X

Spor yapanlar ne kadar protein almalı?

Spor yapanların en popüler konularından biri de protein tüketimi…  Proteinler, genellikle kas kütlesini ve performansı artırmanın anahtarı olarak görülür. Bu konuda hem danışanlarımdan, hem sosyal medyadan hem de sosyal çevremden oldukça fazla soru alıyorum ve üzülerek söyleyebilirim ki birçok yanlış uygulamayla da karşılaşıyorum. Eğer sen de “Nedir bu protein meselesi?” diyorsan, buna bir açıklık getirelim…

Spor yapanların en popüler konularından biri de proteinler…
Sporcular ne kadar protein almalı?

Sağlıklı bireyler için günlük protein ihtiyacı 0.8g/kg ‘dır. Sporcularda artmış bir protein ihtiyacı vardır ve bu ihtiyaç egzersiz türüne, süresine, şiddetine, kişinin cinsiyetine, yaşına, enerji ve karbonhidrat alımına da bağlı olarak değişir. Academy of Nutrition and Dietetics, Dietitians of Canada, American College of Sports Medicine’nın ortak raporuna göre, sporcular için günlük protein alımı antrenmana bağlı olarak değişmekle beraber 1.2-2.0g/kg’dır.

Sakatlanma, kilo verme veya kilo alma durumlarında protein ihtiyacı artabilir. Ayrıca yetersiz karbonhidrat alımında proteinler de enerji kaynağı olarak kullanılacağı için yine artmış bir ihtiyaç durumu söz konusudur.

Tek seferde 30 gramdan fazla proteinin faydası yok

Egzersiz sonrası protein tozlarına veya yüksek protein içeren besinlere sarılanlardansan bu cümlelerim senin için! Tek bir öğünde 30 g’dan (veya 10 g esansiyel aminoasitlerden) fazla miktarda ekstra protein alımı, kas protein sentezinin uyarılmasını daha fazla artırmıyor. Bu sebeple aldığın proteinin miktarına dikkat etmen önemli…

Egzersiz sonrası önerilen protein alımı kilogram başına 0.25 – 0.3 gram veya 15 – 25 gramdır. Son öneriler de protein alımın gün boyunca öğünlerde dengeli olması yönünde. Bu durumda günlük protein gereksinimleri karşılanacak ve bir sonraki egzersize başlamadan önce dokuların sürekli yenilenmesine ve onarılmasına yardımcı olunacak.

Halk arasında süt proteini olarak bilinen kazein; yavaş salınımlı bir protein olması nedeniyle uykudan önce en iyi seçenektir.
Pre-Sleep: Uykudan önce protein alımını duydun mu?

Yapılan son çalışmalara göre uykudan 30 dakika önce ve son öğünden (akşam yemeğinden) iki saat sonra protein bakımından zengin besin tüketimi, kas protein sentezini ve egzersiz sonrası toparlanmayı artıyor.  Çeşitli araştırmalardan elde edilen sonuçlar, 30-40 g kazein proteininin uykudan 30 dakika önce alındığında kas protein sentezini artırdığını gösteriyor.

Halk arasında süt proteini olarak bilinen kazein; yavaş salınımlı bir protein olması nedeniyle uykudan önce en iyi seçenektir ve kas yapımını uzun vadede destekleyebilir. Yatmadan önce bir bardak süt içmeye ne dersin?

Egzersiz sonrasına dikkat!

Egzersiz sonrası ne yenmesi gerektiğiyle ilgili kafanın çok karıştığını biliyorum. Genellikle kas yapmak isteyenler de egzersiz sonrası proteinlere yükleniyor, zayıflamak için spor yapanlar hiçbir şey yemiyor. Aslında kötü haber her iki grup için de… Egzersiz sonrası yemek yememek protein sentezini sınırlayarak kas yapımını engellerken, fazla aldığın proteinlerin de vücudunda yağ olarak depolanacağını söylemek zorundayım.

Sağlıklı bireyler için günlük protein ihtiyacı 0.8g/kg ‘dır.
Ne yemelisin?

Egzersiz sonrası tüketeceğin doğru karbonhidratla, ilk 2 saat içinde kaslarındaki glikojen depoları çok büyük oranda yenilenir.  Yapılan çalışmalar protein açısından zengin besinlerin de, kaslara besin maddelerinin verilmesini en üst düzeye çıkarmak için egzersiz sonrası 15-30 dakika içinde tüketilmesi gerektiğini söylüyor. Yani egzersiz sonrası ideal bir öğün için protein ve karbonhidrat birlikteliği şarttır. 

 

İlginizi çekebilir: Kışın aldığınız kiloların sebebini bulmak için kendinize sormanız gereken 5 soru

Betül Karakuş: 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nden şeref öğrencisi olarak mezun oldu. Üniversite eğitimi süresince, Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi onkoloji, nutrisyon destek, poliklinik ve dahiliye bölümlerinde ve Özel Ankara Güven Hastanesi’nde yetişkin beslenmesi üzerine; Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi’nde çocuk beslenmesi üzerine; T.C. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Hacettepe Üniversitesi Hastaneleri mutfağında kurum beslenmesi üzerine stajlarını başarıyla tamamladı. Diyabet diyetisyenliği, kardiyoloji diyetisyenliği, sporcu diyetisyenliği kursları başta olmak üzere bir çok eğitim ve kurs programına katıldı. Nisan 2014 tarihinden itibaren Mezura Kliniği’nde diyetisyen olarak çalışmaya başlayan Betül Karakuş; Mezura’nın wellness çalışmalarının yönetimi ve koordinasyonundan sorumludur. Ayrıca Mezura Kliniği’nde hasta tedavi ve eğitimi konularında, bilimsel yayın takip ve uygulama geliştirme konularında Uzm. Dyt Dilara Koçak’a yardımcı oluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale