X

Tarımı daha sürdürülebilir hale getiren startuplar

En eski insan uygulamaları arasında yer alan tarım, yüzyıllar boyunca önemli ölçüde evrim geçirdi ve geçirmeye de devam ediyor. Geleneksel tarım yöntemleri, toplulukların artan taleplerini karşılamak için modern uygulamalar ve ileri teknolojilerle şekilleniyor. Günümüzde gezegenimizde 8 milyardan fazla insan yaşıyor ve her tüketicinin ihtiyaçlarına cevap vermek adına sürdürülebilir tarım her zamankinden daha kritik bir rol oynuyor. Çeşitli tarım teknolojisi girişimleri de bu gerçekliğe yönelik çözümler geliştirerek ürün verimini artırmayı, kaynak kullanımını azaltmayı ve çevresel etkiyi en aza indirmeyi hedefliyor. Bu yazımızda, tarımı daha sürdürülebilir hale getiren beş startupı derinlemesine analiz ediyoruz.

Source.ag

Kaynak: source.ag

2020’de kurulmuş olan Source.ag, yetiştiricilerin kaynakları verimli bir şekilde kullanarak dünya genelinde herkese yeteri kadar meyve ve sebze sunmasını amaçlıyor.

Source.ag, başarılı yetiştirme işletmelerinin kurulmasını, yönetilmesini ve genişletilmesini destekleyen bir yapay zeka yazılımı geliştiriyor. Bu yazılım, tescilli algoritmalar, iklim, biyoloji ve kaynaklarla ilgili milyonlarca veriyi değerlendirerek optimum yetiştirme stratejilerini tanımlıyor. Bitki davranışlarını simüle eden bu teknoloji, merkezi ve gerçek zamanlı veri erişimiyle tarım işletmelerinde kanıta dayalı ve risksiz kararların alınmasını sağlıyor. Startupın çözümü, taze gıdaya erişimi hızlandırıyor.

Seri A finansmandaki Source.ag, son yatırım turunda 27 milyon dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 38.3 milyon dolara ulaştırdı. Startup, veri merkezileştirme, verim tahmini, yetiştirme stratejisi simülasyonu ve otomatik sulama teknolojisiyle sera tarımını iyileştiriyor.

Agricarbon

2019’da serüveni başlayan Agricarbon, rejeneratif tarıma küresel geçişi ve daha sağlıklı bir gezegeni destekliyor.

Agricarbon, çiftliklerin toprak karbonu yakalama ve depolama süreçlerini ölçüyor ve doğruluyor. Startup, benzersiz araçlarıyla 14 ülkede örnek topluyor ve endüstriyel ölçekte otomatik numune hazırlama ve analizle toprak karbonunu ve hacimsel yoğunluğu yüksek tutarlılık ve düşük maliyetle ölçüyor. Girişimin teknolojisi, çiftçilere toprak sağlığını iyileştirmeleri için yardım ederken iklim değişikliğinin etkilerinin azaltılmasını da sağlıyor. Buna ek olarak, bu teknoloji karbon sekestrasyonunun miktarını belirlemek için gelişmiş toprak analizi tekniklerinden yararlanarak karbon kredisi piyasaları için hayati veriler sunuyor.

Son yatırım turunda 7.73 milyon dolarlık bir yatırım alan Agricarbon, 25.9 milyon dolarlık toplam fon miktarıyla öne çıkıyor. Startup, Birleşik Krallık, Avrupa ve Kuzey Amerika’da faaliyet gösteriyor ve her hafta binlerce örneği analiz ediyor.

UNDO Carbon

Kaynak: un-do.com

2022 kuruluşlu UNDO Carbon, 1 milyar tondan fazla karbondioksiti kalıcı olarak ortadan kaldırmayı ve karbon giderimini herkes için erişilebilir kılmayı amaçlıyor.

UNDO Carbon, kaya ayrışması konusunda uzmanlaşmış bir girişim olup karbondioksit giderim projesi geliştiriyor. Startup, kırılmış kayayı tarım arazilerine yayan teknolojisiyle atmosferdeki karbondioksit miktarını azaltıyor. Bu teknoloji, aynı zamanda toprak sağlığını iyileştiriyor ve okyanusların asitsizleşmesini destekliyor. Vollastonit gibi silikat kayaçlarını kullanan girişim, hem çiftçilere hem toprak sahiplerine hem de işletmelere hizmet veriyor.

UNDO Carbon, son yatırım turunda 5 milyon dolarlık bir yatırım alarak toplam fon miktarını 22.9 milyon dolara ulaştırdı. Girişim, 2023’te Earthshot Ödülü’ne aday gösterilmesiyle ve Microsoft’un ilk kaya ayrışması tedarikçisi olmasıyla tanınıyor.

Agrobiomics

2022’de kurulmuş olan Agrobiomics, kuraklık ve tuzluluk gibi stres faktörleriyle başa çıkmaya yardımcı olan biyolojik çözümler sunuyor.

Agrobiomics, tarımı iklim değişikliğine karşı dirençli hale getirmek için doğanın kendisinden türetilmiş bir teknoloji geliştiriyor. Milyonlarca yıllık evrimden yararlanan bu teknoloji, bitkilerin dayanıklılığını artırarak sürdürülebilir ve verimli tarım için olanak tanıyor. Hektar başına çok düşük dozda uygulamanın yeterli olduğu teknoloji, çiftçilerin karlı bir şekilde daha fazla ürün yetiştirmesine yardımcı oluyor.

Son yatırım turunda 2.88 milyon dolarlık bir yatırım almış olan Agrobiomics, toplam 5.85 milyon dolarlık bir fona sahip. Startup, doğadan elde edilen biyomolekülleri kullanarak farklı coğrafyalarda dayanıklılığı artırıyor ve tarım maliyetlerini düşürüyor.

Biocentis

Kaynak: biocentis.com

2022 kuruluşlu Biocentis, günümüzün en yaygın problemlerinden biri olan pestisit kullanımına yönelik bir çözüm geliştiriyor. Bu startup, sürdürülebilirliği önceliklendirerek tarımda böcek kontrolüne yoğunlaşıyor.

Biocentis, Imperial College London’ın bir yan kuruluşu olup genetik kontrol çözümleri sunuyor. Startupın teknolojik platformu, genom mühendisliği ve yapay zekanın bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Bu teknoloji, zararlı böceklerle çevre dostu bir şekilde mücadele ederek kimyasal ilaçlara olan bağımlılığı azaltıyor. Teknoloji, böcek popülasyonlarının genişlemesini engelleyerek mahsulleri ve biyolojik çeşitliliği koruyor.

Biocentis, İngiltere, İtalya ve ABD’de böcek kontrolünün geleceğini yeniden şekillendiriyor.

Kaynak: FoodUnfolded, EU-Startups, PitchBook, Crunchbase

İlginizi çekebilir: Sürdürülebilirliği pekiştiren iklim teknolojisi girişimleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale