X

Tayland’da wellness merkezi The LifeCo Phuket deneyimi

Şubat ayı başında yaptığımız muhteşem bir Tayland seyahatinden sonra son durağımız Türkiye’den yakından tanıdığımız The LifeCo Phuket oldu.

The LifeCo en az 4-5 gün kalınıp ciddi bir detox sürecine girilmesi gereken bir tesis olsa da, buralara kadar gelmişken kaçırmamak adına tek gece konaklamak ve sundukları hizmetleri deneyimlemek istedik.

Havaalanına 15 dakika mesafede, plaja 1-2 dakikada ulaşılabilen, göl etrafına kurulu bir vahada bulduk kendimizi. Wellnessın temel prensiplerinden çevre faktörünü ne kadar dikkate aldıklarını ilk intibada görmek mümkün.

The LifeCo misafirlerinin çoğu buraya kendilerinde gördükleri bir sorunu çözmek, yani bir tür rehabilitasyon amacıyla geliyorlar. Kilo vermek, sağlıksız beslenme alışkanlıklarını değiştirmek, stresten uzaklaşmak, hayatını düzene sokmak gibi. Hedef, fiziksel ve zihinsel olarak birikmiş toksinlerin atılmasını sağlamak ve ihtiyacı olanların kilo vermesine destek olmak.

The LifeCo’da katılımcıların ihtiyaçlarına uygun program belirlendikten sonra yeme-içme ve aktivite programı belirleniyor. Yeme-içme derken daha çok içme diyebiliriz. Detox süresinde katılımcılar ağırlıklı olarak sıvı beslenerek sindirim sistemlerini reset ediyorlar. Bu sürecin temel amacı, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, hücrelerin yenilenmesi, vücudun alkalizasyonunun sağlanması ve sindirim sisteminin resetlenmesi.

Türkiye’de de Phuket’te de The LifeCo’nun müşterilerinin çoğunluğu Avrupalı. Bir haftalık detox programı izleyip kendini inzivaya çeken Türk sayısı oldukça az. Kolay bir süreç değil, itiraf etmek gerekir.

Detox sürecinde, tercih edenlere ¨angel of water¨ isimli, isminden çok uzak bir terapi sunuluyor😃 Bu uygulama kolonun 3’te 1’ini temizleyerek birikmiş toksinleri, dışkıları ve plakları vücuttan atıyor. Bu şekilde hem arınma süreci hızlandırılıyor hem de fazla kilolardan kurtulma imkanı doğuyor. “Angel of water” uygulamasının bir üst versiyonu olan ve kolon temizliği için daha gelişmiş bir tedavi sunan Kolon Hidroterapiyle ise kolonun tamamı temizleniyor.

Angel of Water 
Detox programları

The LifeCo’nun müdavimleri için cezbedici yanı, bünyesinde barındırdığı workshoplar ve wellness aktivitelerinin yanında, temel olarak katıldıkları detox programları. 3 ana program dahilinde misafirler kendilerine uygun olan programı seçip 4 günden 21 güne kadar detox sürecine giriyorlar. Ağırlıklı olarak master detox programı tercih edilse de green juice detox ve green salad detox gibi daha hafif programlar da mevcut.

Kısıtlı zamanımız olduğu için, ben şahsen tercihimi raw vegan mutfktan yana kullandım. Özellikle detox programı refakatçileri için oldukça lezzetli bir mutfak tasarlanmış.

Wellness aktiviteleri

Göl kenarında kurulmuş, harika bir well-being ambiansı yaratmış The LifeCo’da hafiflememek mümkün değil. Havasından, yemeğinden midir bilmem, sabahın ilk ışıklarıyla uyandık ve sahilde mindful yürüyüş turuna katıldık.

Tayland’ın en sevdiğim özelliklerinden biri gel-gitin derin yansımalarıydı. Akşam metrelerce uzaklaştığına şahit olduğumuz okyanus, sabahında yeniden plaj olmuş, güneşi kucaklıyordu.

Yürüyüşten sonra kahvaltı olarak juicelar tüketiliyor ve yoga dersi başlıyor. Sonrasında ise katılımcılar kendi ihtiyaçlarına göre ozon terapi, sonix, Thai masaj gibi terapilere katılabiliyor.

Mobil infrared sauna, bir mini sauna olmakla beraber belli bir ısı ile titreşim vererek derin dokuların stimülasyonunu sağlıyor, kan dolaşımını hızlandırıyor ve yağ yakımıyla sonuç veriyor. Özellikle kalça bölgesinde yağ yakımını kolaylaştırdığından Akdeniz kadınları için ideal bir uygulama. The LifeCo’ya gelen çoğu kişinin amacı kilo vermek olduğu için, tesis kilo verdirmeden göndermemek adına farklı farklı teknikler kullanıyor. Saunada dahi infrared ışık teknolojisi kullanılarak içten dışa terleme ile arınma sürecini hızlandırıyor.

Infrared Sauna

Sonix ise; uzandığınız yerde verdiği titreşimlerle kasları stimüle eden bir cihaz. Detox sürecinde halsiz hissedenler için vücutta hareket yaratmak adına ideal bir yöntem. 5 dakikadan sonra o titreşimlerle mışıl mışıl uyunabileceğini itiraf etmeliyim😃

Hemen hemen her gün masaj yaptırmış olsam da, The LifeCo’daki masaj aralarındaki en iyisiydi. Tayland’da bir aile geleneğiymişçesine yaygın olan Thai masajının, en medikal ve profesyonel halini deneyimledik.

Kanser sonrası rehabilitasyon

The LifeCo yalnızca günlük yaşantılarında bunalmış kaçamak bir küçük cennet arayanlara değil, aynı zamanda kanser tedavisi gibi ağır fiziksel şartlara maruz kalanlar için de kurgulanmış. Kanseri iyileştirdiklerini iddia etmiyorlar elbette, fakat kemoterapi sonrasında zayıflayan bünyeyi güçlendirmek ve genel olarak kişinin farkındalığını artırmak adına denemeye değer bir hizmet sunuyor. Ozon tedavisi de bu çalışmaların başında geliyor.

Doğrusu The LifeCo’da tek gün kalmak yetmedi. Bir kaç gün ayırıp tamamen hafifleyip dönmüş olmayı dilerdim. Bir dahakine daha fazla zaman ayıracağım kesin.

“Tam aradığım şey bu” diyenler için The LifeCo’da yakın zamanda 1 haftalık retreatleri başlıyor. Tarihler ise şöyle:

    • 1 – 8 Mart Yoga Retreat
    • 1 – 8 Nisan Vibrant Food
    • 5-12 Mayıs Mindful Living

Detaylı bilgi için iletişim:  phuket@thelifeco.com

Eda Günay: Eda Günay, Paris IV Celsa Sorbonne ve Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde lisans eğitimi aldı. Ecole Normale Superieur de Lyon'da psikoloji dergilerinin sosyal temsili üzerine iletişim ve medya araştırmaları yükseklisansını tamamladıktan sonra Türkiye'ye dönüp Uplifers projesini hayata geçirdi. Uzak Doğu dövüş sanatları, yoga, extreme sporlar, kediler, köpekler ve doğayla iç içe olmak favorileri arasında. Sağlığın ve hayatın kıymetini genç yaşta öğrenmiş olup doya doya yaşıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale