X

Sonbaharda tatil başkadır

Eylül geldiğinde yaz mevsiminin bittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Eylül ve Ekim aylarında hala yaz tatilinizi yapabileceğiniz birçok yurt içi ve yurt dışı destinasyon bulunuyor. Okulların açılmasıyla sakinleşen sezonda, hem kendinizi dinleyebileceğiniz hem de yaz mevsimiyle sınırlı kalmadan gönlünüzce gezebileceğiniz birbirinden ilginç tatil rotalarını sizler için sunuyoruz.

Yeşile doymak için Trabzon

Tüm yazı deniz kenarında geçirenlerdenseniz, Eylül ve Ekim aylarında yeşilin her tonunu görebileceğiniz ve muhteşem doğal güzellikleriyle büyüleneceğiniz Karadeniz bölgesinin en önemli şehirlerden Trabzon’u tercih edebilirsiniz.

Yemyeşil doğasının yanında yaşayan tarihiyle birçok önemli yapıya sahip olan Trabzon’da Maçka ilçesinde yer alan sarp kayalıklar üzerine kurulmuş Sümela Manastırı’nı mutlaka ziyaret etmelisiniz.

Müze gezmeyi seviyorsanız, arkeolojik ve etnografik eserleriyle Trabzon Müzesi’ne uğrayabilir veya 13.yüzyılda inşa edilen bir kilise olan Ayasofya Müzesi’nin etkileyici tarihi dokusuyla tanışabilirsiniz. Doğayla iç içe olabileceğiniz bölgenin en turistik yerlerinden Uzungöl’de yayla keyfini yaşayabilir ve ahşap evlerde konaklayarak kendinizi bambaşka bir atmosferde bulabilirsiniz. Dilerseniz civarında konaklama imkanı bulunmayan Lapazan yaylasına çıkabilir ve muhteşem doğasında kamp kurarak benzersiz bir deneyim yaşayabilirsiniz. Daha da ilginç bir aktivite yapmak isterseniz, Maçka’daki Kiraz yaylasında çim kayağını deneyebilirsiniz. Tüm bu güzelliklere ulaşmak için Pegasus’un “Bütün Yaz Tek Tatile Sığmaz” kampanyasına göz gezdirmeniz yeterli.

Moda ve sanatla büyülenmek için Milano

İtalya’nın popüler şehirlerinden biri olan Milano, Eylül ayında pek çok ilgi çekici moda etkinliğiyle ve sahip olduğu sanatsal yoğunlukla harika bir sonbahar tatili seçeneği olabilir. Sanat tutkunları ve moda aşıklarının vazgeçilmez şehri Milano’da birçok mağaza, müze ve galeri gezmeniz için sizi bekliyor. Roma’dan sonra tarihi yapıları ve büyüleyici mimarisiyle favori olan bu şehirde, Rönenans dönemine ait sanat eserleri de oldukça ilginizi çekebilir. İhtişamlı Duomo Katedrali’ni, sembolik Sforzesco Kalesi’ni ve en büyük galerisi Galleria Vittorio Emanuel’i mutlaka görmelisiniz. La Scala Operası’nda bir akşam operası izlemeden kesinlikle dönmeyin.

Duomo Meydanı’ndaki görkemli mimari yapıların yanı sıra, ünlü tasarımcıların ve modacıların harika tasarımlarını mağazalarında gezerek büyülenebilir ve düzenlenen pek çok moda defilesini görebilirsiniz. İtalyan yemeklerinin muhteşem lezzetlerini de kesinlikle denemelisiniz. Eğer denk gelirseniz AC Milan ya da Inter takımlarının futbol maçını Stadio Giuseppe Maezza stadında muhteşem atmosferinde izleyin. Son olarak gece hayatı oldukça pahalı ve ulaşım problemleri olmasına karşın, şehrin ara sokaklarında daha uygun ve eğlenceli zamanlar geçirebileceğiniz mekanlar bulabilirsiniz.

Eylül’ün her daim favorisi Londra

Sürekli yağmurlu ve sisli havasından dolayı gitmeyi ertelediğiniz ya da fırsat bulamadığınız Avrupa seyahatiniz için Londra’yı daha sıcak ve güneşli geçen Eylül ayında keşfedebilirsiniz. Sanatla dolup taşan şehirde sayısız galeri gezebilir, ünlü tiyatrolara gidebilir ve hatta tam da sezonu olduğu için müzik festivallerine katılabilirsiniz.

Seçenekler fazla olduğu için nereden başlasam diye düşünüyorsanız; turunuza kraliyet yapılarından başlayabilir, Big Ben kulesine uğrayabilir ve ardından British Museum ile başlayarak müze ve sanat galerisi gezilerinizi planlayabilirsiniz. Alternatif bir tur için, Leake Street’te bulunan graffiti sokağında bir tur atabilir ve sokak sanatçılarını grafiti yaparken izleyebilirsiniz.

Kültür ve sanatın yanı sıra, alışverişe de doyabileceğiniz çok fazla seçenek barındıran Londra’da, gece hayatını da efsane müzisyenler ve güzel müzikler eşliğinde doyasıya yaşayabilirsiniz. Bütün bu ihtişamı sunan Londra’ya bir seyahat planlıyorsanız, Pegasus Havayolları’nın sunduğu avantajlı Londra biletlerine bakmakta yarar var.

Deniz, doğa ve eğlence bir arada: Antalya

Sezonda oldukça yüksek sıcaklığa sahip olan Antalya ve civardaki diğer tatil beldelerine gitmek için en doğru zaman Eylül ve Ekim ayları olabilir. Sezondaki yoğunluğa sahip olmayan bu aylarda Konyaaltı ve Lara Plajı gibi Türkiye’nin en önemli sahillerinde güneşlenmenin ve denize girmenin keyfini doyasıya çıkarabilirsiniz. Gezilecek pek çok tarihi yapıya ve önemli arkeolojik kalıntılara sahip olmasının yanı sıra, Türkiye’deki en büyük doğal mağara olan Karain Mağarası’nıKarain  mutlaka görmelisiniz. Eşsiz bir doğal güzelliğe sahip olan Manavgat veya Düden şelalerini de ziyaret edebilirsiniz.

Pek çok turistin tercih ettiği Antalya’da gece hayatı da oldukça renkli ve eğlenceli, pek çok Avrupa kentiyle yarışacak kadar unutulmaz anlar sunuyor. Antalya’ya Ekim ayında gelirseniz, Altın Portakal Film Festivali de mutlaka katılmanız gereken etkinlikler arasında yer alıyor. Bir yaz tatiliyle yetinmez ve sonbahar aylarında yazı yaşamak isterseniz, Antalya şehir içi destinasyonlar arasında her şeyi bir arada bulabileceğiniz benzersiz bir seçenek sunuyor.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale