X

Sonsuza kadar fobilerle yaşamaya mahkum değiliz

Herkesin uzak durmaya çalıştığı, korktuğu canlılar, nesneler ya da durumlar var… Bunlarla ilgili hissedilen hafif korkular gayet doğal. Ancak, bu korkular fobiye dönüşüp bazılarımızın hayatını kabusa çevirebiliyor. Topluluk önünde konuşmak, yüksek bir yerde olmak, asansörde kalmak, uçakla seyahat etmek, yürürken yanımızdan geçen köpek, bir anda göz göze geldiğimiz böcek… Aklımızı yerinden oynatan fobiler, fobilerimiz…

Aklımızı yerinden oynatan fobiler, fobilerimiz…

Evet fobiler berbat! Düşünmek bile kalp atışımızı hızlandırıyor, ellerimizi soğuk soğuk terletiyor, kaygı seviyemizi yükselterek, gündelik faaliyetlerimizi yapmamıza engel oluyor.

Sorun şu; çoğumuz fobilerimizi kabul ediyor; hayatımızı sınırlandırarak, onların bizi yönetmesine izin veriyoruz. Halbuki, sonsuza kadar fobilerle yaşamaya mahkum değiliz! Hayatın tadını çıkarmak varken, fobilere teslim olmak niye?

Sonsuza kadar fobilerle yaşamaya mahkum değiliz!

Güzel haber; kısa sürede ve kalıcı olarak fobilerden kurtulmak ve hayatınızı özgürce yaşamak mümkün. Sizi korkutan her ne ise, birazdan okuyacağınız 5 yöntem, kontrolü yeniden kazanmanızı sağlayacak.

1. Fobinizi tanımlayın

Korkularınızı tanımlamak, onlardan kurtulmanın anahtarıdır. Basit bir adım gibi görünse de yanılgıya düşebiliyor insan. Mesela, asansör fobisi olan insanların çoğu, aslında kapalı bir alanda kitli kalmaktan korkuyor. şünün, gerçekten neden korkuyorsunuz?

2. Fobilerinizle adım adım yüzleşin

Hayatınızı, fobilerinizin izin verdiği ölçüde, korkulan durumlardan kaçınarak yaşamak kısa vadede kendinizi iyi hissettirse de, onların düşündüğünüz gibi korkutucu olmadığını öğrenmenizi engelliyor. Sonuç olarak, fobiler zihninizde giderek daha korkunç, başa çıkılmaz ve yıldırıcı bir hale geliyor.

Bir fobinin üstesinden gelmenin en etkili yolu, korktuğunuz şeyle yavaş yavaş kontrollü bir şekilde yüzleşmektir. Kademe kademe tekrarladığınız yüzleşmeler süresince fobi, üzerinizde kurduğu hakimiyetini kaybetmeye başlayacak. Böylece, her yüzleşmede hissettiğiniz endişe ve korku azalacak, zamanla tamamen ortadan kalkacak.

Bir fobinin üstesinden gelmenin en etkili yolu, korktuğunuz şeyle yavaş yavaş kontrollü bir şekilde yüzleşmektir.

Örneğin, köpek fobiniz var. Yüzleşme aşamalarını aşağıdaki gibi planlayabilirsiniz.

  1. Köpek resimlerine bakarak ilk adımı atın.
  2. Köpeklerle ilgili videolar izleyin.
  3. Evinizin camından sokaktaki köpeklere bakın.
  4. Sokakta tasmalı bir köpek gördüğünüzde, yolun karşısında durun ve onu izleyin.
  5. Bir gün, gördüğünüz tasmalı köpeğe 10 adım mesafede durun.
  6. Başka bir gün, 5 adım mesafede durun.
  7. Bir diğer gün, köpeğin hemen yanında durun.

Bir zaman sonra, sahibi yanında olan köpeğe korkmadan, endişe duymadan dokunabildiğinizi göreceksiniz. Bu adımları uygularken zorlanacağınızı düşünüyorsanız, aşağıdaki destekleyici yöntemlerle yüzleşme sürecini kolaylaştırabilirsiniz.

3. Sakinleşin

Hızlı ve sığ nefes, korkunun ve endişenin ilk belirtisi, aynı zamanda kalp çarpıntısı, terleme gibi endişe yaratan diğer belirtileri de harekete geçiren tetikleyicidir. Doğru nefes almak, bu süreçte sakinleşmenizi sağlayarak, rahatlamanıza ve kaygılarınızı azaltmanıza yardımcı olur. Korktuğunuz bir durumla karşılaştığınızda;

  1. Durun.
  2. Nefesinize odaklanın.
  3. İçinizden 7’ye kadar sayarak derin bir nefes alın.
  4. 11’e kadar sayarak nefesinizi verin.

Bir dakika boyunca bu nefes egzersizini yapın. Ne kadar hızlı sakinleştiğinize inanamayacağınız bu yöntemin adı 7/11 nefes alma tekniği. “Harika bir teknikmiş ama korktuğum bir anda, bildiğim her şeyi unutuyorum, bu tekniği nasıl uygularım?’”dediğinizi duyar gibiyim. O yüzden, bol bol pratik yapmak en iyisi. Bu tekniği uygulamak için korkmayı beklemenize gerek yok. Günde 2 kez bu egzersizi tekrarlayarak, tekniğe aşina olabilir, bu sayede fobileriniz karşısında sakinliğinizi koruyabilirsiniz.

4. Davranış kalıbınızı değiştirin
Korku, yaşadığınız deneyimler sonucu kendinizi korumak isterken hayatınıza giren ama tutsağı olmamanız gereken bir duygu.

Yüzleşme sürecinde kendinize hatırlatmanız gereken bir şey var. Korku öğrenilen bir duygu, yaşadığınız deneyimler sonucu kendinizi korumak isterken hayatınıza giren ama tutsağı olmamanız gereken… Muhtemelen köpek fobiniz, siz ya da tanıdığınız birinin, geçmişte yaşadığı tatsız bir olay sonucu ortaya çıktı. Bu yüzden, köpeklerden kaçarak kendinizi korumak isteyebilirsiniz ama hissettiğiniz bu korkunun hayatınızı şekillendirmesine izin vermemelisiniz. Geçmişte yaşanan her neyse, bırakın geçmişte kalsın. Nasıl korkmayı öğrendiyseniz, korkmamayı da öğrenebilirsiniz. Şimdiye kadar korku hissettiğinizde kaçma eğilimindeydiniz. İsterseniz, bu davranış kalıbını değiştirebilir, kaçmak yerine yüzleşebilirsiniz. Bilişsel-Davranışçı Yaklaşım ile şimdiki zamana odaklanır, fobilerinize karşı vereceğiniz yeni tepkileri belirleyerek, onlarla kolayca başa çıkabilirsiniz. Sonunda, kontrolü tekrar elinize alırsınız.

5. Zihninizde canlandırın

Sakinleştiniz, düşünce-davranış döngünüzü değiştirmeye ve yüzleşmeye karar verdiniz. Söylerken her şey kolay gibi ama içinizde “Ya yapamazsam?” diye bir şüphe… Bu aşamada, Oto- Hipnoz tekniğinden faydalanabilirsiniz. (Hipnoz, gözlerinizi kapatıp tamamen farklı bir insan olarak uyanacağınız büyülü bir yöntem değil, aksine etkinliği bilimsel olarak kanıtlanmış destekleyici bir tekniktir. Bu linkten, hipnoz ve kullanım alanları hakkında daha detaylı bilgiler verdiğim yazıma ulaşabilirsiniz). Bu teknikle korku ve endişe yaratan fobinizle karşı kaşıya kaldığınızda, belirlediğiniz yeni tepkilerle, onu nasıl başarıyla kontrol ettiğinizi, nasıl sakin kaldığınızı, zihninizde canlandırın. Her gün 5 dakika, karşılaşma anlarında vereceğiniz yeni tepkilerinize odaklanarak, yapacağınız canlandırmalar kısa bir sürede zihninizi yüzleşmeye hazırlar. Böylelikle, yüzleşme günü geldiğinde fark edersiniz ki artık bir fobiniz yoktur.

Bu yazıyı okuyarak, fobilerden kurtulmak için ilk adımınızı attınız, şimdi sıra harekete geçip yöntemleri uygulamakta. İzole bir hayat yaşamayın, harekete geçin!

 

İlginizi çekebilir: Sevgili sen, değişmesi gereken sensin

 
Dilara Kuru: Örgütsel Psikolog, Bireysel ve Kurumsal Danışman 2011'den bu yana yaşadığı İngiltere'de, İkonik markalar üzerine hazırladığı tez ile Yüksek lisansını, Liderlerin Ego Yönetimi üzerine hazırladığı ve geliştirdiği Ego Ölçer ile de Örgütsel Psikoloji alanında doktorasını tamamladı. İngiltere’de bulunduğu sürede, UK College of Hypnosis & Hypnotherapy okulundan, İngiltere'nin tek ‘The British Psychological Society’ onaylı olan Cognitive Behavioural Hypnotherapy (Bilişsel-Davranışçı Hipnoterapi) diplomasını aldı ve Londra'da, takıntılar, bağımlılıklar, korkular, stres gibi çeşitli konularda hipnoterapist olarak çalıştı. 2014 yılında Londra'da düzenlenen 'Pozitif Psikoloji ile Çalışanların Performansı Artırma' sertifika programına katıldı. Aynı yıl, Londra’da bulunan The Coaching Academy’den aldığı Life Coaching (Kişisel Koçluk) eğitimi ile bireysel ve kurumsal danışmanlık hizmeti sunmaya başladı. Epikürcü mutluluk fikrine dayanarak, mutlu olmak için kurduğu Epiküryen’de Kişisel Gelişim (Örn: Bilişsel-Davranışçı Yaklaşım ve Hipnoz tekniği ile Stres Yönetme, Bağımlılık; Fobi ve Takıntılardan Kurtulma, Performans Kaygısı ile Başa Çıkma); Academy of Management & Sales'de Liderlik ve Yöneticilik, Satış Becerileri alanlarında Örgütsel Psikolog, Bireysel ve Kurumsal danışman olarak hizmet veriyor. Epiküryen'den çalışma alanlarına, Instagram hesabından mutluluk üzerine paylaştığı yazılarına ulaşabilirsiniz.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale