X

Teknolojinin sesi yükseliyor: Biri yoksa Siri var

Birkaç gündür hiç olmadığı kadar sakin bir halde, çalışma odamda vakit geçiriyorum. Bol bol dinlenme ve etrafta olup biteni sezinleme fırsatım oldu. Hele ki genel seçimlerin patırtısının ardından, böyle bir gürültü detoksuna kimse hayır diyemezdi doğrusu.

“Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal,
Bâki kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş!”

Bâki’nin bu enfes beyitinden de ilham alıp, uzun ve neredeyse sıfır hareketle geçirdiğim saatler boyunca; bizim dışımızdaki kocaman evrenin sadece dinledikçe bile ne kadar ufalabildiğini bir kez daha hatırladım. Doğadaki canlıların, kuşların sesleri mesela… Çıkardıkları seslerle “Biz de buradayız, bunu unutma!” diyebildiklerinin canlı şahidi oldum son birkaç günde. Görselliğin bombardımanı altında, sesleri hak ettiğinden daha az önemsediğimi fark ettim.

Tüm bunlardan neden bahsediyorum?

Uzunca bir süredir teknolojinin sesleri (insan sesleri, cihazların çıkardığı sesler vs.) hangi şekillerde kullandığını kıyısından köşesinden düşünüyordum. Hafta sonu sitemizin kurucusu sevgili arkadaşım Eda’dan aldığım maili de görünce, bu konudaki ilgim yazma iştahına dönüştü.
Apple’ın cihazlarında kullandığı sesli komut uygulaması Siri’nin yapabileceklerini sıralayan bir liste ilgisini çekmiş, benimle paylaştı. Aslında akıllı nesneler yazacaktım; fark etmez onu da bir başka sefere paylaşırım artık.

Biri yoksa Siri var


Siri oldukça ilginç bir sistem. Ekim 2012’den beri – teknoloji için oldukça uzunca bir süredir- Apple’ın IOS sistemli cihazlarında kullanımda. Her geçen gün de geliştiriliyor. Tepenizden geçen uçakların uçuş bilgilerinden, mors alfabesi kodlamasına kadar ilgili ilgisiz pek çok konuda sesli komutlar verip, anında sonuç alabiliyorsunuz. Telefonu elle kullanamadığınız durumlarda telefona cevap verebilme, mesajları, mailleri sesli komutlarla yazabilme gibi daha hayatî fonksiyonları zaten olmazsa olmaz.


Apple’ın bu alanda açtığı yeni cephede Android de kendisi için geliştirilen farklı komut uygulamalarıyla zaman içinde giderek güçlendi. Teknoloji devi Google da boş durmuyor. Sesli Google aramalarında, neredeyse yazılı aramalar kadar başarılı olmayı kafasına koymuş. Bilmem arada kullanıyor musunuz, sesli arama seçeneğini? Bence deneyin çok keyifli!

Telefoni alanında bizi neler bekliyor?

Günlük hayatımıza etkisi bu denli artan teknolojik cihazların çıkardıkları sesler, insan sesiyle rekabet edecek seviyeye aslında çoktan geldi. Modemlerimiz yoluyla bağlandığımız internet ağının bile, telefon hatları üzerinden ses tabanlı çalıştığını düşündüğümüzde; telefoni denen bu dünyanın sınırlarının ne denli geniş olduğunu rahatlıkla fark ediyoruz.


Benim merak ettiğimse, kullandığımız basit ev aletlerinden çıkan biplerin, ikaz seslerinin birbirlerini tanıması ve bu yolla etkileşim kurmaları ne zaman mümkün olacak? Bu da günümüz teknolojisi için çok zor olmayan bir bahis. Su ısıtıcısından çıkan bip sesiyle ısınmaya başlayan tost makineleri mesela… Ben henüz rastlamadım, siz rastladıysanız bir tane istiyorum mutlaka. (Neden bilmiyorum, ama istiyorum!)
Yazıyı kısa kesip, bir Daft Punk videosuna yer açmak istiyorum: Ben de dâhil herhangi bir yazar, komutları bundan daha iyi özetleyebilir mi, bilemiyorum. 10 yıl olmuş bu enfes şarkı yayınlanalı!

Gürsoy Ercan: 2004 yılında Galatasaray Üniversitesi’ni kazanmış, Fransızca temelli eğitim veren bu kurumda, altı yıl boyunca İletişim Fakültesi’ne devam etmiştir. 2006 yılında henüz üniversiteye devam ederken, çalışma hayatına da adım atmıştır. Eurosport Türkiye adlı spor kanalında yedi yıl boyunca dünyanın dört bir yanında, gerçekleştirilen yüzlerce farklı turnuvadan spor müsabakalarının canlı anlatımlarını başarıyla gerçekleştirmiştir. Son yıllarda teknoloji felsefesi ve gastronomi üzerine okumalarına devam etmekte olup; öğrenmeyi ve öğretebilmeyi çok sevmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale