X

Sürekli açlık hissetmenizin 8 olası nedeni

Sürekli mideniz kazınıyor, açlık mı hissediyorsunuz? Doyduğunuzu düşünerek kalktığınız yemekten kısa bir süre sonra atıştıracak bir şeyler aramanızın, açgözlülük dışında bir sebebi olabilir. Columbia Üniversitesi’nde Beslenme ve Eğitim yüksek lisansını bitiren ünlü diyetisyen ve yazar Maggie Moon; “açlık kalori, su ve tuza fiziksel olarak ihtiyaç duymaktır ve yedikleriniz kadar hormonlar ve stres gibi duygusal faktörler de açlığa neden olur” diyor.

Fiziksel doymuşluk sağlamak ve zihninizin konuyla meşgul olmasını engellemek için, olası açlık sebeplerinizin neler olabileceğini araştırdık.

Susuz kalmak

Vücudun ihtiyaç duyduğu kadar su alamaması, zaman zaman susuzluk yerine açlık hissettirebiliyor. Beynin açlığı ve susuzluğu düzenleyen hipotalamus bölgesindeki sinirsel bir karışıklık sonucu ihtiyacınız olan su iken, eliniz atıştırmalıklara uzanıveriyor. Uzmanlar, sabah kalkınca ilk iş olarak ve sonra da gün boyunca su içmeyi salık veriyor. Açlık hissettiğinizde de önce su içip, 15-20 dakika boyunca açlığınızın dinip dinmediğini gözlemleyebilirsiniz.

Kalitesiz uyku 

Rahatsız bir uyku uyuduğunuz ya da uykunuzu alamadığınız zaman, açlık hormonu ghrelin ve tokluk hormonu leptin seviyelerinde dalgalanma başlar. Ayrıca yorgunluk hissiniz geçmediği için vücudunuz en yakın enerji kaynaklarına doğru seğirtir: Karbonhidratlara! Uyku miktarı ve kalitesine dikkat etmek, tokluk hissinin oluşması için önemli bir faktör.

Yatağa fazlaca tok girmek

Şaka gibi geliyor ama değil: Yatmadan önce çok fazla yediğinizde, sabah daha aç uyanıyorsunuz. Bunun nedeni kesin olarak belirlenememekle beraber, şeker-insülin ilişkisinden ötürü olduğu düşünülüyor. Vücuda şeker yüklemesiyle salınan yüksek miktarda insülin hormonu, tekrar aç hissetmenize neden olur.

Fazla şeker tüketmek

Şekerli, beyaz unlu yiyecekler kandaki şeker seviyesini aniden artırarak geçici bir tokluk hissi yaratabilir; ancak aradan kısa bir süre geçtikten sonra kendinizi daha da aç hissedersiniz. Ana öğünlerde yeterince protein aldığınıza, ara atıştırmalık olarak da badem, fıstık, elma gibi sağlıklı ve kan değerlerinizi sıçratmayacak besinler tercih ettiğinize emin olun.

Ara atıştırmalık olarak sağlıklı besinler tercih ettiğinize emin olun.
Stresli olmak

Stresli olduğunuzda sadece sıkıntıdan kendinizi yemeğe vermiyorsunuz. Stres hormonları adrenalin ve kortizol fazla salgılandığında vücut tehlike altında olduğunu sanar. Stres ayrıca serotonin seviyesini de düşürür ve aslında tok iken aç hissetmeye, özellikle de tatlılara koşmaya neden olur.

Fazla alkol tüketmek

Kısa süre önce yapılan bir araştırma, insanların alkol aldıktan sonra kalorisi yüksek yiyecekleri daha çok tercih ettiklerini ortaya koydu. Tahmin edersiniz ki bu yiyecekler de pek sağlıklı olanlardan seçilmiyor ve yukarıdaki şeker kısır döngüsüne girmeniz an meselesi oluyor. Buna ek olarak, alkol sizi susatıyor ve en başta anlattığımız susuzluk-açık yanılgısına düşmemizi kolaylaştırıyor. Uzmanlar içki içmeden önce yemek yemeyi ve içki arasında mutlaka su tüketmeyi öneriyor.

Yemeği yavaş yemek, beynin “tamam, yeter” sinyallerini vermesini sağlıyor.
Çok hızlı yemek

Aslında normal porsiyonlar tüketiyor ve gereken sıklıkta yemek yiyor olabilirsiniz; yine de yeme hızınız tokluk hissi oluşmasında belirleyici bir etkendir. 2013’te yayınlanan bir araştırmaya göre yemeği yavaş yemek, beynin “tamam, yeter” sinyallerini vermesini sağlıyor. Tabağınızdaki bitince 15-20 dakika bekleyip kendinizi dinlemek de tavsiye ediliyor.

Sosyal medyaya fazlaca maruz kalmak

Kısa olduğu kadar çekici yemek videoları, iştah kabartıcı kahvaltı sofraları derken, sosyal medyada geçirdiğimiz zamanın önemli bir kısmını yemek görerek geçiriyoruz. Aynı bir lokantanın menüsüne bakarken olduğu gibi, yemeğin görüntüsü hatta ismi bile ghrelin hormonu seviyesinin yükselmesine ve açlık hissetmemize yetiyor. Bu durum, 2012 yılında yapılan bir araştırmayla da kanıtlandı.

 

Kaynaklar:

Runtastic

health.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale