X

Suların durulmasını beklemek: Bazen iletişime değil, iletişim kurmamaya ihtiyaç duyarız

İletişim, hayatımızı kolaylaştırmak için sahip olduğumuz en büyük avantajlardan biri. Özellikle zihnimizi rahatlatmak, kalbimize bir nefes aldırmak için taşıdıklarımızın bir kısmını dış dünyaya akıtmak hepimize çoğu zaman iyi gelmiyor mu? Bir sorunu veya bir mutluluğu paylaştıkça altında hissettiğimiz baskı hafifliyor, bize hem duyguyu yaşamak, hem de harekete geçmek için alan açılıyor gibi geliyor bana. Bununla birlikte bugün bu konuya başka bir yerden yaklaşmak istiyorum; yaşadığın her ne ise hemen dışarıyla iletişmek yerine öncelikle kendinle bağlantı kurmaya ne dersin?

Sence iletişim ne demek? Bana göre bende doğan, büyüyen, canlanan duygu ve düşünceleri çevremdekilerle paylaştığım bir yol. Bazen kelimelerle, bazen beden diliyle, bazen sadece sessizlikle ve daha bir sürü başka yolla iletişim kurmamız mümkün. Etrafıma baktığımda iletişim kurabildiğimiz kadar kuramadığımız anları da gözlemliyorum. İşte tam bu esnada durup “Ben bunu neden paylaşıyorum, gerçekten tam olarak neyi istiyorum?” diye sormanın çok kıymetli olduğuna inanıyorum.

Hayatta her şeyin dengesini gözetmenin bize çok katkısı oluyor. İletişim kurmak kadar kurmamak da bir denge diye düşünüyorum. Yani bazen içimizde olan bitenin, canlanan ve sönenin ne olduğunu anlamlandırmak için bizim de zamana ihtiyacımız oluyor. Genelde içimizdekileri aceleyle paylaşma güdüsüne kapıldığımızda henüz biz büyük resmi göremezken iletişimde olduğumuz kişiyi de kendi çözümleme sürecimize sürükleyebiliyoruz. İletişemediğimiz zamanlara baktığımda ortak özelliklerinden birinin bu olduğunu fark ettiğim için bugün sana iletişmeme opsiyonunu hatırlatmak istiyorum.

Mesela bir bardak su hayal et, içine bir çimdik kum atmış olalım. O kum dibe düşene kadar su hali hazırda olduğu berraklıkta olmaz, biraz zaman vermek, izlemek, sakinleşmeye alan yaratmak gerekir. İşte bizim içimizde canlanan kimi fikirler veya duygular için de aynı benzetmeyi kullanabiliriz.

Henüz bulanık bir suyken başkasıyla iletişim kurmak bizi nasıl etkiler dersin? Aklımızdan, kalbimizden veya ruhumuzdan akan her ne ise ilk ve öncelikli sorumlu biziz. Olup biteni anlamlandırmak ve kabul etmek de kendini tanıma ve sevme sürecinde yürüdüğümüz bir patika. Eğer yaşadıklarımızı önce biz demlendirip biraz uzaktan bakmayı başarabilirsek iç rahatlığına ulaşma, doğru iletişim kurma ve önümüzdeki alternatifleri görme şansımızın çok daha yüksek olduğuna inanıyorum. O yüzden bugün her ne dönüyorsa içinde, dışarıya akıtmadan önce kendine biraz zaman ve alan yaratmaya, sakince durup izlemeye ne dersin?

İlginizi çekebilir: Mutluluğunuza katkıda bulunmak elinizde: İlham verici 5 öneri

Seza Aslanbaş: ODTÜ Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi Bölümü’nden mezun olduktan sonra 7 yıl kurumsal şirketlerde satış planlama ve pazarlama departmanlarında çalıştım. 2013 yılında dışarıdan her şey güzel görünürken sıkışmış hissettiğim ve hayatıma anlam aradığım zamanlarda meditasyonla tanıştım. Bireysel dönüşümüme katkısını gördükten sonra bu bilgileri daha çok öğrenmek, aktarmak ve paylaşmak için Türkiye ve Hindistan’da farklı hocalarla çalıştım ve hala çalışmaya devam ediyorum. 2016'dan beri zihnen bildiklerimizi kalpten hatırlamak niyetiyle meditasyon temelli bireysel seanslar, atölyeler ve grup çalışmaları yapıyorum. Aldığım farklı eğitimlerle kendi yolculuğumda bana iyi gelenleri birleştirerek bazen paylaşımlarla bazen hareketle bazen de sessizlikle farkındalığımızı destekleyecek alanlar sunuyorum. Online ve yüzyüze yaptığım çalışmalar hakkında bilgi almak ya da sadece tanışalım istersen bana seza.aslanbas instagram hesabımdan veya sezaaslanbas@gmail.com'dan bir merhaba diyebilirsin. Çokça sevgiler.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale