X

Tek boynuzlu bir geyiğin düşündürdükleri: Kendini olduğu gibi kabul etmek

Ocak ortasında ailecek çok merak ettiğimiz Finlandiya’nın kuzeyinde yer alan Lapland’e gitme fırsatımız oldu. Karlarla kaplı bembeyaz örtüsü, çam ağaçlarıyla dolu ormanları, kendine has hayvanlarıyla Lapland tam doğa harikası! Koşmaya bayılan husky köpekleriyle ve güzeller güzeli ren geyikleriyle tanıştık, kaynaştık. Müthiş hayvanlar.

Ren geyikleri demişken de; aslında bugünkü yazıma tam da buradan yola çıkmak istiyorum.

Öncelikle ren geyikleri Lapland’in sembollerinden bir tanesi. Şehirde 80 bin insan ve 200 bin tane ren geyiği var. Aslında insanlardan daha çok onların şehri gibi yani. Ren geyiği sahibi olabilmek için ya özel bir bakım eğitimi alman gerekiyormuş ya da ren geyiği sahibi olan biriyle evlenmen! Bu noktaya neden evlilik karıştırmışlar, ne alaka, hiç anlayamadık o ayrı. Şaşırdığım bilgilerden biri ise şu oldu: Boynuzları her sene yenileniyormuş. Yani her sene belli dönemde boynuzlar düşüyor ve kafalarının içinden yeniden çıkmaya başlıyor. Boynuzlar ise en çok kendilerini korumaya yarıyor ve bence ayrı bir güzellik de katıyor kendilerine.

Bir sürü ren geyiğiyle tanışmışken bir tanesinin boynuzlarından biri kırılmış mıydı, ne olmuştu anlamadım ama hepsinde ikişer boynuz varken bir tanesi tek boynuzla geziyordu. Orada bulunan turistlerden bir tanesinin şunu dediğini duydum:

“Ne yazık şimdi komplekslidir bu hayvancağız diğerlerinin yanında.”

İlk önce anlayamadım. Hayvan ile kompleks kavramlarını asla bağdaştıramadım. Sonra anladım ki söyleyen kişi hayvana kendi dünyasını aktarmıştı. Diğerlerinden farklı olduğunda eksiktin ve bu, kişide eziklik ve kompleks yaratırdı. O an insanlara göre hayvanların ne kadar daha rahat bir dünyası olduğunu düşündüm. Sadece oldukları gibiydiler işte. Bir boynuz vardı ya da yoktu. Oturup bunu düşünmüyorlardı, kurmuyorlardı, egolarını pusulaları yapıp kendilerini diğer arkadaşlarıyla kıyaslamıyorlardı insanlar gibi. Sadece var oluyorlardı. Ve her birinin kendi var oldukları hali normal ve güzeldi. Hepsi kendi dünyasında eksiksiz ve mükemmeldi.

Aslında tıpkı insanlar gibi; kendilerini ancak egolarının boy aynasından görebilen değil de kendilerine ruhun aynasından bakan insanlar gibi. Kendilerini her şeyiyle, olduğu gibi kabul edip seven insanlar olmaya doğru en azından yola çıksak, bize öğretilmiş, verilmiş kalıplara sıkışmaya çalışmasak ne kadar da büyük özgürleşeceğiz aslında. Eminim işte o zaman çok daha rahat nefesler almaya başlayacağız.

Teşekkür ederim sevgili tek boynuzlu geyik ve turist bana hatırlattıklarınız için.

İnsanın kendisini olduğu gibi kabul etmesi ne kadar dünyaları genişletecek bir şeydi, kişi tüm dünyayı nasıl da kendi çerçevesinden algılıyordu ve ben kendi hayatım ve bakış açımda bu özgürlük yolunda ne kadar da sağlam mesafeler katetmişim! O geyiğe bakıp o şekilde düşünmediğim için, o noktadan bakmak aklıma bile gelmediği için şükürler olsun.

Her gün yepyeni özgürlüklere.

Sevgiyle…

İlginizi çekebilir: Olduğu gibi sevmek: Kendinizi evrene bırakabiliyor musunuz?

Gamze Baytan: Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar vermek adına verdiğim arada; kendimi bir anda bol kitap, bol sorgulama, bol seans ve bol yazının içerisinde buldum. Yol yolu açtı ve ben artık izlemek yerine hayata katılmayı seçtim. Eylül '15'te Ezgi Sorman'dan aldığım Meditasyon Eğitimi Eğitmenliği'nden mezun oldum. Şu an toplam 2 günden oluşan ve içerisinde “stres nedir, bedene etkileri nedir, sağlıklı seçimler yapmamız nasıl mümkündür, meditasyon nedir, ne işimize yarar, faydaları nedir, biz aslında kimiz” gibi soruların cevabını konuşup; her birimizin modu her an değişkenlik gösterdiği için tek bir tekniğe kendimizi sıkıştırmak yerine, esnek olabilmek adına 3 ayrı varyasyonun deneyimendiği eğitimler ve grup meditasyonları yapmaktayım. Yollar bitmez tabi hayat boyu; görebildiğimiz sürece. Ayık ve uyanık olarak yakalayabildiğimiz takdirde hayatı. Ve Cihangir Yoga'da Berivan Aslan Sungur'un Yin Yoga Eğitmenliği eğitimiyle kesişti yolum. Temmuz '17’de de meditasyon hocalığımın yanı sıra yin yoga hocalığına tam anlamıyla adım atmış oluyorum. Ben ruh-zihin-beden ile bütünüyle çalışmaktan çok keyif alıyorum. Yeni şeyler keşfediyorum. Hayatta hem daha güçlü hem daha esnek durabiliyorum artık. Her şey artık hem daha derin hem daha hafif. Ve bütün bu deneyimleri daha rahat anlamamı, içselleştirmemi, görmemi sağlayan en büyük araç da kelimelerim. Yazıyorum çünkü yazı benim bu hayatta ruhumla özgürce dansedebildiğim en özgür alan. Yazıyorum çünkü yaşadığımız, başımıza gelen herhangi bir şeyde yalnız olmadığımızı, çaresiz olmadığımızı bilelim, kuvvetimizi yine birbirimizden alalım, birbirimize yayalım ve şifa olalım diye.. Tüm insanlığa yayılmak niyetiyle. Mail adresim: gamzebaytan@gmail.com

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale