X

Simple’dan #İyiKalpliOl çağrısı: Çünkü nezaket bulaşıcıdır

Cilde, hayvanlara ve doğaya nazik olma felsefesine sahip cilt bakım markası Simple, nezaketini bir adım öteye taşıyarak topluma #İyiKalpliOl çağrısı yaptı. Sadece cilde değil; içinde yaşadığımız gezegene ve gezegeni paylaştığımız tüm canlılara karşı iyi kalpli bir yaklaşım benimseyen Simple, #İyiKalpliOl çağrısı ile toplumsal bir sorumluluk üstlendi. #İyiKalpliOl çağrısı ile Simple, insanları hem birbirlerine karşı nazik olmaya hem de dünyada ve Türkiye’de gittikçe artan siber zorbalığa karşı insani bir tavır almaya davet ediyor. Simple’ın bir manifesto ile ilan ettiği #İyiKalpliOl çağrısına, markanın yeni serisi Daily Skin Detox’un global reklam yüzü Aslı Bekiroğlu, influencer Cansu Dengey, Uzman Psikolog Zeynep Selvili Çarmıklı ve davete katılan pek çok ünlü isim de ortak oldu.

Unilever Güzellik ve Kişisel Bakımdan Sorumlu Marka Müdürü Özge Acarbay:Simple olarak cilde, hayvanlara ve doğaya gösterdiğimiz nezaketi en yakınımızdan başlayarak hiç tanımadığımız kişilere de göstermemiz gerektiğine inanıyor ve ülkemizde gittikçe yaygınlaşan siber zorbalığa karşı ‘iyilik’ zemini üzerinden kamuoyunu yüreklendirmek istiyoruz. Bugüne kadar hem Türkiye’de hem globalde benimsediğimiz iyi kalpli yaklaşımı, #İyiKalpliOl çağrısı yaparak topluma yayma sorumluluğunu üstlenmek istedik. Bundan sonraki günlerde bu çağrımızı dijitalde büyük bir kampanya ile devam ettireceğiz. Marka olarak web sitemizde #İyiKalpliOl temalı bir manifesto yayınladık. Sosyal medyada yapılan her türlü yargılama, kötü söz ve hakarete #İyiKalpliOl cevabı vererek, kamuoyunu yüreklendirmek istiyoruz. Herkes, sosyal medyadaki yargılamalara #İyiKalpliOl cevabını vererek bu çağrının bir parçası olursa ne mutlu bize. Diğer yandan herkesin dahil olup destekleyebileceği bir Instagram filtresi de tasarlıyoruz. Amacımız, toplumsal bir pozitivizme aracı olmak çünkü iyiliğin bulaşıcı olduğuna inanıyoruz.

Simple Daily Skin Detox Serisi Global reklam Yüzü Aslı Bekiroğlu:Geçtiğimiz günlerde yaşadığım durum, kocaman bir desteğe dönüştü. Bu desteğin, bundan sonrası için kötü niyetli çabaları durdurabileceğine, benim yaşadığımı başkalarının yaşamaması için bir dönüm noktası olabileceğine inanıyorum. Tam da bu nedenle global yüzü olduğum Simple ve burada bulunan herkesle birlikte toplumu iyi kalpli olmaya davet etmenin çok anlamlı olduğunu düşünüyorum. İyi kalpliliğe ve nezakete bir gün herkesin ihtiyacı olabilir, toplum olarak kalbimizde iyi olanı keşfetmemiz gerekiyor.

Influencer Cansu Dengey:İnsanlar sosyal medyada çok acımasız olabiliyor. Burada kastettiğim eleştiri değil; kötü niyetli olan saldırılar, yargılamalar, hakaretler… İnsanlar, normalde karşınızda olsalar söyleyemeyeceği şeyleri klavye ya da telefon tuşu ile çok kolay söyleyebiliyor. Siber zorbalığı bu kadar mümkün, kolay ve yaygın kılan da bu sanırım! Ve insanları zorbalıktan geri tutacak, düşünmeye sevk edecek tek şey de içimizdeki iyi olanla yaşamayı seçmek. Hepimiz insanız. İçinde olduğumuz, karşılık vermediğimiz ya da görmezden geldiğimiz o kötülük bir gün herhangi birimizi vurabilir. O sebeple birbirimizi iyi kalpli olmaya davet etmek çok kıymetli. Bu çağrının bir parçası olduğum için çok mutluyum.

Uzman Psikolog Zeynep Selvili Çarmıklı:Sosyal medya diğer insanlarla aramızdaki bağı güçlendirmek için harika bir araç. Fakat ne yazık ki bazen ekranın diğer tarafında tıpkı bizim gibi mutlu olmak, sevilmek isteyen, mücadele veren bir insan olduğunu unutabiliyoruz. Siber zorbalığın panzehiri empati ve şefkat. Umutla söyleyebilirim ki her ikisi de öğretilebilir, öğrenebilir beceriler. Dilerim #İyiKalpliOl çağrımız öncelikle kendimizle kurduğumuz ilişkiyi değerlendirmemize fırsat olur. Neden: Çünkü kendi acılarına karşı duyarlı olan insanlar başkalarının acılarına karşı da duyarlı oluyor; acının varlığında kendisine şefkatli davranan insanlar başkalarına da şefkatle yaklaşıyor. Kendimize karşı nazik olduğumuzda, diğerlerine karşı da kendimizi unutmadan ve yıpratmadan, doğal olarak nazik olabiliyoruz.

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale