X

Siz farkında olmasanız da bu yiyecekler yaşlanmanıza neden oluyor

“Ne yersen o olursun,” cümlesinin bir klişe olması, tamamen doğruluğundan kaynaklanıyor. Bedeninize kötü yiyecekler aldığınızda kendinizi de kötü hissedersiniz. Sağlıksız yiyecekler her ne kadar kilo alımıyla özdeşleştirilse de bunların ciltte yarattığı zarar kilo almaktan çok daha önce gerçekleşiyor.

Diyabet eğitmeni ve diyetisyen Deborah Malkoff-Cohen, bunu şu sözlerle ifade ediyor: “Bir önceki gece yatmadan evvel sodyum ve trans yağ oranı yüksek işlenmiş ürünlerden yemişseniz, sabah cildiniz kötü görünecektir.” Bunda rol oynayan başka faktörler de var tabi ki, ancak hiçbiri vücudunuza giren yiyecekler kadar etkili değil.

Öte yandan sağlıklı ve parlayan bir cilt için ilk kural vücudun susuz kalmasını engellemektir. Cildinizden suyu çeken her türlü yiyecekten kaçınmalı, bunların yerine sağlıklı seçenekleri kullanmalısınız. Bunun için özellikle rafine şeker, kompleks karbonhidratlar ve işlenmiş yiyeceklerden uzak durmalısınız.

Şeker bağımlılığınızın olup olmadığından ya da sağlıklı beslenip beslenmediğinizden emin değilseniz bir beslenme günlüğü tutmayı deneyin. Malkoff birçok insanın sakız çiğnemek ya da bir kurabiye yemek gibi küçük şeyleri unuttuğunu, ancak birçok şeyden bunların sorumlu olabileceğini belirtiyor.

Sağlıksız beslenmek iltihaba neden oluyor. Vücuttaki iltihapsa serbest radikallerin üretimiyle vücudun bunların zararlı etkilerinden arınabilmesi arasındaki dengeyi bozan oksidatif stresi tetikliyor, ki bu da olduğunuzdan daha yaşlı görünmenize sebep oluyor. Yazının devamında siz farkında olmasanız da cildinizi yaşlandıran yiyecekleri bulabilirsiniz:

Sağlıksız yiyecekler her ne kadar kilo alımıyla özdeşleştirilse de bunların ciltte yarattığı zarar kilo almaktan çok daha önce gerçekleşiyor.

İlginizi çekebilir: C vitamininin canlandırıcı etkisini yüzünüzde hissedin

Alkol

Özellikle tatlı kokteyller fazladan şeker içerdiği için cildinizin yaşlanmasına neden oluyor. Bunun nedeni proteinle birleşen şekerin cildin büyük bir kısmını oluşturan kolajenlere zarar vermesi. Ayrıca genç yaşlarda vücut alkole daha fazla dayanıklıyken, yaşlandıkça aldığınız alkolün bedeninize olan zararlı etkisi artıyor. Tüm bunları ve bunların yanı sıra alkolün vücuttaki suyu çektiğini de düşünürsek alkol tüketiminizi sınırlandırmanız ve şekerli kokteyllerden uzak durmanız gerektiğini söyleyebiliriz.

Margarin

Margarinin bir kimyasaldan ibaret olduğunu belirten Malkoff, bu yiyeceğin içinde sağlığa faydalı hiçbir şey olmadığını ifade ediyor. Kırışıklıklara ve vücudun susuz kalmasına neden olan sağlıksız yağları içeren margarin, hücrelerde mutasyona yol açan çoklu doymamış yağlardan oluştuğu için kesinlikle tercih edilmemesi gereken bir ürün.

Enerji içecekleri

Enerji içeceklerinde hem çok fazla kafein, hem de çok fazla şeker bulunur. Özellikle çocuklara zararlı olan bu içecekler, aynı zamanda asitli oldukları için dişlere de zarar veriyor.

Yanmış et

Diyabet, kalp ve akciğer rahatsızlıklarına neden olan yanmış et, vücutta iltihaba yol açıyor ve bu şekilde kolajenlere zarar veriyor. Etinizi tam olarak pişirmenizde bir sorun yok, ancak yanmamasına dikkat etmelisiniz.

Rafine şeker

Rafine şeker birçok açıdan vücut için toksik özelliği taşıyor. Kolajenlere yapışarak cildin sert ve esnek olmayan bir yapıya bürünmesine neden olan bu şeker türü, aynı zamanda dişlerde çürümeye de yol açıyor.

Tuzlu yiyecekler

Malkoff’a göre sodyum cildinizdeki suyu çekiyor. Bünyenizse buna vücudunuzdaki suyu alıkoyarak karşılık veriyor. Ödeme yol açarak olduğunuzdan daha kilolu görünmenize yol açan bu durum, kimi zaman tartıdaki sonucun 1,5 kilo kadar fazla çıkmanıza neden olabiliyor. Nitekim vücudunuzdaki ödem, sizi olduğunuzdan daha yaşlı gösterir. Bu yüzden yiyeceklerinize fazladan tuz atmamanın yanı sıra, çok tuzlu olan atıştırmalıklardan ve diğer seçeneklerden de uzak durmalısınız.

Kompleks karbonhidratlar

Kompleks karbonhidratların zararlı olmasının nedeni vücudunuzdaki şeker seviyesini çok hızlı şekilde yükseltip birden indirmesidir. Makarna ve ekmek gibi yiyeceklerden alınan karbonhidratlar kolajenlere zarar verip, akne ve kızarıklıklara yol açabilir.

İlginizi çekebilir: Cildi yaşlandıran göz makyajı hataları

Kızarmış yiyecekler

Sıvı yağ yüksek ısıya maruz kaldığında serbest radikallerin oluşmasına neden oluyor. Bunlarsa ciltteki kolajene zarar vererek kırışıklıklara yol açıyor. Buna ek olarak trans yağlar da vücutta iltihaba neden oluyor, kolesterolü yükseltiyor, kanda pıhtılaşmaya yol açıyor ve cildinizin UV ışınlarına karşı hassasiyetini arttırıyor.

Asitli içecekler

Asitli içecekler çok fazla şeker içeriyor ve vücutta dehidrasyona neden oluyor. Şekerin vücuda fazla miktarlarda alınması ise cildin parlamasını engelleyip sarkık ve solgun bir görünüme neden oluyor.

Unlu mamüller

Buradaki sorun pastane ürünlerinin genellikle tereyağı yerine bir tür trans yağ olan hidrojene yağlarla hazırlanması. Bu yağların oldukça zararlı olduğunu belirten Malkoff, pastaneden bir kurabiye alıp yemek yerine beş malzemeli bir dondurma yemeyi tercih edeceğini söylüyor.

İşlenmiş et

Sosis, salam gibi et ürünlerine renk vermesi için kullanılan nitrat, kanserojen bir madde. Ayrıca işlenmiş et ürünleri çok fazla sodyum içerdiği için vücuttan suyun çekilmesine, cildin kuru ve yaşlı görünmesine neden oluyor.

Tatlandırıcılar

Şeker tüketimini sınırlandırmak, bunlar yerine tatlandırıcı kullanmak anlamına gelmemeli. Özellikle ‘şekersiz’ olarak pazarlanan ürünlerde bulunan bu tatlandırıcıları vücudumuz nasıl parçalaması gerektiğini bilmiyor. Dolayısıyla yan etkilere yol açan bu ürünler, vücutta toksin etkisi yaratıyor.

İlginizi çekebilir: Saçınıza fark etmeden zarar vermenize yol açan 11 alışkanlık

Kaynak:

theactivetimes.com

huffingtonpost.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale