X

Süper Ay: Hayatınızdaki en önemli gök olayına tanıklık etme zamanı

Milyonlarca insanın tanıklık edeceği, en önemli gök olaylarından biri olarak kabul edilen 21. yüzyılın en büyük ve en parlak ‘Süper Ay’ına artık yalnızca saatler kaldı.

Peki Süper Ay nedir?
Eliptik yörüngesi nedeniyle Dünya’ya mesafesi değişen Ay’ın, Dünya’ya hiç olmadığı kadar yakın olması Süper Ay’ı ortaya çıkarıyor.

İlk kez 1979 yılında Astrolog Richard Nolle tarafından dile getirilen Süper Ay; eliptik yörüngesi nedeniyle Dünya’ya mesafesi değişen Ay’ın, Dünya’ya hiç olmadığı kadar yakın olması ve kocaman parlak bir küre gibi görünmesi olayına deniyor. Süper Ay’ın Dünya’ya en son 1948 yılında bu kadar yaklaştığını düşünürsek, benzersiz bir doğa olayına tanıklık edeceğimiz şüphesiz.

Hayatınızda belki de ilk ve son kez tanıklık edeceğiniz bu olayda Ay, her zamankinden %14 daha büyük ve %30 daha parlak görünecek.

Greenwich Kraliyet Rasathanesi’nden Gökbilimci Dr. Marek Kakula bu eşsiz olayla ilgili şunları dile getiriyor: ‘Eğer Ay en yakın olduğu noktada dolunay gerçekleşirse, o zaman Ay normalden oldukça büyük ve parlak görünür. Buna da Süper Ay denir.’

Süper Ay ne zaman izlenebilecek?

Süper Ay kışın oluştuğunda boyutu da oldukça büyük oluyor; çünkü her yıl Aralık ayında Dünya, yer çekimi nedeniyle Güneş’e en yakın haline geliyor. NASA’ya göre 14 Kasım’ı 15 Kasım’a bağlayan gece Türkiye saatiyle 04.30 sularında (GMT 1.30) Güneş ve Ay tam hizalı olacak; ondan sadece iki saat önce 02.30’da (GMT 11.30) Ay, Dünya’ya en yakın noktada olacak. Süper Ay’a en iyi tanıklık edebilmek için havada bulutların olmaması ve şehir ışıklarından uzakta bir noktadan izlenmesi gerekiyor. Ayrıca uzmanlar 25 Kasım 2034’e kadar Ay’ın Dünya’ya bu yakınlığa gelmeyeceğini bildiriyorlar. Normalde 384. 400 kilometre olan Ay ile Dünya arasındaki mesafe bu gece 350.000 kilometreye düşecek.

Süper Ay’ların gelecekte, Ay’ın kendisini Dünya’nın yörüngesinden ileri doğru itmesi sebebiyle daha küçüleceği dile getiriliyor. Ay’ın, her yıl Dünya’dan 3.8 cm uzaklaşması da bu görüşü destekler nitelikte.

Hayatınızda yaşayacağınız en etkileyici ana tanıklık etmek için fotoğraf makinelerinizi hazır etmeyi unutmayın. Bu eşsiz anlara tanıklık etmek için videoları izleyebilirsiniz:

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale