X

Stilinizi oluştururken ilham alabileceğiniz televizyon programları

Öyle programlar vardır ki izledikten sonra yerimizde duramayız “Hemen bir şeyler yapmam gerekiyor.” diye düşünürüz. Zorlukların üstesinden gelerek başarıya ulaşmış bir karakterin yaşam öyküsünden etkilenip hemen çalışmalarımıza dönmek isteriz ya da büyük bir değişim geçiren, hayatını değiştirmiş birini konu alan motivasyon deposu bir filmi seyrettikten sonra “Ben de değişmek için bir şeyler yapmalıyım.” diye içimizden geçiririz…

İçimizde bizi harekete geçirmek için bekleyen güdüleri keşfetmemizi sağlayan programlara denk gelince kendimizi daha iyi yansıtmanın yollarını aramaya başlarız. Bunun için de aklımıza ilk gelen çoğunlukla tarzımız olur. Belki saçlarımızı değiştirmek belki de kombinlerimizi yenilemek isteriz. Bu yazımızda stilimizi yeniden yorumlamamız için bizi teşvik edecek programları derledik. Tepeden tırnağa değişimin gücünü gösteren, kıyafet seçimlerimizden duruşumuza nasıl yenilenebileceğimizi etkili bir şekilde sunan ilham verici televizyon programlarından, moda rüzgarları estiren sevilen film ve dizilere birçok seçeneği yazımızda bulabilirsiniz.

Queer Eye

Netflix’in sevilen şovlarından biri olan Queer Eye, kıyafet seçimlerinizden konuşma tarzınıza kadar yenilikler sunan heyecan dolu bölümleriyle evlerinize konuk oluyor. Alanında uzman 5 profesyonel, “baştan yaratma”nın kitabını yazıyor. Mutfak dolaplarınızdan gardıroplarınıza, rujunuzun renginden jest ve mimiklerinize kadar değişim rüzgarları estirmenizi sağlayacak Queer Eye ile her bölümde yeni bir şeyler keşfedecek ve hayatınızdaki tüm yenilikleri başlatmak için sabırsızlanacaksınız.

Next in Fashion

Next in Fashion, birbirinden yetenekli tasarımcıların yarıştığı, ünlü moda tasarımcısı Alexa Chungh ve Queer Eye şovundan tanıdığımız Tan France‘ın sunduğu, her bölümde farklı konseptlerdeki yaratıcı tasarımları izleme şansı bulduğumuz bir moda programı. Modaya bakışınızı değiştirecek ve gardırobunuzdaki kıyafetlerinizi yeniden yorumlamanızı sağlayacak bu programı çok seveceksiniz.

Styling Hollywood

Hayatlarınıza biraz kırmızı halı şıklığı katmaya ne dersiniz? Jason Bolden ve Adair Curtis çifti ünlü müşterilerini kendilerinin en şık halleri ile tanıştırıyor. Ayrıca, ünlülerin evlerini de baştan yaratarak şıklıklarına yakışır dokunuşlar sunuyorlar. Stilin sadece kıyafet seçimlerinde değil yaşadığımız yerde de gizli olduğunu gözler önüne seriyorlar. Modadan çok daha fazlasını izleyeceğiniz Styling Hollywood ile “Kendime yeni bir ben lazım!” diyecek ve birçok tanıdık yüzü izleyeceksiniz. Amerikan filmlerinden tanıdığımız Sanaa Lathan’ın yenilenen evini ve özel olarak tasarlanan tuvaleti ile göz dolduran Ava DuVernay’ı izleme şansını yakalayabilirsiniz.

Emily in Paris

Moda tutkunu genç bir kadının her şeyi arkasında bırakarak Paris’e yerleşmesi ile başlayan serüvenini anlatan sevilen dizi Emily in Paris, Fransız ezgileri eşliğinde birbirinden şık kombinleri yakından görmemizi sağlıyor. Dizideki kadınların adeta bir şıklık yarışında olduğu söylemek sanıyoruz ki yanlış olmaz.

Tidying Up with Marie Kondo

Marie Kondo mu?” dediğinizi duyar gibiyiz. Siz stil ile ne alakası var diye düşünmeye başlamadan belirtelim, düzenli bir gardırop başarılı bir kombin oluşturmanın ilk kuralı olabilir. Rafların arasında kaybolmuş kıyafetleri gözden geçirsek kim bilir nasıl şık kombinler ortaya çıkarabiliriz. “Ne giysem?” ya da “Giyecek hiçbir şeyim yok, nasıl kombin yapacağım?” demeden önce gardırobunuzu gözden geçirip Marie Kondo tarzı ile yeniden düzenleyebilirsiniz. Böylece, şık kombinler yaratmak sizin için daha kolay olabilir.

Love, Lust or Run

Stilist, moda danışmanı ve aynı zamanda yazar olan Stacy London‘ın moda seçimleri konusunda kadınlara koçluk yaptığı Love, Lust or Run‘dan tercihlerimizin bizi gerçekten yansıtıp yansıtmadığını öğrenebiliyoruz. Gerçekten makyajımız bizi anlatıyor mu ya da seçtiğimiz kıyafetler kim olduğumuz hakkında ipucu veriyor mu, Stacy‘in yorumları ile farkına varıyoruz. Ünlü stilist, konuklarını dinledikten, tarzlarını, kişisel özelliklerini analiz ettikten sonra kıyafetlerini yorumluyor ve sivri dili ile dobra yorumlar yapmaktan kaçınmıyor. Sert tavrını eleştirenler olsa da doğru kıyafet seçimi konusunda fikir vermeyi başarıyor.

What Not to Wear

TLC’de yayınlanan, iki stil danışmanının sunduğu eğlenceli bir moda programı olan What Not to Wear, sizi gardırobunuzu yenilemeye davet ediyor. Her bölümde yeni baştan yarattıkları kişilerden ve saç, makyaj, kıyafet yenilikleri ile dolu şovdan ilham alarak kendi tarzınızda değişiklikler yapabilirsiniz. Arkadaşlarının ya da ailesinin yönlendirmesi ile seçilen konukların geçmişte giydikleri kıyafetler stil danışmanları tarafından eleştiriliyor ve tarzlarına, çalıştıkları yerlere, kişiliklerine uygun olacak şekilde 5 bin dolar değerinde kıyafetler ile yepyeni bir gardırop yaratılıyor. Eğer gardırobunuzu yenilemenin zamanı geldiğini düşünüyorsanız paranızı harcamaya başlamadan önce programı izleyip fikir edinebilirsiniz.

Glow UP

Stil oluşturmaktan bahsederken makyajın gücünü atlamak olmaz. Birbirinden yetenekli yarışmacılar güzellik sektörüne dahil olma şansını yakalamak için mücadele ediyorlar. Yarışmacılar, makyaj malzemeleri ile birçoğunu sanat eseri olarak değerlendirebileceğimiz birbirinden güzel sonuçlar ortaya çıkarıyorlar. Monotonluktan sıkıldıysanız ve katılacağınız bir sonraki partide sıra dışı olmak istiyorsanız hemen Glow Up’tan bir bölüm izleyebilirsiniz.

Gossip Girl

Serena ve Blair’in ışıltılı hayatlarının olmazsa olmazı birbirinden şık kıyafetleri ve aksesuarları, diziyi izlerken adeta moda esintileri hissetmemize neden oluyor. Birbirinden eğlenceli kombinler, şık topuklu ayakkabılar, Blair’in kraliyet izlerini taşıyan taçları ve tabii ki başarılı bir modacı olmak için uğraşan Jenny’nin hayran bırakan tasarımları…Gossip Girl, kesinlikle stilden bahsederken değinmeden edemeyeceğimiz dizilerden biri.

The Devil Wears Prada

Her moda tutkununun tekrar tekrar izlediği ve sıkılmak bir yana, her seferinde daha da keyif aldığı The Devil Wears Prada, Andrea‘nın muhteşem dönüşümünü ve Miranda‘nın moda dünyasında bıraktığı izleri eğlenceli bir şekilde sunmayı başarıyor. Tepeden tırnağa bir değişikliğe ihtiyaç duyduğunuzu düşünüyorsanız bu filmi izlemenin zamanı gelmiş diyebiliriz.

Sex and the City

Modadan ve kişisel tarz oluşturmaktan bahsederken Sex and the City‘i es geçmek olmaz. Ayakkabı tercihleri ile gönüllere taht kurmayı başaran Carrie‘den ve şık kombinleriyle beğenilerimizi toplamayı başaran Charlotte‘ın seçimlerinden ilham alabilir, Samantha‘nın cesur tercihlerini değerlendirebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Sonbahar kombinleri: Yazlık kıyafetleri sonbahara uyarlamanıza yardımcı olacak anahtar parçalar

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      



3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale