X

Söyledim gitti diye geçmeyin; sesiniz aslında ″sizsiniz″

Gün içerisinde çok farklı durumlar ile karşılaşırız, kimi zaman endişe duyarız, kimi zaman havalara uçarız veya kimi zaman ise şaşkınlıkla çığlıklar atarız. Peki hiç durup düşündünüz mü, bu noktada sesinize neler oluyor?

Zor bir durumdasınız diyelim, bir arkadaşınıza yalan söylemek durumunda kaldınız ve şimdi gerçeği açıklayacaksınız. Sesiniz nasıl da titriyor, kendiliğinden ses tonunuzu kısıklaştırdınız, yumuşattınız ve şimdi oldukça nazik bir ses tonunda gerçeği açıklıyorsunuz.

Farklı bir örnekte ise; iş yerindesiniz ve patronunuzla bir konuda münakaşa halindesiniz, birlikte karar vermeniz ve sizin yönlendirme yapmanız gereken bir durumdasınız. Sesiniz, durumdaki baskın karakter olma özelliğinizi gösterecek şekilde farklılaştı, şimdi daha yüksek bir tonda, daha tiz bir şekilde görüşünüzü paylaşıyorsunuz. Bu sahneye, vücudunuzun biraz daha dikleşmesini, gözlerinizi dimdik dikerek kırpmadan konuşmanızı ve görüşünüzü açıkça ortaya koymanızı ekleyebiliriz.

Sesimiz, konuşma esnasında ne hissettiğimizi her an ele veriyor.

Aslında sesimiz, ne hissettiğimizi her an ele verir. Araştırmalar özellikle ses tonunun öz güven ile ilişkili olduğunu, konuşma esnasındaki duraksamaların ise yine öz güven ve konuşma içeriğinin doğruluğu ile ilişkili olacağını işaret ediyor.

Ses tonunuzu kontrol etmeyi öğrenin

Dünyada en çok bilinen örnek ise yalan makinaları. Tabi ki ses tonundan karakter analizi yapmak veya sadece bir örneğe bakarak karar vermek bu kadar kolay değil, çok iyi bir gözlemci olmak gerekiyor, diğer yandan istemsiz veya farkında olmadan hepimiz farklı durumlarda sesimizi farklı şekilde kontrol etmeyi öğrenmiş oluyoruz.

Siz de günlük yaşantınızda fark yaratmak, ortaya koymak istediğiniz kişiliğinizi yansıtmak ve daha fazla etki bırakmak istiyorsanız ses tonunuz üzerinde çalışabilirsiniz. Diğer insanları ses tonu kullanımı için gözlemlemeniz ise günlük hayatınızda, ilişkilerinizde ve hatta iş yaşantınızda da farklı ipuçlarını anlayabilmeniz için önemli bir etken olacaktır.

İlgili yazı: Çekici bir ses tonuna sahip olanların karşı cins tarafından daha fazla tercih edilmesinin altında yatan bilimsel gerçekler

Siz siz olun, bugün kendiniz bir yönden daha keşfe çıkın;  ‘’sesiniz’’ aslında ‘’sizsiniz’’.

Pınar Özeken (Ulus): 2007 yılında Boğaziçi Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik bölümü ile Kimya bölümlerini bitirdi. Aynı üniversitede Biyomedikal Mühendisliği ve İspanya Pompeu Fabra üniversitesinde master derecelerini aldı. Özellikle 2011’den bu yana moda ile ilgili çalışmalara ağırlık verdi ve hala moda üzerine yazı dizileri, farklı moda kaynaklarında yayınlanmaktadır. Yoga eğitmeni olma yolunda ilerleyen Pınar, bir Arjantin Tango aşığı. Gerçek tutkularından bir diğeri ise seyahat etmek."Dünya üzerinde ayak basılmadık toprak kalmasın" mottosu ile dünyayı dolaşmaya devam ediyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale