Sevmek ve kabul etmek: Her şey kişinin kendisiyle başlar

Dün bir arkadaşımla sohbet ediyordum. Erkeklerle ilgili şikayetleri vardı. En büyük sıkıntısı ise bir erkeğin yanında kendisini kadın gibi hissedememesiydi. Erkeklerden daha çok erkek gibi durduğundan bahsediyordu yanlarında. Evet bence de sıkıntılı bir durumdu bu. Onu dikkatlice dinledikten sonra ilk sorum şu oldu: “Peki sen kendi içinde kadınlığını hissediyor musun?

Cevap beklediğim gibi geldi: “Hayır.”

Hepimizin genellikle yanılgıya düştüğü nokta tam da bu oluyor. Başkasından beklemek. Bizim kendimize veremediğimiz şeyleri oturup başkalarının bize sunmasını bekliyoruz. Sunmadıklarında ise hayal kırıklığı, hüzün, öfke… Örneğimizin üzerinden gidecek olursak, senin bile henüz kendinde hissedemediğin kadınlığı bir erkek sana nasıl hissettirebilir ki? Senin kendinde göremediğini başkası nasıl görecek? Senin kendinde bulamadığını başkası sana nasıl verecek?

Hayatlarımıza giren kadınlar, erkekler sadece bizde olanı bize yansıtabilir. Bizim sahip olduklarımızın genişlemesine destek olabilir o kadar. Kendimizde henüz kendimizin bulamadığı bir şeyi çıkartamaz hiç kimse. Ve bu yüzden de biz kimseyi suçlayamayız. Kendimiz kendimize dönüp o istediğimizi dışarı çıkartacağız. Bunu sadece biz yapabiliriz. Yani kendi kahramanımız sadece biziz. O kahramanlığı başkalarından beklemek sadece hayal kırıklığına yol açıyor, benden söylemesi.

Sevmek ve kabul etmek: Her şey kişinin kendisiyle başlar

Hem kendimden biliyorum. Bir ilişkimdeki ayrılığın ardından bir seansta Ezgi’ye söyleniyordum: “Yeter bıktım. Artık beni çok seven birini istiyorum…” gibi 45 dakika ardı arkası kesilmeyen kızgınlık ve şikayet halindeydim. Sadece dinledi beni ve gayet sakin bir şekilde şunu söyledi: “Gamze, sen kendini çok sevmedikçe kimse seni çok sevmeyecek. Boşuna bekleme. İlk önce sen kendini istediğin gibi çok seveceksin.” İlk duyduğumda hoop güm! Duvara çarptım tahmin edersiniz ki. Tek cümleyle 45 dakikamı silmişti. Susturdu beni. Duyduğum en doğru şeylerden bir tanesiydi. O günden itibaren kendimi sevme, kabul etme, şefkatli yaklaşma çalışmalarına daha da yoğunlaştım. Güzel bir noktaya ilerliyorum ve memnunum kendimden. Böyle olunca da başkası bana sevgi versin diye ne ağlıyorum ne de mızmızlanıyorum. Her şeyin kaynağının bende olduğunu fark ediyorum.

Hah! Bir de öyle bir noktaya gelmişim ve içimde sindirmişim ki şimdi ben bunu iç rahatlığıyla arkadaşlarıma ve sizlere söyleyebiliyorum. Çünkü neden? Kendimden biliyorum. Test ettim onayladım kendi hayatımda durumu.

Yani işin özünde ben diyorum ki eğer isteyip dışarıdan alamadığınız ve bu sebepten öfkelendiğiniz durumlar varsa hayatınızda, bir durun ve ilk önce kendi içinize bakın. O istediğinizi herkesten evvel siz kendinize veriyor musunuz? Her şey aslında bu sorunun cevabında saklı.

Unutmayın, kendi hayatınızın kahramanı sadece siz olabilirsiniz. Siz olun! O zaman haydi hayatı buradan yaşamaya sevgili süper kahramanlar! Güç bizde artık!

Çok çok bol bol sevgiyle…

 

İlginizi çekebilir: Hayatınıza yeni bir pencereden bakarak korku ve endişeleri aşın

Gamze Baytan
Selamlar, Gamze ben. Meditasyon ve yoga hocasıyım. 7/24 çalıştığım organizasyon sektöründen bir anda "Ne yapıyorum ben kendim için" diyerek çalışma hayatımda ne istediğime karar ... Devam