X

“Kilo vermenin en iyi yolu nedir ?” – Fit with Beril

Spor Yaparken En Çok Sorulan Sorular – 5

Sağlıklı bir yaşam sürebilmek için, düzenli olarak spor yapmanız şart. Spor yaparken gelişiminizi takip etmek, kendinize uygun bir antrenman programı oluşturmak ve teknik olmak da oldukça önemli. Bir personal trainerla çalışmanın önemi de bu noktada öne çıkıyor.

Uplifers ekibine yeni katılan Personal Trainer Beril Tarakçıoğlu, spor yaparken en çok sorulan soruları cevaplandırıyor. Bu köşemizde, siz de sorularınızı sorabilirsiniz.

Kilo vermenin en iyi yolu nedir ?

Kaç kilo olduğunuzla pek fazla ilgilenmemelisiniz. Çünkü, esas ilgilenmeniz gereken konu, bu kiloların ne kadarının yağ olduğudur. Spor yaparak kilo vermek istediğinizde, kilo kaybınız kas ve su kaybederek olmamalı ve aldığınız toplam kalori verdiğiniz kaloriden daha az olmalıdır. Bunun en verimli ve kalıcı yolu, günlük yaşamınızın bir parçası haline gelecek olan şu üç adımdan geçmektedir:

  • Bir kardiyovasküler çalışma programına başlayın:Bu yapmaktan hoşlandığınız bir aktivite olmalıdır. Yürüyüş, bisiklet, yüzme, paten, dans, ip atlama vb. gibi kalp atım hızını arttırabilecek ve belirli bir süre (en az 12 dakika) devam ettirebileceğiniz bir aktivite olmalı. Bu çalışmada süre ne kadar uzun olursa o kadar çok fayda sağlarsınız.
  • Belirli süreli bir diyet programı yerine hayat boyu sürdürülebilir bir beslenme planı oluşturun:
Daha çok; meyve, sebze, tavuk eti, kabuklu pirinç, patates, yağsız süt ürünleri tercih edin. 1 gram yağ 9 kaloridir, 1 gram karbonhidrat ya da protein 4 kaloridir. Alışverişiniz esansında bilinçli etiket analizi yapın. Örnek vermek gerekirse; bir besinin yağ oranı azaltılırken karbonhidrat oranı artırılmış olabilmektedir. Bu konuda seçimlerinizi, ürün etiketlerini karşılaştırarak yapın.
  • Kas kuvvet antrenmanı uygulayın: Kas gruplarınızın bilinçli oluşturulmuş bir programla çalıştırılarak hem form hem de kuvvet kazanmaları, size hızlanan bir metabolizma ve yağ yakımı süreci sağlayacaktır. Bu amaçla düzenlenen “vücut geliştirme” ve “fitness ” programları, sizi amacınıza ulaştıran en bilimsel ve sağlıklı yoldur.

Sadece belirli bölgelerimdeki yağlardan kurtulmak istiyorum, mümkün mü?

Bir insanın vücudundaki bölgesel yağlanma oranları büyük oranla cinsiyeti ve vücut tipi yani genetik kodlarıyla ilintilidir. Ülkemizde bir genelleme yapacak olursak erkekler karın bölgelerinden, kadınlarsa basen bölgelerinden yağlanmaya müsaittir. Maalesef, zayıflarken de en son bu bölgelerimizden yağ kaybederiz. Erkekler ve kadınlar arasındaki metabolizma hızı ve buna bağlı olan daha kolay kilo verebilme farkı; erkeklerin kas dokusunun kadınlardan fazla olmasından kaynaklanır. Yani bu da bize, kadınların hızlı bir metabolizmaya sahip olmak ve kolay kilo verebilmek için ağırlık antrenmanlarını haftalık aktivite rutinlerine dahil etmeleri gerektiğini gösterir.

Belirli bölgelerinizi hedefleyen çalışmalar, o bölgelerdeki kas dokusuna yönelik olacağı için yağ dokusuna etkileri olmaz. Yalnızca problemli bölgelerde sıkılaşma sağlanır. Hatta bir çoğumuzun, “Spor yapıyorum fakat sanki şişiyorum” ifadesi yağ oranını azaltmadan kas dokusunu kuvvetlendirme eğilimindendir. Yağ dokusu ancak ve ancak günlük alınan kaloriyle harcanan kalori arasında belirli bir fark yaratarak azalır. Bu farkı ortaya çıkarmak, düzenli kardiyovasküler egzersizler ve uygun bir beslenme programıyla mümkündür. Bunların yanı sıra problemli bölgeleriniz için uygulayacağınız kas çalışmalarınız sizi destekler. Böylece hem yağsız hem de sıkı bir görüntüye kavuşursunuz.

 

Beril Tarakçıoğlu: Personal Fitness Trainer Beril Tarakçıoğlu, lise Sainte-Pulcherie ardından Lise Saint-Benoit ve son olarak Yıldız Teknik Üniversitesi – Fransızca Tercümanlık Bölümü’nden mezun olarak akademik yaşantısını tamamladı. 2013 Yılı Şubat ayı itibarı ile, profesyonel hayatına, ACE ‘American Council on Exercise’ sertifika programını başarıyla tamamlayarak Fitness eğitmeni olarak devam ediyor. Eğitimini aldığı branşlar; Burhanfelek/Cimnastik; Enka/Yüzme; Levent Tenis Kulübü/Tenis.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale