X

Stresle mücadelede etkili bir yöntem: Otohipnoz

Ülke olarak, dünya olarak, insan canlısı olarak şiddet dolu günlerden geçiyoruz ve bu şiddetin faturası da en ağır şekilde aklımıza, kalbimize kesiliyor. Bu gibi aşırı stres yüklü dönemlerde birey önce kendi stresini, sonra çevresindeki stres kitlesini olumlu yönde etkileyebilirse kurtuluş mümkün görünüyor. Yani anlayacağınız hemen her konuda olduğu gibi stresle başa çıkma konusunda da iş önce kendi evimizin önünü temizlemekle başlıyor. İşte bu noktada otohipnoz kelimesi ile karşı karşıya kalıyoruz. Bu kavrama yabancı olanlar için otohipnozun ne olduğuna kısaca değinecek olursam; bireyin bir başkasına ihtiyaç duymadan kendisine hipnoz uygulaması diyebiliriz. Otohipnozda belli tekniklerle kendisi için en uygun ortamı ayarlayan birey rahat edebileceği bir pozisyon alarak belli konularda kendine telkin verir ve kendisine doğru inmeye başlar.

Zihin ve beden köprüsünü kurun

Yukarıda yazdıklarım size zor gibi gelebilir ama zihin ve beden köprüsünü kurduğunuz ve kendinize dürüst olduğunuz sürece tüm adımların ne kadar kolaylaştığını göreceksiniz. Şimdi dilerseniz zihin ve beden köprüsünün kurulumu ile ilgili biraz detay aktarayım.

Tüm duyguların mekanı bedendir. İçeride yaşanan her şey eninde sonunda dışa vurur. Bu nedenle bedeninizi dinleyin, ağrıyan bölgelerin farkında olun ve bedeninizi dinlendirerek zihninizi telkinlere açın. Kendinize söylediğiniz şeyler gerçeğiniz ve geleceğiniz olur, yaptıklarınız da gerçeğiniz ve şimdinizdir. Ne yaparsanız yapın hayatın bir ritmi, bir kurgusu, bir dengesi olduğunu ve milyonlarca görünmez iple birbirimize bağlı olduğumuzu unutmayın. Hayatımız, tanımadığımız insanların kararlarına göre şekillenir. Bu nedenle otohipnoz ile yaptığınız olumlamalar önce kendi hayatınızı, sonra da başkalarının hayatını dolaylı yoldan iyiye doğru etkileyecektir.

Otohipnoz nasıl yapılır?

Otohipnoz uygulaması, zihin ve beden köprüsü kurmanıza yardımcı olur.

Bu kabullenmeler farkındalığınızı olumlu etkileyecek ve otohipnozda işinize yarayacak. Kendinize kurduğunuz içten ve sesli cümleleri gözden geçirerek başlayın otohipnoza ve içinizden geçenlerle ağzınızdan çıkanların dengede olmasını sağlayın. Hayatın sonuçlar için değil, süreç için var olduğunu unutmayın. Hazırsanız otohipnoza başlıyoruz:

  • Kendinize sessiz bir ortam yaratın.
  • Yavaş ve ritmik bir şekilde solup alıp vermeye özen gösterin.
  • Gözlerinizi kapatın. Başlangıçta düşüncelerin akınına uğradığınızı ve bu düşüncelerin size huzur vermediğini hissedebilirsiniz. Onlardan kurtulmak için mücadele etmeyin, dışarıdan izleyin. Gitmesi gerekenlerin akıp gittiğini ve bazılarında daha fazla ve farklı yoğunlaşma yaşadığınızı göreceksiniz.
  • Ayak parmak ucundan başlayarak gerginliğin nerede olduğunu hissedin ve bu gerginliğin çözüldüğünü ve bedeninizden yukarıya doğru, her bir parçanızı özgür bırakarak bedeninizden ayrıldığını hayal edin. Hayal ederken imgelerden faydalanabilirsiniz İmgeleme sayesinde ayak parmaklarınızın, baldırlarınızın, dizlerinizin, kalçanızın, karın bölgenizin, kollarınızın, omuzlarınızın, yüzünüzün gevşemesine neden olan şeyleri/yerleri/kişileri/zamanları fark edin.
  • Daha net şekilde yoğunlaşma yaşadığınız durumları/duyguları/kişileri düşünün. Neleri yapmak istemediğinizi, kimlerin hayatınızda olmasını istemediğinizi, hayatınızda nelerin değişmesini arzu ettiğinizi kendinize alçak bir ses tonu ile söyleyin ve tekrar edin, ta ki içinizle dışınız bir olana kadar.
  • Vücudunuzun tamamiyle rahatladığını hissettiğinizde kendinize teşekkür ederek ayağa kalkın.

Yazının başında da dediğim gibi problem çözmekten ziyade stresle mücadelede zorlandığınız noktalarda otohipnoz size yardımcı olacaktır. Otohipnoz aynı zamanda uyku düzeninde bozulma, öfke kontrolünü başaramama, verimli çalışamama gibi konularda da size yardımcı olabilecek bir yöntemdir.

Olumsuz stresle mücadele ederken otohipnozdan faydalandığınız kadar yiyecek ve müzikten faydalanmayı da ihmal etmeyin.

Mesela portakal, kuşkonmaz, avokado, yabanmersini, badem ve su için hayatınızda yer açın. Müziğin sadece ruhun değil, zihnin de gıdası olduğunu ve imgeleyerek hayal kurma konusunda sadık bir dostunuz olacağını aklınızdan çıkarmayın. Richard Tablot, Jamie Crossley ve Duncan Meadows üçlüsünden oluşan ve 2011 yılında kaydedilen dünyanın en rahatlatıcı müziği olarak seçilen Wieghtless (British Academy of Sound Therapy iş birliği ile) ile sizleri baş başa bırakarak yazıma son veriyorum.

Belki bu şarkıyı dinlerken neler imgelediğinizi benimle paylaşırsınız. Güzel şeyler duymaya hepimizin ihtiyacı var 😉

Serpil Şahin: Serpil Şahin, üniversite yıllarından beri medya işi ile ilgileniyor. Radyo ve TV ile başlayan yolculuk, İstanbul’a döndüğünde gazete ve dergi ile devam eder. Bir süre sonra dijital medyayı öğrenmeye karar verir ve 2006’dan bu yana dijital medya üzerinde çalışır. Dijital medyanın hem mutfağında, hem restoran bölümünde bulunan Serpil, 2013 yılında kendi ajansı Happygen’i kurar. Happygen’in kurulduğu dönemlerde ilk kitabı Aşk Yemeği Acılı Sever çıkar, şimdilerde 2.kitap için çalışmaları devam ediyor. Tam bir müzik aşığı olan kadın, anime ve mangaya karşı koyamıyor. “Hayatlarımızda tiyatro, masal, sinema ve sevgi bolca olsun.” dileğini her gün evrene yolluyor. Umarız o uzaylı bu güzel dilekleri yutmaz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale