X

Sevgi duygusunu bastırarak ilişkiyi sonlandıracak kadar tehlikeli 5 ilişki davranışı

Sevgi bir ilişkinin uzun süre devam edebilmesi için tek başına yeterli mi? Bu soru yıllardır tartışılan ve cevabı sevginin ve ilişkinin kişi tarafından nasıl tanımlandığına bağlı olarak değişiklik gösterebilen bir soru. Ancak toplumda var olan genel kanı, ilişkinin devamlılığı için sevgi duygusunun tek başına yeterli olmadığını ve saygı, özveri, şefkat gibi kavramların da ilişkinin devamlılığı üzerinde en az sevgi kadar etkili olduğunu gösteriyor.

İlişkide özellikle kişiler arası iletişimin tıkalı olması, dinleyememek ve söylenmek istenenin uygun bir üslupla anlatılamaması, sevgi duygusu ne kadar baskın olursa olsun bir süre sonra kişilerin yıpranmasına ve ilişkinin sonlanmasına neden olabiliyor.

İlişkiyi derinden yıpratan davranışların telafisi bazen mümkün olmuyor.
Tatminsizlik hissi

İnsan, doğası gereği acıdan kaçınmaya çalışan ve tüm davranışlarının sonucunda tatmin arayan bir varlık. Bu nedenle eğer ilişkide kişiye duygusal ya da fiziksel olarak acı veren deneyimler fazlaysa, taraflardan herhangi biri partnerinin hoşuna gitmeyen davranışları karşısında devamlı olarak yargılayıcı ve eleştirel davranıyorsa, ilişkide küçük çatlaklar yavaş yavaş oluşmaya başlıyor.

Tatminsizlik hissi yaşayan kişi, her ne kadar bu çatlakları tamir etmek için çabalasa da, bir süre sonra daha fazla enerjisinin kalmadığını hissederek ilişkiyi sonlandırma kararı alabiliyor. Bu nedenle çiftlerin iletişim kurarken kırıcı olmamaya, kişisel sınırlara önem vermeye ve ilişkiyle ilgili problemleri yapıcı çözüm yollarıyla birlikte çalışarak çözümlemeye dikkat etmeleri gerekiyor.

Geçmiş duygusal deneyimler ve gelecek öngörüsü

İlişkide hem kadınlar hem de erkekler, yaşadıkları küçük problemler karşısında birbirlerinin verdiği tepkileri gözlemlerler ve gelecekte yaşanabilecek olası büyük problemler karşısında partnerlerinin nasıl davranacağını ön görmeye çalışırlar. Örneğin, ilişkide taraflardan biri sürekli olarak olumsuzluklara odaklanıyor ya da olaylar karşısında fazla yoğun duygusal tepkiler veriyorsa; yapılan açıklamalardan tatmin olmuyor ve karşısındaki kişinin söylediklerini dinlemiyorsa bu durum gelecekte yaşanabilecek problemler karşısında kişinin nasıl bir yaklaşım sergileyeceğiyle ilgili fikir verebiliyor. Özellikle uzun bir geçmişi olmayan, yeni başlamış ilişkilerde deneyimlenen davranış biçimleri ilişkinin gelecekte neye dönüşeceği hakkında yapılan yorumlar üzerinde oldukça etkili.

Bazı negatif olaylar ilişkide küçük çatlaklar oluşmasına sebep oluyor.
Çekiciliğin kaybolması

Dış görünüşün uzun süreli ilişkilerde, özellikle ilişkiyi sonlandırma gibi büyük bir karar üzerinde ne kadar etkili olduğu tartışma konusu. Ancak burada bahsettiğimiz çekicilik kavramı kişinin yalnızca dış görünüşüyle değil hissedilen duyguların yoğunluğu ve paylaşılan fikirlerin çokluğuyla da alakalı. Özellikle uzun ilişkilerde çekiciliğin kaybolması ve karşı tarafın size olan ilgisini yavaş yavaş kaybetmesi çok olası ve doğal bir sonuç. İlişkide değişikliğin olmaması ve paylaşımların monotonlaşması bir süre sonra fiziksel görünümün, duygusal deneyimlerin ya da paylaşılan fikirlerin de normalleşmesine sebep olabilir. Bu nedenle çekiciliğinizi yalnızca farklı bir şeyler yaparak, fiziksel görünümünüzü değiştirerek ya da üzerine tartışacak farklı fikirler ve deneyimler geliştirerek artırabilirsiniz.

Bağlılığın bağımlılığa dönüşmesi

Sevgi duygusu ne kadar yoğun olursa olsun ilişkiyi kaçınılmaz sona yaklaştıran en tehlikeli şeylerden biri de karşı tarafın bağlılığının bağımlılığa dönüştüğünün hissedilmesi. Hayatında sahip olduğu tek şey ilişkisiymiş gibi davranan, sevdiği kişinin hayatının merkezine koyarak başka hiçbir şeyle ilgilenmeyen, arkadaşlarıyla görüşmeyi bırakan, işlerini aksatan, hobileri olmayan, yani kişiyi kendisi yapan tüm özelliklerini bir kenara bırakıp yalnızca ilişkisiyle var olabilen kişiler genelde ne kadar sevilseler ve sevseler de terk edilirler. Kimse özgürlüğünün sabote edilmeye çalışıldığı, kişisel sınırlarının ihlal edildiği bir ilişkide sevgi duygusu ne kadar yoğun olursa olsun devam edemez.

Kişiyi olduğu gibi kabul etmeyip düzeltmeye çalışmak

İnsan devamlı olarak değişen ve gelişen bir varlık. Ancak bunun sebebi hiçbir zaman başka birinin gördüğü bir eksikliği düzeltmek, başka birinin istediği kurallar doğrultusunda yaşamak, yani başka birinin doğrularını yaşamak olmamalı. Sevdiğiniz kişiyle birlikte olmak, onu sahip olduğu tüm olumlu ve olumsuz yanlarıyla kabul etmeyi gerektirir. Tabii ki ilişkide kişiler birbirlerinden beslenir ve birlikte gelişir. Partnerinizin sizi geliştirdiğini ve olumlu yönde dönüştürdüğünü görmek sizi tatmin edecek ve ilişkinizi güçlendirecektir. Ancak bu değişim ve dönüşüm yalnızca sizin isteğiniz ve sınırlarınız çerçevesinde olmamalı. Kimse, özgürlük alanının ihlal edldiği ve nasıl davranması gerektiğinin dikte edildiği, kendisi olamadığı bir ilişkide uzun süreli kalmak istemeyecek ve ilişki bir süre sonra kendiliğinden sonlanacaktır. 

Kaynaklar:
Elite Daily 
Bustle
lovesagame

 

İlginizi çekebilir: Duygusal mazoşizm: Mutluluğu sabote etme sanatı

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale