X

Sizi egonuzun esiri olmaktan çıkaracak 7 tavsiye

Ego, zaman zaman gerekli görünse de, aslında mutluluğumuza sanılandan daha fazla zarar veriyor olabilir. Aşağıda bahsettiğimiz 7 madde, egonuzun sebep olabileceği bazı problemleri listelerken, mutluluğa giden yolda da fayda sağlayacaktır.

Ego, mutluluğunuza zarar veriyor olabilir

1. Alınmaktan vazgeçin

Başkalarının davranışları, sizin yapmadıklarınız için bahane oluşturmamalıdır. Sizin alınmanıza sebep olan şey, sizi sadece zayıflatır. Eğer alınmak isterseniz, her köşe başında bir sebep bulabilmeniz mümkün; ancak tüm evreni ve hepimizi tek bir enerji olarak algıladığınızda, bunun gerekli olmadığını fark edeceksiniz. Alınmak, ilişkinin en başında gerginlik yaratarak bizi huzursuzluğa ve anlaşmazlığa düşürebildiğinden; büyük resmi görebilmek, huzuru bulmamıza yardımcı olabilir.

2. Kazanma ihtiyacınızı bir kenara bırakın

Sürekli kazanma ihtiyacınızdan vazgeçmek daha mutlu olmanızı sağlayabilir

Ego, bizleri kazanan ve kaybeden olarak ayırmaya oldukça yatkındır. Sürekli kazanmak mümkün olmadığından, bizi hiç bitmeyen bir yarışa sokacaktır. Birileri hep daha hızlı, daha şanslı, daha genç ya da daha akıllı olacağından, değer yargısını kazanmaya bağlamak, kendinizi değersiz ve önemsiz hissetmenize neden olabilir.

Rekabetten ve kazanmanın önemli olduğu bir ortamda bulunmaktan hoşlanıyor olsanız bile, bunu hayatınızın her alanına yansıtmanız uygun bir tercih olmayabilir. Yapabileceğiniz en iyi şey, diğerlerinden değil, bir önceki sizden iyi olmaya çalışmaktır. Kazanmanın tersinin kaybetmek olduğunu düşünmekten vazgeçtiğiniz anda, aslında kazanma ihtiyacınızın büyük oranda azaldığını da göreceksiniz. Çünkü kaybetmek, egonuzun size getirdiği bir duygudur. Gözlemleyici olmak, fark etmek ve bu süreçten zevk almak, hepimizi birbirine bağlayan enerjiyi hissetmenize yardımcı olacaktır.

3. Haklı olma ihtiyacınızdan vazgeçin

Ego çatışmalara ortam hazırladığından, sizi diğer insanı haksız çıkarmak için zorlayabilir. Düşmanca davrandığınızda, bizi birbirimize bağlayan enerjiden kopmaya başlarsınız. Halbuki, yaratıcı enerji, sevecen, nazik ve anlayışlıdır.

İlişkilerinizde ve tartışmalarınızda haklı olma ihtiyacınızı bir kenara bırakmak, egonuza onun kölesi olmadığınızı söylemek gibidir. Aslında buna, karşınızdaki insana haklı olduğunu söyleyerek kendini iyi hissetmesi için bir sebep vermek gözüyle bile bakabilirsiniz.

Bir tartışmanın ortasında kendinizi durdurun ve şu soruyu sorun: “Haklı mı, yoksa mutlu mu olmak istiyorum?“. Mutlu olmayı seçerek sevgiye kapılarınızı açtığınızda, hem kendinizle hem de başkalarıyla olan ilişkinizi kuvvetlendirerek, bütünlük duygunuzu geliştirmiş olursunuz.

4. Üstün olma ihtiyacınızdan sıyrılın

Gerçek yücelik, başkalarından iyi olmakla ilgili değildir. Üstünlük, bir gün önceki halinizden daha iyi olmaktadır. Hiçbir insanının diğerinden üstün olmadığı, herkesin aynı enerji kaynağını paylaştığı bilinciyle yaşamak, kendinizi diğerlerinden ayrı görmenizi engelleyerek sevginin gücüyle bütünleşmenize yardımcı olacaktır. Eski olmasına rağmen, hala geçerli ve güzel olan bir deyiş “Tanrının gözünde bütün insanlar eşittir.” der.

İnsanları başarıları, görünüşleri, kazançları ve statüleri ile yargılamayın. Hepimizin aynı enerjiyi paylaştığını, hepimizin sevgiyle birbirimize bağlandığımızı unutmayın.

5. Daha fazlasını istemeyin

Ego, sizi fazlasını istemeye itebilir. Ne kadar kazansanız da, ne büyük başarılar elde etseniz de doymayacak ve sizi sonu görünmeyen bir maratona sokacaktır. Gerçekte ise, her zaman bulunmanız gereken yerde olursunuz.

Daha fazlasını istemeyi bıraktığınızda, isteklerinizin daha doğal ve kendiliğinden ayağınıza geldiğini fark etmeye başlayabilirsiniz.

6. Kendinizi başarılarınızla değerlendirmekten vazgeçin

Öz değerinizi başarılarınıza bağlamak, sizi gelgitli bir sürece sokabilir. Halbuki siz, bedeniniz ve başarılarınızdan çok daha fazlasısınız. Hepimizin bir olduğunu ve aynı yaratıcı gücü paylaştığımızı fark ettiğinizde, başarılarınızın da aslında tamamen size ait olmadığını anlayabilirsiniz.

Hayatı gözlemci olarak geçirmek ve başarabildiklerinize şükretmek, başarılarınızı tamamen kendinizle bütünleştirmekten çok daha iyi bir seçenek olacaktır. Üstelik kendinizi başarılarınızda tanımlamayı bıraktığınızda da, başarısızlık korkusundan kurtulacağınızdan, her şeyi çok daha özgürce yapabilecek ve daha başarılı olabileceksiniz.

7. Ünü önemsemeyin.

Ün, diğerlerinin zihninde oluşan ve sizin kontrol edemediğiniz bir kavramdır. Sürekli diğer insanların hakkınızda nasıl bir yargıya vardığını düşündüğünüz zaman, iç sesinizi duymakta ve kendi amacınızı bulmakta zorlanabilirsiniz. Başkalarına ne kadar üstün ve bilge olduğunuzu göstermek için çabalamak, kendi amacınızdan ve yolunuzdan sapmanıza neden olabilir. Diğer insanların yargılarıyla kendinizi yormayın, çünkü aslında bu konu hakkında yapabileceğiniz bir şey ne yazık ki bulunmuyor.

Kaynak:
Spiritlibrary

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale