X

Sosyal medya ve seyahat trendleri: Seyahat alışkanlıklarımızı sosyal medya belirliyor olabilir mi?

Aslında hiç tanışmadığınız bir kimseye aşina olduğunuzu fark ettiğiniz ortamlar mutlaka olmuştur. Kimdi bu? Nereden hatırlıyorsunuz? Galiba Instagram’dan. Kendisini, partnerini, hatta halasını, teyzesini görmüş olabilirsiniz bu yabancının. Dün akşam ne yediğini, sevdiği kahve fincanını da… İki story, üç post’a bakar!

Bunun bir de mekan hali var, destinasyonlar. “Şurada bi’ fotoğrafım olmasın mı?” diye gidilen ‘beach’ler, alınan ‘drink’ler… “Geçen ben de oradaydım, aslında Instagram’daydım.” mekanları… Zaten yeni dünya biraz da böyle bir yer: Pek çok başka dinamik gibi seyahat trendlerini de sosyal medya belirliyor. Bunu ben değil, rakamlar söylüyor.

Yine FOMO, hep FOMO: Gelişmeleri kaçırma korkusu

Rooted’ın kurucusu JoAnna Haugen’a göre seyahatlerimizi planlarken sosyal medyanın ne kadar mühim bir motivasyon olduğunu yadsıyamayız. “Sadece FOMO’nun (kısaca ‘bir şeylerden geri kalma korkusu’) gücünü düşünün” diyor,  hakkı var.

2019’da yapılan bir çalışmaya katılanların yüzde 86‘sı, ayrıca Z kuşağı üyelerinin yüzde 92‘si, seyahat edeceği yere karar verirken sosyal medyadan ilham alıyor.

Statista’nın ortaya koyduğu bir diğer araştırmanın sonucu, insanların üçte birinden fazlasının seyahat ilhamı ve fikirleri için sosyal medyayı kullandığını ve yüzde 60’ının gittiği yerlerden paylaşım yaptığını söylüyor. Gitmek istediğimiz yerlerin fotoğraflarına bakmak, o bölgeye dair bilgilere bir broşürden bakmaktan daha inandırıcı. Gideceğim yerin hava durumu hakkında fikir yürütmek için oradan yapılan son paylaşımlara bakmışlığım var, sizin de vardır, yalnız olamam. Ayrıca pek çok araştırma da, gidilecek yeri belirlerken “Instagrammable” olma kriterinin ilk sıralarda olduğunu söylüyor. Nerede iyi poz, orada cümbür cemaat biz!

Sosyal medya seyahat alışkanlıklarımız üzerinde neden bu kadar etkili?

Euronews’ta yakın zamanda yayımlanan bir makaleye göre sosyal medyanın ve seyahatin temelde üç ortak yönü var: Her ikisi de yeni yerler görüp öğrenmekle ilgili; her ikisi de estetik odaklı; ve yine her ikisi de perspektifimizi, hayatımızı olduğundan başka bir noktaya taşıyor, genişletiyor.

“Machu Picchu’nun önünde de çek!”

Son olarak hatırlatmak farz: Seyahat yazarı Jess Vincent’a göre başkalarının deneyimlerini kopyalama çabası seyahatin gerçek amacından sapmamıza neden olabilir. Machu Picchu’nun önünde bir fotoğraf çektirmek size Peru kültürü ve bölge insanı hakkında ne öğretebilir? Sorması bizden olsun, bir sonraki seyahatiniz öncesi üzerine biraz düşünmek, kafa yormak sizden.

İlginizi çekebilir: Tatilde de anın tadını çıkarabilmek: Mindful seyahat nedir, mindful gezgin kimdir?

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. tıklayınız. 

Gizem Sevinç Selvi: Gizem Sevinç Selvi, Üsküdar Anadolu Lisesi’nin ardından Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun oldu. Hyundai Rotem Company’de başladığı kurumsal kariyerini hayallerinin mesleği gazetecilik için ardına bakmadan bıraktı. Habertürk Gazetesi’nin son yıllarında muhabir ve editör olarak çalıştı. Halkla ilişkiler ve reklam ajanslarında yola bir süre devam ettikten sonra Bundle News’ta Baş Editör olarak gazeteciliğe keyifle devam ediyor. Gizem, aynı zamanda The School of Life Istanbul'un çekirdek ekibinin parçası. Okuyor, yazıyor, anlamaya çalışıyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale