fotomagnet çeşitleri… Bu küçük dokunuşlar, hediyeyi bir eşya olmaktan çıkarıp günlük hayatın içine sızan birer sevgi göstergesine dönüştürür.

Özenle hazırlanmış bir mutluluk: Hediye kutuları

Bazen tek bir hediye, anlatmak istediklerinizin yanında sessiz kalır; bir hikaye anlatmak, o hikayenin her sayfasına ayrı bir dokunuş bırakmak istersiniz. Sosyopix’in hediye kutusu seçenekleri, tam da bu “dile dökülemeyen” duygular için tasarlandı. O kutunun kapağını açtığınız an hissedilen şey sadece içindekilerin uyumu değil; “Seni neyin mutlu edeceğini, hangi kokunun seni gülümseteceğini ve en çok hangi anımızda huzur bulduğunu biliyorum” diyen o eşsiz özen… İçindeki her bir hediyenin birbiriyle fısıldaştığı, her detayda “seni gerçekten tanıyorum” mesajının gizlendiği bu kutular; hediye vermeyi bir alışverişten çıkarıp, sevdiğiniz kişinin ruhuna yapılan zarif bir yolculuğa dönüştürüyor. Çünkü en büyük lüks, bir başkasının kalbinde bu kadar iyi tanındığını hissetmektir.

Gelecekteki size en güzel mesaj: “İyi ki”

14 Şubat sadece bir tarih olabilir; ona asıl ruhunu veren şey ise sizin o tarihin içine sığdırdığınız yaşanmışlıklar. Sosyopix ile dijital ekranlardan çıkıp avucunuza düşen her kare, sadece bir kağıt veya nesne değil; aslında birbirinize verdiğiniz “daima yanındayım” mesajının en sessiz ve en güçlü tanığı. Yıllar sonra, bir akşamüstü o fotoğraf albümünü kucağınıza aldığınızda ya da her yeni aya en sevdiğiniz karenin eşliğinde başladığınız o takvimin her yaprağında size ‘iyi ki’ dedirten anların bıraktığı küçük tebessüm, bugünün en kıymetli yatırımı olacak. 

Çünkü hayat, biz planlar yaparken akıp gidiyor ama sevgiyle dokunulan anılar zamanı durdurmayı başarıyor. Bu Sevgililer Günü’nde sevdiğinize sadece bir obje değil; yıllar geçse de baktıkça “ne güzel zamanlardı, ne güzel seviliyoruz” dedirtecek bir hatıra bırakın. Çünkü bazı duygular paylaşıldıkça çoğalır, hatırlandıkça sonsuzlaşır.



İlgili Makale