X

Sporda yeni bir boyut: AquaJog®

Özellikle Avrupa ve Amerika’da, profesyonel sporculardan birinci sınıf antrenörlere herkes tek bir noktada birleşiyor; su ihtiyacınızdan fazlasını sunar.

Dünyaca ünlü atletlerin, futbolcuların, basketbolcuların kısacası profesyonellerin neredeyse tamamı kara antrenmanlarına, su antrenmanlarını da ekliyor. Su, bize 3 boyutlu bir ortam sağlıyor; bu sayede farkında bile olmadan total body (tüm vücut) antrenmanı yapmış oluyoruz.

AquaJog®  nedir?

Suda yapılan AquaJog®, yürüme ve koşma bazlı bir spordur. Yüzmenin aksine dikey pozisyonda yapılır. Tüm vücudumuzla suyun direncine karşı sürekli hareket ederek tüm kasları aktif hale getirir.

Özellikle kas ve eklem gelişiminde etkili bir rol oynar. Suyun havadan 12 kat daha yoğun olması sebebiyle ciddi bir direnç sizi karşılar. Bu dirence karşı meydan okurken kara sporlarına göre daha kısa sürede yüksek kalori yakımı gerçekleşir. Denizden çıktıktan sonra çılgınca acıkmamızın sebebi tamamen suda harcadığımız efordur.

Özel ekipmanlar sayesinde vücudumuzu daha rahat kullanmamızı sağlar. Yer çekiminden arınmış bir ortamda eklem ve kaslara hiçbir baskı uygulanmadığı için sakatlanma riskini ortadan kaldırır. Sakatlanmış ve problemli bölgelerde (özellikle bel ve diz problemlerinde) iyileşme sağlar.

Tüm kaslarınızı aktif bir şekilde çalıştırırken, tüm eklemlerinizin ve kas gruplarınızın güçlenmesini sağlar.

AquaJog®’un faydaları
  • Saatte 800 kaloriye kadar kalori yakmanızı sağlar.
  • Tamamen total-body (tüm vücut) antrenmanıdır.
  • Kara antrenmanlarından sonra yaşadığınız kas ağrılarını çekmezsiniz. (Bunun nedeni de suyun yer çekiminden arınmış bir ortam sunması ve vücudunuza bir baskı uygulanmıyor olmasıdır)
  • Siz hareket ederken suyun da sürekli olarak vücudunuza yaptığı manipülasyon, masaj etkisi yaratır ve bu da selülitlerin daha kısa sürede yok olmasını sağlar.
  • Kilo vermenizi fakat kilo vermenin ötesinde vücudunuzda kısa sürede gözle görülür bir sıkılaşma ve toparlanma sağlar.
  • Eklem rahatsızlıklarının, fıtıkların ve sporcu sakatlıklarının iyileşme sürecini hızlandırır, problemlerin ortadan kaldırılmasında etkin rol oynar. (Doktorların sürekli yüzün demesinin arkasında tamamen SU antrenmanları yatar)
  • Obeziteyi engeller.
  • Karada yapamadığınız birçok hareketi yapmanızı sağlar.
  • Hamilelik döneminde, daha rahat bir doğum sürecine sizi hazırlar.
  • Doğum sonrası kiloların verilmesinde, vücudun toparlamasında hızlı ve etkili bir antrenmandır.
  • Ruhunuzu dinginleştirir.
  • Stresi azaltır.
Kimler Yapabilir?

AquaJog®’u 7’den 70’e herkes yapabilir. Yaş ve cinsiyet kısıtlaması bulunmamakla birlikte kişinin ihtiyacını belirlemek en önemli noktadır.

Çocuklarda, sağlık problemi yaşayan kişilerde ve hamilelerde egzersizler farklılık gösterir. Herkesin ihtiyacını karşılayacak antrenman programı kişiye göre düzenlenir ve uygulanır. Çocuk yaşta su antrenmanlarına ağırlık vermek, sağlam bir iskelet yapısının gelişmesinde büyük önem taşır. Yaşınız kaç olursa olsun, antrenmanlarınıza suyu, AquaJog®’u eklemeyi deneyin. Unutmayın, yaşlandığımızda bizi taşıyacak olan tek şey iskeletimiz, dizlerimizdir. Sağlam, sağlıklı ve güçlü bir vücut yapısı için -geleceğiniz için- kendinize yatırım yapın, vücudunuza iyi bakın.

Denemek ve AquaJog® ile suyun gücünü keşfetmek için bize buradan ulaşabilirsiniz.

Gizem Çalışkan: Spor hayatına 7 yaşında yüzmeyle başlayan Gizem Çalışkan, üniversite yılları boyunca yüzme kariyerini antrenör olarak devam ettirdi. Ege Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı bölümünden mezun olduktan sonra İstanbul’a yerleşti ve reklam yazarı olarak kariyerine başladı. İsviçre’de özel olarak AquaJog eğitimi aldıktan sonra AquaJog sporunu ileriye götürmek üzere çalışmalarına başladı. Reklam yazarlığını sürdürürken Türkiye’de ilk defa hayata geçecek olan bir sporun temellerini attı ve Aqua Jog Club’ı kurdu. Reklamcılık kariyeriyle hobisini bir süre birlikte götürdükten sonra ajans hayatını freelance’e çevirerek enerjisini tutkuyla bağlı olduğu Aqua Jog Club’a yöneltti. İlk deneyimini kazandığı 2009 yılından bugüne, gerek eklem rahatsızlığı gerekse kilo problemi yaşayan onlarca üyeyle edindiği deneyimleri aktarmaya, suyun gücünü ve etkilerini deneyimletmeye devam ediyor ve şöyle diyor: “Suyla arkadaş olun ve sizi değiştirmesine izin verin.”

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale