X

Sevgili günlük: Sizi yemek günlüğü tutmaya ikna etmek üzereyiz!

Bazen ağzınıza attığınız her lokmaya dikkat ettiğiniz halde, tartıyla aynı fikirde olmadığınız oluyor mu? Ya da siz kilo verdiğinizi düşünürken, onun inatla spor totodan hallice bir rakamla karşınıza çıktığı?

İşte bunun nedeni, gün içinde farkına varmadan tükettiğiniz gizli kaloriler!

Nedir bu gizli kaloriler?

Mesela iş arkadaşınızın masasında duran şeker kavanozu ya da “bu kadardan bir şey olmaz” dediğiniz ekmek kenarları bunun en iyi örneklerinden bir tanesi.

Hemen üzülmeyin, elbet bunun da bir çaresi var: yemek günlüğü tutmak! Araştırmalara göre günlük tutanlar, tutmayanlara göre %13 daha fazla kilo veriyor.

Peki ne yapıyor bu günlükler? Tabii ki gece yarısı elinizden o kurabiyeyi almıyor ancak sizi daha farkındalıklı yemeye teşvik ediyor. Aynı zamanda  gerçekten acıktığınız için mi yoksa tamamen rastgele mi yediğinizin hesabını da gün sonunda görebiliyorsunuz.

Şimdi alın elinize kalemi kağıdı ve bu üç adımla yemek günlüğünüzü oluşturmaya başlayın!

1.Beklemeyin, bugün – hemen şimdi başlayın!

Eğer gün sonuna kadar beklerseiz yine farkında olmadan ağzınıza bir parça simit, bir avuç fındık fıstık atma şansınız yüksek.  Eğer iş yerinden ya da okuldan çıkıp yeni bir defter alma şansınız yoksa hemen telefonunuza veya bir kağıt parçasına not almaya başlayın. Önemli olan niyet etmek ve başlamak!

2. Dürüst olun çünkü tartı asla yalan söylemez!

Şimdi eğri oturup doğru konuşalım, o eklerden gerçekten bir ısırık mı aldınız yoksa çaktırmadan 2 tane mi yediniz? Günlüğünüzü yazarken kendinize karşı dürüst olun. Sonuçta kimseye hesap vermiyorsunuz, sadece yediklerinizi takip ediyorsunuz. Ne kadar açık ve net olursanız o kadar yararını göreceksiniz.

3. Duygularınızla bağlantıda olun.

Yediklerinizi takip etmenizin dışında, mutlaka yemek yerken kendinizi nasıl hissettiğinizi gözlemleyin. Canınız sıkıldığında kendinizi abur cubur dolabının önünde mi buluyorsunuz? Bilgisayarınızın önündeyken stresten ne yediğinizin farkında değil misiniz? Tüm duygularınızı ve yediğiniz şeylerden sonra kendinizi nasıl hissettiğinizi gözlemleyin. Daha sonra bu durumlara karşı aksiyon alabilirsiniz.

 

Kaynak:

mindbodygreen.com

health.com

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale