X

Tek kusurum mükemmeliyetçi olmak: Mükemmellik maskesi altında ne yatar?

Bundan birkaç sene öncesine kadar dışarıdan kusursuz görünmek benim için epey önemliydi. İş, eş, aile, arkadaşlıklar derken her şeyim tıkırında olmalıydı. Tam da toplum baskısının içimize derinden işlediği gibi. Meğer bunu oldurma haliymiş beni içten içe kemirerek, mutsuzluğa sürükleyen. Sürekli kendimi başkalarına kıyaslayarak, yetersizliğe düşüren. Oysa kusurlarımız bizi güzelleştiren ve geliştiren.

Yaptığım sporda, uğraştığım işte, ilişkilerimde fark etmeden mükemmellik arayışındayım. Eğer elimi attığım şeylerde şahaneler yaratmayacaksam, hiç kalkışmayayım daha iyi. Varacağım noktadansa süreçten keyif almalar, elinden gelenin en iyisini yapmalarla yetinecek kadın değilim ben.

Bugüne kadar mükemmeliyetçilik üzerine derinine düşünmemişim belli ki. Kendisini, bazen yorucu olabilse de iyi bir özellik sandım hep. Bana başarıyı getiren unsurların başını çeker bildim. Korkularımın baş tacı yetersizlikle, mükemmeliyetçiliğin dansı anca düştü bilişime. Yetersizlik, kontrol ve daha nicelerinin olduğu paket programa mükemmeliyetçiliği de ekleyiverdim. Maaile yuvarlanıp gidiyoruz.

Hayatımda burnumu soktuğum hangi alan varsa hepsinde benzer bir iç güdüyle ilerledim. Misal işte birlikte çalıştığım kişiler ne kadar iyi iş çıkarırlarsa çıkarsınlar hep üzerine ekleyeceklerim olur. Her şeyin kontrolünü o kadar didik didik yapardım ki hataya alan tanımazdım. Hep en ince detayına kadar düşünülmüş, mükemmel işler çıkarırdık. Farkındalık pratikleri, beslenme, tüketim şekilleri derken her rutin bir görev bilinciyle üstlenilir. Müthiş bir disiplinle, en mükemmel şekliyle uygulanır. Yoga pozlarında bile en büyük rakibim hizamı ölçecek bir cetvel keza. Peki ya mükemmeliyetçiliğimle bugüne kadar mezarını kazdığım aşklara ne demeli? Vah o istemeden yetersizlik hissine sürüklediğim çiçeği burnunda delikanlılara. Kim bilir bana harcanan pek çok emeğe ne denli karşılıksız kalmışımdır. Nice emekler zayi olup gitmiştir.

Normalde mükemmeliyetçilik, özellikle iş hayatında yüksek başarı getirirmiş gibi görünebilir. Fark ediyorum ki mükemmeliyetçilikteki olay aslında kendimi dış dünyadan gizleme çabasından ibaret. Kendimle bir türlü barışamadığım için dış dünyadan sakınıyorum resmen kendimi. Mükemmellik maskesi altında, kendime bile çaktırmıyorum esas meseleyi. Yeni yeni fark ediyorum ki altında yatan asıl sebep yetersizlik hissi. Eleştirilme kaygısı, eksik ve yetersiz kalma korkusuyla kendimi tam da istediğim gibi ortaya koyamadım bunca zamandır. Aman başarısız olmayayım diye bir şeylere başlamaktan çekindim durdum. Boşuna dememiş Zig Zaglar “Başlamak için mükemmel olmak zorunda değilsin ama mükemmel olmak için başlamak zorundasın” diye.

Bu sene itibariyle bu halimi fark ettiğim için dizlerim titreye tireye üzerine gitmeye çalışıyorum. Ve konfor alanımdan çıkmak üzere küçük girişimlerde bulunuyorum. Beni zorlayan spor dallarına yelken açıyorum. Yapamasam da denemekten vazgeçmiyorum. Canım istemedi mi meditasyona oturmak, yoga yapmak için zorlamıyorum kendimi. Tecrübem olmayan yeni işlere atılıyorum. Bunlardan biri de podcast işine girişmek. Şimdilerde kırılganlıklarımı, korkularımı kısaca insanlığımı açıkça paylaştığım bi podcast çekiyorum. Yanlış kelimelerimi kırpmadan, kaydın orasından burasından çekiştirmeden kendimi olduğum kadarıyla paylaşmaya çalışıyorum.

Çünkü farklı geçmişlere ve karakterlere sahip olsak da aslında hepimiz benzer yerlerde tıkanıyoruz. Herkesten sakladığımız kusurlarımızı benimsemediğimiz sürece mutluluğu, başarıyı, samimiyeti, yaratıcılığı ve aşkı fark etmeden gölgeliyoruz. Niyetim kendiminkilerden bahsederek, aslında sizlere kendinizi aynalamak. Ve yalnız değilsiniz diye haykırmak! Merak edenlerinizi ısrarla beklerim.

GQ Türkiye Podcast’lerinin altında “Bilinçli Geyik” ismiyle bulabilirsiniz. Hodri meydan.

İlginizi çekebilir: Kendimize alan tanımak üzerine: Durdurun dünyayı inecek var

Yasemin Yapanar: Yasemin, Savannah College Of Art And Design - Güzel Sanatlar ve Fotoğrafçılık mezunu. Dört yıl boyunca Bernaylafem İletişim ve Marka Danışmanlığı’nda marka temsilciliği yaptı. Ajans tecrübesi sonrası, etkinlik ve marka yönetimi alanına “freelance” devam etti. Dünya dalış rekortmeni Şahika Ercümen, Pizza Emirgan/Gizli Kalsın gibi markalarla çalıştıktan sonra kendini, annesi olduğu Kolektif House’ta buldu. Kolektif’in kuruluşundan itibaren marka/kültür ve pazarlama departmanlarını yönetti. Tasarım, üyelik ve IK departmanlarına dokundu. Farklı alanlarda marka/kültür, pazarlama ve IK danışmanlığı vermeye devam ediyor. Yasemin’in en büyük ihtiyacı kırılganlıklarımızın konuşulması, gölgelerimizin dile gelmesi. Tüm gayesi gayreti; kendini olabildiğince samimi bir şekilde ortaya koyarak, hayatta aynı yerlerde zorlandığımızın ilhamı olmak. Bu hayalinin ilk ürünü; ‘Bilinçli Geyik’ isimli podcast’inde vücut buldu. Karşınızda kusurları, kırılganlıkları, korkularıyla olduğu ve deneyimlediği kadarıyla soyunuyor. Ve bi' tık tiye alıyor hallerini/hallerimizi. Zaman zaman kendini atıyor ortaya. Bazı bazı da konuk ağırlıyor. Bir diğer yandan Instagram’da kısa farkındalık video’ları çekiyor, orada burada makaleler yazıyor. ‘Kırılganlık Paylaşımları’ buluşmaları organize ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale