X

Tabata protokolü: Ekspres antrenman, en etkili sonuç

Çok sık sık koşu yarışına katılsam bile, antrenman olarak hep koşmamaya çalışıyorum ve farklı bir şekilde antrenman yapmayı tercih ediyorum. Bugün sizlere çok keyif aldığım bir yöntemi anlatacağım.

Neden farklı antrenman?

– Yarışa katılınca mental olarak taze ve heyecanlı hissetmek istiyorum.
– Uzun mesafe koşulursa sakatlık riski yükseliyor diye düşünüyorum. Özellikle diz ve aşil tendinit sakatlığı…
– Sürekli farklı antrenman yapınca hem hiç sıkılmıyorum, hem de yeni şeyler deneyince mutlu oluyorum.
– İş yoğunluğundan dolayı dışarıda koşmak için zaman bulamıyorum.

Bir sene önce Tabata protokolünü keşfettim ve bugün, sevgili okuyucularım, bunu sizinle paylaşmak istiyorum. Tatil zamanı geldi, spor yapmak için sizin de büyük bir ihtimalle daha az vaktiniz var. Tabata ile 15 dakikaya sahip olmanız yeterli!

Tabata protokolü nedir?

Tabata protokolü bir HIIT antrenmanıdır (HIIT: High intensity interval training/yüksek şiddetli aralıklı antrenman). 1996’de Japonya’da Dr. Izumi Tabata tarafından geliştirilmiştir.

Araştırmasında, sadece 4 dakika gibi bir sürede kardiyovasküler antrenman rutini formunu geliştirir ve inanılmaz sonuçlar alır. Bir antrenman toplam 14 dakika sürer: 5 dakika ısınma, 4 dakika şiddetli egzersiz ve 5 dakika soğuma.

4 dakika şiddetli egzersizler, seçilen programda 8 tekrarla 20 saniye boyunca maksimum efor çalışması yapılır. 20 saniye çalışma arasında 10 saniye dinlenilir. Tabata sistemini daha iyi anlayabilmeniz için birkaç antrenman örneğini sizlerle paylaşıyorum.

Tabata protokolüyle kardiyo antrenmanı programı

Statik bisiklet ile bir örnek (2:3 oranı/20 saniye high intensity, 30 saniye low intensity):

– Isınma: 5 dakika maksimum eforun %50’si kadar pedal çevirme
– 20 saniye sprint
– 30 saniye kolay çevirme
– 20 saniye sprint
– 30 saniye kolay çevirme
– 20 saniye sprint
– 30 saniye kolay çevirme
– Soğuma: 5 dakika maksimum eforun %50’si kadar pedal çevirme

Atletler veya iyi kondisyon sağlayan bir spor dalıyla uğraşanlar, orijinal Tabata protokolünü deneyebilirler. Ancak 8 tekrarı tamamlamak başta biraz zorlayıcı olabilir. Dilerseniz 8 tekrara geçmeden önce, 4-6 tekrarla başlayabilirsiniz.

Aşağıda yine bir antrenman örneğini 2:1 oranı (20 saniye high intensity/10 saniye low intensity) 6 tekrar ile bulabilirsiniz. Set aralarında 1 dakika dinleme mevcut.

– Isınma: 5 dakika maksimum eforun %50’si kadar pedal çevirme
– 6x (20 saniye sprint + 10 saniye dinleme)
– 1 dakika dinleme
– 6 x (20 saniye sprint + 10 saniye dinleme)
– 1 dakika dinleme
– 6 x (20 saniye sprint + 10 saniye dinleme)
– 1 dakika dinleme
– Soğuma: 5 dakika maksimum eforun %50’si kadar pedal çevirme

Yukarıdaki örnek; bisiklet yerine koşu, kürek, ip atlaması, gibi antrenman türleriyle çeşitlendirilebilir. Önemli olan çalışma-dinlenme oranıdır(2:1, 2:2 gibi). Dilediğiniz antrenman çeşidini seçtikten sonra, bu şekilde çalışıp dinlenme sürelerinize dikkat ederek programı uygulayabilirsiniz.

Orijinal dinlenme oranı 2:1’dir, ama bu iyi kondisyona sahip sporcular için yeniden boyutlandırılabilir. Eğer size zor gelirse, HIIT etkisini koruyarak oranı değişebilirsiniz. Yeni başlayanlar 1:3 oranı (10 saniye çalışma/30 saniye dinleme) ölçüsünü uygulayabilir, daha düzenli spor yapanlarsa 2:3 (20 saniye çalışma/30 saniye dinlenme) veya 2:2 (20 saniye çalışma/20 saniye dinlenme) oranı ile Tabata protokolünü kullanabilir.

Tabata protokolünün faydaları 

Tabata araştırmasında; 6 hafta boyunca haftada 5 kez Tabata rutini uygulayan atletlerin aerobik kapasitesi %14 ve anaerobik kapasitesi %28 arttı. Aerobik ve anaerobik kapasitelerini iyileştirmenin yanı sıra Tabata protokolü, iyi beslenme ile birlikte kullanıldığında kas kaybetmeden vücut kitlesi endeksini azaltmak için de çok etkili oluyor.

Normal antrenmanınıza neden ve nasıl Tabata protokolünü eklemelisiniz?

“Yaptığım kuvvet veya dayanıklılık antrenmanlarından sıkılıyorum, vücudumu ve/veya performansımı hiç geliştiremiyorum, antrenman yapmak için az vaktim var” diyorsanız, Tabata protokolünü deneme zamanınız gelmiş demektir.

Bugün Tabata protokolünün kardiyo örneğini sizlerle paylaştım. Tabata antrenmanı güç çalışması hakkındaki yazımı da sizin için hazırlıyor olacağım. Takipte kalın.

Coraline Chapatte: İsviçreliyim ama neredeyse 10 senedir Türkiye'de oturup çalışıyorum. Neuchatel'de 4 sene ekonomi okudum. İsviçre'de doğan her çocuk bütün sporları küçük yaşta öğrenir. Bu yüzden spor hayatım çok yönlüydü ve çok erken yaşta sporcu beslenmesi, dinlemesi ve yaşam felsefesi gibi konular, her çocuk gibi bana da öğretildi. Mezun olduktan sonra dalmaya başladım ve çok hoşuma gitti. İsviçre'de üst düzey bir yöneticiyken her şeyi bırakıp dalmaya gittiğim Kaş'tan çok etkilenip Kaş'a yerleştim ve deniz rehberliği ve sualtı fotoğrafçılığı yaptım. 2011'de İstanbul'a taşındım. 2013 ve 2015 arasında birçok uzun mesafe (50 km ve 80 km) koşu yarışlarına katıldım. Her koşudan yeni şeyler öğrendim. Uzun koşularda kaçış noktası ve erteleme şansı yoktur. Başlarsınız ve bitirirsiniz. Bu, benim için yaşam felsefesi oldu. Ekim 2015 de “Likya Yolu Ultra Maratonu”na katılıp 6 günde 250 km koştum. Bu yolda tek başınadır herkes. Bu yolculuk sadece fiziksel değildir. Vücut ile başlar ama zihinle biter. Mayıs 2016 ilk triatlon yarışına katıldım ve 3. oldum. Dört ay sonra Eylül ayında Kuşadaşı'nda Türkiye Triatlon Şampiyonası'nda 30+ yaş kategorisinde üçüncülüğü kazandım ve Ekim ayında Antalya'da Gloria Ironman 70.3 yarışında 5. oldum. O kadar kısa bir sürede böyle sonuçlara ulaşmak disiplin, azim, sağlıklı ve dengeli bir beslenme ve iyi bir planlama ister. O dönemde istediğim sağlıklı tatlıyı bulamadığım için kendi keklerimi yaratmaya ve pişirmeye başladım; glütensiz ve rafine şekersiz "Cora'nın Kekleri” macerası bu şekilde başladı. Beş dil (Fransızca, Türkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca) konuşuyorum. Çeşitli konularda motivasyon seminerleri veriyor, şirketler için ve bireysel spor koçluğu yapıyor, koscora.com blogunda (Avrupa'nın en iyi 3 koşu blogu arasına seçildi) ve Türkiye'de ve İsviçre'de spor ve sağlıklı yaşam konularında yazılar yazıyor, sosyal medya danışmanlığı yapıyor ve ayrıca çeşitli dillerde tercümanlık yapıyorum. Eylül 2016'den itibaren Marmara Üniversitesi'nde Spor Psikolojisi ve Spor Yöneticiliği yüksek lisans yapıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale