X

Sessizliğin içinde yankılanan hayatlar: Sally Rooney’den Intermezzo

Edebiyat dünyasının sesi hiç bu kadar alçak ama bu kadar çarpıcı olmamıştı. Sally Rooney, yeni romanı Intermezzo ile yine olağanüstü gündelikliğin içine dalıyor ve karakterlerinin sıradan görünen ama içsel olarak fırtınalı dünyalarını ince ince işliyor. Eğer Rooney’nin daha önceki eserlerini okuduysanız – Normal People ya da Beautiful World, Where Are You – bu kitabın tonunun daha karanlık ve sessiz olduğunu hemen fark edeceksiniz.

İki erkek, bir kayıp, sessiz bir çöküş

Intermezzo, babalarının ölümünün ardından duygusal olarak çırılçıplak kalan iki erkek kardeşin hikâyesini anlatıyor: Peter ve Ivan. Peter, satranç dünyasında yükselmek isteyen genç bir oyuncuyken, Ivan ise içe kapanık, zihinsel olarak mücadele içinde olan bir karakter. Rooney bu iki karakterin hayatlarını klasik anlatı yapılarından uzak durarak çiziyor. Diyaloglar eksiltili, karakterler ketum ve duygular çoğu zaman mimiklerin, boşlukların ya da satır aralarının içine gizlenmiş.

“Kardeşlik burada bir bağdan çok, bir yük gibi duruyor. Rooney, bu yükün ağırlığını müthiş bir dinginlikle anlatıyor.” –The Everygirl

Rooney’nin “sessiz acı” estetiği

Rooney, duyguların patlayarak değil, içe doğru çöktüğü bir dünyada yazıyor. Intermezzo bu anlamda onun en ‘sessiz’ ama belki de en yankılı romanı.

The Guardian eleştirmeni kitabı “sessiz bir felaketin edebi versiyonu” olarak tanımlıyor. Ve bu tanım çok yerinde: olaylar büyük değil, ama duygular devasa. Kardeşler arasında geçen her küçük konuşma ya da kaçamak bakış, adeta bir buzdağının görünen kısmı gibi işliyor. Derinlerde yatan travmalar, sorulmamış sorular ve hissedilmemiş yaslar, satırların altından sızıyor.

“Rooney, hayatın nasıl hissettirdiğini, olup bitenlerin değil, olup bitmeyenlerin insanı nasıl şekillendirdiğini yazıyor.” –The Guardian

Satranç ve duygular: zihinsel bir savaş alanı

Kitapta satranç sadece bir arka plan değil, duyguların bir metaforu. Peter’ın satranç dünyasındaki yükselişiyle, içsel yalnızlığı arasında derin bir bağ var. Ivan’ın zihinsel durumuyla Peter’ın stratejik oyunu arasında Rooney, adeta iç içe geçmiş bir duvar örüyor. Her hamle, karakterlerin duygusal zırhında bir çatlak yaratıyor.

Intermezzo, bazen bir açmaz, bazen bir bekleme anı gibi. Tıpkı satrançta olduğu gibi, bu kitapta da en güçlü hamleler çoğu zaman yapılmayanlar.

Rooney’nin en olgun romanı mı?

Sally Rooney, Intermezzo ile kendini tekrar etmiyor, aksine olgunlaşıyor. İkili ilişkilerin yerine kardeşliği, romantizmin yerine yas sürecini, çarpıcı cümlelerin yerine fısıltıyı koyuyor.

Bu kitap, Rooney’nin okuyucularını alışılagelmiş konfor alanlarının dışına çıkardığı; ancak sonunda çok daha derin bir yankıyla geri getirdiği bir ara bölüm.

İlginizi çekebilir: Bedeninize ve zihninize iyi gelecek wellness kitapları

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale