X
    Kategoriler: FEEL UP

Terapi süreci nasıl ilerler?

Terapi süreci nasıl ilerler?

Terapi, kişiye günlük yaşantısını olumsuz şekilde etkileyen stres faktörleriyle başa çıkmasını öğreten bir süreçtir. Terapide, kişinin kendiyle ilgili farkında olmadığı pek çok şeyi görme şansı olur. Kişi duygularının, düşüncelerinin ve davranışlarının; neden, nasıl, hangi zamanlarda, ne şekilde ortaya çıktığını fark eder.

Terapide kişinin sorun yaşadığı bütün alanlar üzerinde çalışılır. Bu alanlar; gündelik yaşamdaki stresler, kaygılar ve korkular, ilişki sorunları, aile içi çatışmalar, okul ya da meslek hayatındaki aksaklıklar olabilir.

İyi bir terapi süreci nasıl olur?

İyi bir terapi süreci için terapistin bazı yeterliliklere sahip olması gerekir. Terapist psikiyatri ya da klinik psikoloji eğitimlerinden sonra, bir terapi yaklaşımı ile ilgili yeterli donanıma sahip olmak için çeşitli eğitimleri tamamlamış olmalı ve üzerine o yaklaşım ile ilgili süpervizyon almış olmalıdır.

Terapinin hedefleri nelerdir?

Terapi sürecinde danışanın beklentilerinin ve terapi hedeflerinin saptanması oldukça önemlidir. Beklentiler netleştirilmedikçe bilinmez bir yolda yolculuk yapılır. Hedeflerin belli olması ise sürecin bir haritası gibidir, bu nedenle ilk seanstan itibaren belirgin amaçlar saptanır. Bir danışanın hedefleri vardır, bir de terapistin kişi için yararlı olacağını düşünerek belirlediği hedefler vardır, bunlar üzerinde konuşularak terapi hedefleri netleştirilir. Böylece sürecin ne kadar zaman alacağı ile ilgili tahmini bir ön görü sağlanır ve hedeflere dair ne kadar yol katedildiği izlenebilmiş olur.

Terapistler süreç içinde öğüt vermez ve danışanın yerine karar almazlar. Kişi, yerine sorun çözmek danışanı terapiste bağımlı hale getirir. Amaç, kişinin farkında olmadığı gücünü fark etmesini sağlayarak onu cesaretlendirmektir. Bu uzun vadeli olarak kişiye çok yarar sağlayan ve güçlendiren bir yöntemdir.

Terapi süreci nasıl ilerler?

Terapide danışanın sorun çözme becerisine dair kendi yeterliliğine olan inancı üzerinde çalışılır. Terapist bu süreçte danışan adına kararlar almaz, ne yapıp ne yapmaması gerektiğini söylemez. Objektif bir şekilde durumu değerlendirip, olası seçenekleri görebilmesi için kişiye rehberlik ederek ışık tutar. Seçenekler belirlendikten sonra seçim danışanın sorumluluğudur. Bu sorumluluğun alınması kişinin karar verme gücüne sahip olduğunu hissetmesini sağlar. Ayrıca ortaya çıkan olumlu sonuç için kendini takdir edebilir. Aksi takdirde başarılarını terapistin başarıları olarak görür ki bu iyi bir terapistin tercih edeceği bir şey değildir.

Amaç kişinin kendini takdir edecek konuma gelmesidir. Kişinin hayatındaki hoşnut olmadığı durumun değişmesine dair en fazla gücü olan yine kişinin kendisidir. Bu potansiyel değişim gücü herkesin sahip olduğu bir şeydir ve sadece fark edilmeyi beklemektedir. Kişinin içindeki gücü kullanabilmesi onu keşfetmesi ile mümkündür. Bu gücün ortaya çıkmasını engelleyen geçmişten gelen bazı anılar, duygular ve düşünceler olabilir. Terapi bu gücün ortaya çıkmasını engelleyen sebepleri fark etmenizi sağlayarak sahip olduğunuz güce inanmanıza yardımcı olacaktır.

Yazarın tüm yazıları için tıklayın.

Uzman Klinik Psikolog Romina Kuyumcuoğlu: Romina Kuyumcuoğlu // Uzman Klinik Psikolog - Haliç Üniversitesi Psikoloji lisans eğitiminin ardından aynı üniversitede Klinik (Uygulamalı) Psikoloji yüksek lisansı yaparak uzmanlık eğitimini tamamladı. Akademik eğitimlerin yanı sıra çeşitli kurum ve enstitülerden mesleki eğitimler aldı. Bunlar arasında Bilişsel Davranışçı Terapi, Aile ve Çift Terapisi eğitimleri bulunmakta. Kuyumcuoğlu, bireysel psikoterapilerin yanı sıra çeşitli grup çalışmalarında yardımcı terapistlik yapmaktadır. Türk Psikologlar Derneği üyesidir. http://www.rominakuyumcuoglu.com/

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale