X

Telomer uzatmanın doğal yolları

Yaşlanma sürecini yavaşlatacak sihirli bir formül olmasını dilediğiniz zamanlar oldu mu? Belki süreci tamamen durduracak ve istediğiniz yaşta kalmanızı sağlayacak bir gençlik iksiri? Yaşlanma sürecini gerçekten durdurmanın, yani ölümsüzlüğün formülü henüz bulunmuş olmasa da yaşlanmayı geciktirmenin ve bedenimizdeki olumsuz etkilerini en aza indirmenin en etkili yollarından biri, hücrelerimizde genetik bilgi içeren moleküller olarak kromozomlarımızın uçlarında yer alan ve hücre hasarını önleyerek hastalıkları önleyen telomerleri uzatmak. Telomerler yaşlandıkça doğal olarak kısalırken, araştırmalar telomer kısalma sürecini yavaşlatmanın bazı yolları olabileceğini buldu. Bazı araştırmalar, yaşam tarzı faktörlerinin telomer kısalmasında büyük bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Telomer uzatmanın doğal yolları hakkında bilgi vermeden önce, gelin telomerlerin yapısını, çalışma mekanizmasını ve nasıl kısaldıklarını anlayalım. 

Telomer nedir?

Telomerler en basit haliyle, her bir kromozomun iki ucunda adeta koruyucu bir başlık gibi konumlanan, belirli bir DNA dizisine sahip parçalar olarak tanımlanabilir. Tıpkı ayakkabı bağcığını oluşturan iplerin dağılmasını engelleyen plastik uçlar gibi, bu telomer kapakçıkları da ölen hücrelerin kopyalanarak yerine yenilerinin konulması sürecinde kromozomun yıpranmasını engeller. Hücre bölünmesi sırasında, hücrenin tüm işlevlerinin kodlandığı yazılım olan DNA demetleri, yani kromozomlar da dahil olmak üzere hücreye ait her şey kopyalanır. Telomerlerin olmadığı bir senaryoda, hücre bölünmesi sırasında kromozomun yapısı bozulabilir ve hasar görebilir. Kromozomun hasar görmesi hücrenin işlevini olması gerektiği gibi yerine getirememesine, yapısının zayıflamasına ve hücre ölümüne yol açan süreci hızlandırır. Bu da daha yaşlı, daha yıpranmış ve hastalıklara karşı daha savunmasız bir vücut anlamına gelir.

Telomerlerin kısalmasını hızlandıran faktörler nelerdir?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi telomerler ne kadar kısa olursa, kromozom için o kadar az koruyucu olurlar. BU noktadaysa telomeraz enzimi devreye girer. Telomeraz, görevi telomerleri onarmak olan bir proteindir. Zamanla vücudun telomeraz salgısı azaldığı ve enzimin yapısı bozulduğu  vücudun telomerlerini tamir etmesini zorlaşır.

Nature dergisinde yayınlanan önemli bir araştırmanın sonuçları, genetiğiyle oynanmış ve telomeraz enzimi salgılamayacak şekilde üretilmiş olan farelerin erken yaşlandıklarını ancak dışarıdan telomeraz enzimi desteği verildiğinde yaşlanmanın olumsuz etkilerinden kurtulup tekrar eski sağlıklarına geri dönebildiklerini gösteriyor.

Telomer uzatmanın ve telomer kısalmasını yavaşlatmanın doğal yolları

Yaşam tarzımız, telomer uzunluğunun ve telomeraz enziminin işlevinin önemli bir belirleyicisi ve bu, her gün yaptığımız seçimleri değiştirerek yaşlanma sürecini doğal yollarla nasıl yavaşlatabileceğimiz konusunda önemli ipuçları taşıyor. Telomeraz enziminin salgısını düzenlemek, telomerlerinizi uzatmak ve kısalmasını yavaşlatmak için yaşam tarzınızla ilgili dikkat etmeniz gereken önemli noktalarsa şöyle:

Kilonuza dikkat edin

Araştırmalar, obezitenin daha kısa telomerlere sahip olmanın bir göstergesi olduğunu ve çağımızın en önemli problemi olan obeziteye sahip bireylerin telomer kaybının yaşam süresini toplamda 8.8 yıl kadar azaltabileceğini gösteriyor. Obeziteye sahip farelerle yapılan bir araştırmanın sonuçları, obez farelerin DNA yapısına zarar veren ve dolayısıyla telomerlerin kısalmasını hızlandıran oksidatif stres seviyesini artırdığını söylüyor. Dolayısıyla telomer uzunluğunun korunması ve bu yolla daha yavaş yaşlanmak için kilonuza dikkat etmeniz son derece önemli.

Hareketi yaşamınızdan eksik etmeyin

Araştırmalar, egzersizin oksidatif stresi azaltabileceğini ve DNA’nın korunmasına yardımcı olabileceğini gösteriyor. Hareket alışkanlıkları ve telomer uzunluğu arasındaki ilişkiyi inceleyen bir araştırmanın sonuçları, 50’li yaşlarında aktif koşucu olan erkeklerin 20’li yaşlardaki erkeklerle neredeyse aynı telomer uzunluğuna sahip olduğunu; 50’li yaşlarında olup hareketsiz bir yaşam stiline sahip olan erkeklerin ise yüzde 40 daha kısa telomerlere sahip olduğunu gösteriyor. Ayrıca araştırma katılımcılarından hareketsiz olanlar, koşucu yaşıtlarına göre çok daha yaşlı görünüyorlardı. Yapılan araştırmalar ve oksidatif stres-telomer uzunluğu ilişkisi, hareketli bir yaşam tarzı benimsemenin ve egzersizi günlük rutnimize dahil etmenin yaşlanmayı geciktirmek konusunda ne kadar etkili olabileceğini gösteriyor.

Kronik stresi yönetmeyi öğrenin

Stresin telomer kısalması sürecinde nasıl bir rol oynadığı henüz tam olarak açıklanamamış olsa da, yaşamın erken dönemlerinde zorluklarla karşılaşan ve başka bir insanın bakımından sorumlu olma, ağır iş yükü ve finansal stres gibi yaşamında yoğun stres faktörü olan kişilerin, diğerler insanlara göre daha kısa telomerlere sahip olduğu biliniyor. Her ne kadar stres faktörü olan olaylar kontrolümüz dışında olsa da, stres duygusunu yönetebilmek bizim kontrolümüzde. Ve stresle başa çıkmanın en kolay ve etkili yollarından biri, meditasyon. Meditasyonu günlük yaşam alışkanlıklarınıza dahil etmek, yaşamda karşınıza çıkan zorlukların kronik stres unsurlarına dönüşmesini engelleyeek ve telomerlerin kısalmasını yavaşlatacak bir yaşam tarzı düzenlemesi olacaktır.

Telomer dostu beslenme alışkanlıkları geliştirin

C vitamini, antosiyaninler ve polifenoller gibi antioksidan bakımından zengin besinler hem hücre yapısını hem de DNA yapısını oksidatif stresin zararlı etkilerinden koruyarak hücrelerin çok daha uzun süre canlı kalmasını destekliyor. Beslenme alışkanlıkları ve telomer uzunluğu konusunda yapılmış olan bir araştırma meyveler, sebzeler, tam tahıllar, süt ürünleri ve bitki bazlı protein bakımından zengin; kırmızı ve işlenmiş etler, sodyum ve şeker yönünden zayıf bir diyetin özellikle kadınlarda sağlıklı hücresel yaşlanma için oldukça faydalı olabileceğini gösteriyor.

Gerekiyorsa, besin takviyelerinden destek alın

Antioksidan takviyelerinin tek başına yaşlanmayı geciktirebildiğine dair doğrudan bir kanıt olmasa da, bazı takviyelerin vücudun kendi antioksidanlarını yapmasına yardımcı olarak vücudun doğal yaşlanma karşıtı mekanizmalarını desteklediğine dair araştırma bulguları mevcut. Özellikle, N-asetil-sistein (NAC) vücudun kendi ürettiği hücresel antioksidanlardan biri olan Glutatyon üretimini destekliyor. Bununla birlikte, besin takviyelerinin etkileri farklı metabolizmalarda oldukça farklı sonuçlar gösterebiliyor ve kendiniz için en doğru takviyeleri seçebilmeniz için mutlaka bir uzmandan destek almanız gerekiyor.

İlaç tedavisiyle telomerleri uzatmak mümkün mü?

Modern tıpta telomer uzatmayla ilgili yapılan uygulamalardan Anti aging etkili ve yaşlanma karşıtı modern tıp uygulamaları: Telomer uzatma, ozon terapisi, botoks yazımızda detaylı olarak bahsetmiştik. Telomerlerini hiçbir koşulda kaybetmeyen, diğer bir deyişle ölümsüzlüğün sırrını bulan hücreler kanser hücreleri olarak kabul ediliyor. Telomeraz enzimini doğrudan ilaçla vücuda vermek, kanser hücresi oluşumu riskini artırdığı için tehlikeli bir yöntem olarak görülebiliyor. Sağlıklı hücreler doğal olarak ölürken ve yenilenirken, kanser hücreleri varlığını devamlı olarak sürdürme eğiliminde oldukları için vücudun pek çok sisteminin çalışmasını olumsuz etkiliyor, bağışıklık sistemini çökerterek ölümcül sonuçlar yaratabiliyor. Bu nedenle, vücuda doğrudan telomeraz enzimi verilmesi gibi bir tedavinin olası risklerini çok iyi araştırmanız gerekiyor.

Telomerleri uzatmak, telomer tedavisi gibi uygulamalarla bağdaştırılıyor olsa da, yaşam tarzında yapılacak değişikliklerle ve düzenlemelerle telomer kısalmasını yavaşlatmak, telomeraz enzimi salgısını desteklemek ve yaşlanmayı geciktirmek mümkün. 

Yaşlanmayı geciktirmek ve yaşlanmanın olumsuz etkilerinden korunmak için yaşam tarzınızda yapabileceğiniz diğer değişiklikleri Yaşam süresini artırma rehberi: Doğal yollarla ömrü uzatmak nasıl mümkün? yazımızı, dünyanın en uzun yaşayan insanlarının yaşam alışkanlıklarından ilham almak için ise Dünyanın en uzun ömürlü insanlarının yaşadığı Blue Zone bölgelerinden uzun yaşamın sırlarıYaşam süresini artırma rehberi: Doğal yollarla ömrü uzatmak nasıl mümkün? yazımızı,  yazımızı mutlaka okumanızı öneriyoruz. 

 

Kaynaklar: Parsley Health, CSPI

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale