X

Tarçın deyip geçmeyin: Tarçının faydaları ve tarçın çayı demlemenin incelikleri

Tarçın çok eski yıllardan beri mutfağımızda sık kullandığımız baharatlardan biri. Birçok tatlıya aromasıyla lezzet katmasının yanı sıra, yemeklere hatta suya bile ilave ediliyor. Aslında, Cinnamomum olarak bilinen ağaçların iç kabuğundan elde ediliyor. Cinnamaldehyde adlı faydalı bir bileşen içeriyor ve birçok sağlık faydası da buradan geliyor.

Hangi tarçını alalım?

Satın alırken gördüğün her tarçın, tarçın değil. Burada karşımıza birkaç çeşit çıkabiliyor; Çin tarçını, Vietnam tarçını ve Seylan tarçını. Aslında tarçının çeşidini görüntüsünden ayırt edebilmek mümkün. Seylan tarçını kurutulmadan önce dıştaki mantar tabakası ve altındaki tabaka soyulduğu için sert kıvrılmış ince çubuklar halindeyken, Çin tarçını daha kalın kabuk şeklindedir.  Her ikisinde de aroma veren uçucu yağ bileşeni aynıdır.

Bu üç çeşitten en iyisi ve de en pahalısı Seylan tarçını. Diğer ikisi daha yüksek miktarlarda kan sulandırıcı etkisi bulunan kumarin isimli bileşeni içeriyor. Kumarin; antikoagülant yani kanın pıhtılaşmasını önleyen bir madde. Bu sebeple eğer kan sulandırıcı bir ilaç kullanıyorsanız, tarçını da kontrollü tüketmeniz önemli.

Tarçının kan şekeri üzerine etkisi var mı?

Tarçın denilince ilk akla gelenin kan şekeri üzerine olan etkisi olduğunu biliyorum.  Evet içerdiği cinnamaldehyde adlı bileşenle kan şekerini dengeleme ve insülin duyarlılığını artırmaya yardımcı oluyor. Bununla ilgili çok yeni bir çalışmayı da sana getirdim; Ulusal Beslenme Bilimi Dergisinde 2019 yılında yayınlanan bu  çalışmada farklı miktarda tarçın tüketiminin sağlıklı bireyler üzerindeki etkilerine bakılmış. Bireyler 3 gruba ayrılıp 40 gün boyunca izlenmiş. Çalışmanın sonucuna göre günde  3-6 g tarçın tüketiminin, bireylerin açlık ve tokluk kan şekeri gibi bazı  kan parametrelerini olumlu yönde etkilediği bulunmuş.

Bunların yanı sıra tarçının güçlü antioksidan aktiviteye sahip, inflamasyonu önlemeye ve kan yağlarını azaltmaya yardımcı olabileceğini gösteren çalışmalar da var. 

Ama yine de unutmamak gerekiyor ki; yüksek miktarlarda ve uzun süre kullanımı ile ilgili riskler olabileceğini gösteren çalışmalar var.

Tarçın çayı nasıl demlenir?

Eğer tarçını suyunun içine koyuyorsan veya çayını yapmayı seviyorsan işte sana güzel bir öneri. Prof. Dr. Erdem Yeşilada’nın  İyileştiren Bitkiler kitabını okurken ‘Tarçın çayı nasıl hazırlanmalı?’ bölümü ilgimi çekmişti. Erdem hoca diyor ki; tarçının içindeki uçucu aroma kaybını azaltmak için kaynatma süresi ve ısının düşük tutulması gerekiyor. Aslında su kaynadıktan sonra altını kısıp, 5 dakika kapalı demlik ile kaynamaya devam etmesi yeterli. Ayrıca tarçının kabuğunu, ıhlamur ve adaçayı gibi diğer çayların içine ilave ederek de demleyebilirsin.

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale