X

Sonbahara en çok yakışan renk: Sarı

Her ne kadar Pantone, 2016 yılının renklerini açık mavi ve pembe olarak belirlemiş de olsa, sarı bu iki rengin arasından büyük bir çıkış yaparak sokak stilinin en favori rengi olup tahta oturdu.

İlgili yazı: 2016 sonbahar modasının favori renkleri ile tanışın

Yıllarca moda dünyası tarafından çok ön plana çıkarılmadığı için sarının değerini bilememiştik. Oysa 2016’nın ilk aylarından itibaren sarı renk, sokakta ve podyumda sıkça kullanıldı. Moda haftası fotoğraflarında, runway ve sokak stillerinde sarının hakim olduğu kombinler gördük. Hardal sarısı, limon sarısı ve safran sarısı bazen kıyafetlerde, bazen aksesuarlarda, hatta oje ve göz makyajında bile karşımıza çıkar hale geldi.

2016’nın ilk aylarından itibaren sarı renk, sokakta ve podyumda sıkça kullanıldı.

Peki sarı rengi sonbahar stilinize nasıl uyarlarsınız?

  • Biker ceket, pötikareli bir gömlek, jean pantolon veya tayt ile altına ister sneaker ister düz siyah bir bot giydiğinizde sarı bir el çantası ile bütün dikkatleri üzerinize çekebilirsiniz.
  • Sarının verdiği çocuksu imajı kırmak için sarı bir paltoyu, siyah deri tayt ve boğazlı siyah bir kazak üzerine giyebilirsiniz.
  • Çizgili bir trikonun altına son dönemin modası midi önden düğmeli hardal sarısı bir etek giyerek hem romantik hem de modern görünebilirsiniz.
  • Siyah düz bir elbisenin üstüne sarı bir palto ve siyah aksesuarlar, sizi hem klasik hem de stil sahibi bir görünüme kavuşturacaktır.
  • El örgüsü kazak veya XL atkılar, sonbahar ve kış aylarında sizi soğuktan korurken cool görünmenizi de sağlar.

Kıyafetinizde sarı rengi kullanırken dikkat etmeniz gerekenler:

  • Sarı rengi sadece kıyafet veya sadece aksesuarda kullanmak,
  • Kıyafetinizde tek bir parçayı sarı renkte seçmek,
  • Desen kullanmayı seviyorsanız, geometrik desenler seçmek,
  • Kıyafetinizin diğer parçalarını siyah, beyaz, gri ve lacivert ile kombinlemek.
Alaz Balıklı: İzmirli. Bornova Anadolu Lisesi, Viyana Teknik Üniversitesi mezunu. Mimarlık bölümünü bitirdikten sonra Türkiye'ye dönerek 2 yıl boyunca çeşitli mimarlık ofislerinde çalıştı. 2015 yılının sonuna doğru hayallerinin peşinden giderek Design Markett, 2016 yılında ise ALASIA studio'yu kurdu. Kışın İstanbul'da, yazın Alaçatı'da yaşıyor, Alaçatı Design Markett'in kreatif direktörlüğünü yapıyor. Çocukluğundan beri styling yapıyor, gardırobunu bir moda arşivi olarak görüyor. Modayı yazmayı da, uygulamayı da, üretmeyi de çok seviyor.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale