X

Stres sosyalleştirir! Nasıl mı?

Stresle ilgili bugüne kadar ne düşünüyordunuz bilmiyorum ama, bundan sonra stresle ilgili daha da olumlu düşünmeniz için bir adım ileriye gidelim. Bu noktada “Stresin zararlarını unutun, zararlı etkilerinden kurtulun” yazımı okumadıysanız lütfen önce onu okuyun. 

Stres sizi daha sosyal bir insan yapar. Evet stresin hiç bilinmeyen harika bir özelliği bu! Bunu kabul etmeniz için size stres hormonlarından en az bilinen ve bence çok az onore edilen oksitosin hormonundan bahsedeceğim.

Bu hormonla tanıştıktan sonra, stresin neden sosyalleştirdiğini daha iyi anlayacaksınız.

Oksitosinin birçok tatlı ismi daha var… Aşk hormonu, bunlardan bir tanesi. Sevdiğiniz bir insana sarıldığınızda salgıladığınız hormon bu. Dokunma ihtiyacı duyduğunuzda ya da başkalarına yardım ettikten sonra böyle hoş, güzel bir duygu gelir ya insana, o duyguyu yapan kendisi. Ama bunlar oksitosinin becerilerinin sadece bir kısmı.

Oksitosin empati kurabilmenizi sağlar.

Oksitosin sinir sistemimizin bir hormonudur ve salgılandığında beynimizin sosyalleşme içgüdüsünü tetikler. Yakın ilişkiler kurmamızı, arkadaşlıklar kurmamızı, komşularımızı önemsememizi, hatta empati kurabilmemizi sağlar. İlişkilerimizin evliliğe gitmesine kadar rol alır. Bizi yardımsever yapar, başkalarını desteklememizi sağlar. Hiç tanımadığımız insanlara bile düştüklerinde elimizi uzatmamızı sağlar. Şimdi tüm bunların stresle ne alakası var diyeceksiniz.

Stres ile oksitosin arasındaki bağ nedir?

Stresli anlarda yardım etmek ve yardım istemek için kodlanmışız. Mucizevi değil mi? Doğamızda olan, zor anlarımızda yardım istemek ve başkalarının zor anlarında onlara yardımcı olmak. Üzüntülü bir insana sarılmak, elini tutmak, onu dinleyebilmek üzere tasarlanmışız. Kendimiz de zor günler yaşarken en çok ne isteriz? Birileri etrafımızda olsun isteriz, destek isteriz, aranmak isteriz değil mi? Evet, en doğal ihtiyaçlarımız bunlar. Ailemiz ya da arkadaşlarımız sıkıntılı olduklarında onlara sırtımızı çevirmeyiz, içgüdüsel olarak yanlarında olmaya çalışırız.

Peki, şimdi bunu biliyor olmanız, sizi nasıl daha sağlıklı bir insan yapar ona bakalım mı?

Dış dünyamızda oksitosin; streslerimizle baş etmede ne kadar yardımcı ve etkiliyse, iç dünyamızda da bir o kadar onarıcı. Kortizol gibi bazı zararlı stres hormonların kanımızda uzun süreli olması kalbimiz ve damarlarımız için pek istenilen bir şey değil. Şimdi iki kez okuyun; oksitosin kalbimizi onarır, daralmış damarlarımızı tamir eder. Doğal bir anti inflamatuvar. Ama ben asıl kalbimiz için yaptıklarına hayranım. Oksitosin, kalbimizdeki hücreleri onarmayı başarabilen tek hormondur. Yani kalbimizi güçlendirme özelliğine sahiptir.

Ve en güzeli de vücudunuzda daha fazla oksitosin dolaşsın istiyorsanız tek yapmanız gereken sosyalleşmek ve başkalarına yardım etmek. Bu hormondan ne kadar fazla salgılarsanız stresle baş etmek bir o kadar kolaylaşır. Bu inanılmaz bir alışveriş değil mi? 

Vücudunuzda daha fazla oksitosin dolaşsın istiyorsanız tek yapmanız gereken sosyalleşmek ve başkalarına yardım etmek.

Özetleyecek olursak:

  • Stres anında kalbimizin ya da vücudumuzun başına ne gelirse gelsin, onarılabilir ve önlenebilir. Stres hakkında ne düşündüğünüz ve bunları hayatınıza nasıl transfer ettiğinize bağlı olarak stres zararlıdır ya da değildir.
  • Stres ile ilgili bakış açınız destekleyici ise, vücudunuzda cesaretin yaşattığı biyolojiyi yaşarsınız. Ve buna ek olarak başkaları stres yaşarken onlara yardımcı olursanız direnç kazanırsınız.
  • Bu yeni bakış açısı hayatımızda daha az stres yaşamamıza sebep olmaz, ama bu sonuçlar stres tepkisi veriyor olmamın ne kadar sağlıklı ve şahane olduğunu anlamamızı sağlar.
  • Stres aslında vücudumuzla buluşmamızı sağlıyor, kalbimizi dinlememizi sağlıyor. İç dünyamızın başka insanlarla buluşmak istediğini ve bundan keyif almak istediğini, keyif alamayanlara yardım etmek istediğini gösteriyor.

Bu hafta boyunca bol bol oksitosin sağlamanın yollarını keşfedin lütfen.

Nasıl yardım edersiniz, kimlere el uzatmak istersiniz, kimlerle buluşmak istersiniz? İyice bakın lütfen.

Partnerinizle/eşinizle, çocuğunuzla, arkadaşlarınızla, aile içinde, yöneticilerinizle, çalışma arkadaşlarınızla bu öğrendiklerinizi paylaşın lütfen ve oksitosin alışverişine davet edin olur mu?

Bol bol oksitosin salgılamanız dileğiyle…

Bu konuda desteğe ihtiyacınız varsa bana www.ilknurustunucar.com/tr/ adresinden ulaşabilirsiniz. Sağlıkla ve sevgiyle kalın.

 

İlginizi çekebilir: Stresin zararlarını unutun, zararlı etkilerinden kurtulun

Uzman Psikolog İlknur Üstünuçar: Uzman Klinik Psikolog İlknur Üstünuçar Freie Üniversitaet Berlin - Tıp Fakültesi’nde Psikoloji Uzmanlık eğitimini tamamladı. Yıllarca klinik deneyimleri yanı sıra bir çok ülkede çok sayıda eğitim ile hep kendini geliştirmeye devam etti. (Gestalt-terapi, Geliştiren Koçluk, Allen Carr terapisti, Nefes ve Gevşeme Teknikleri uzmanı) 2000 yılı itibariyle kendi Eğitim ve Danışmanlık şirketini kurdu ve binlerce insan ile çalışma imkanı buldu. Halen kendini ve çevresini iyi hissettiren ve geliştiren çalışmalar sürdürmekte. Bu kapsamda stresi yönetme, orta yaş krizlerini anlama ve fırsata çevirme, beynin yapısı ve duygu yönetimi, konularında 60 dakikalık pratiğe yönelik, keyifli ve interaktif seminerler verir. Evli ve iki oğlu var.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale