X

Seni seviyor musun: Kendini sevmek tüm hayatını değiştirebilir

Azınlık olarak bu soruya hayır yanıtını veririz. “İnsan kendini sevmez olur mu? Tabii ki seviyorum kendimi!” deriz. Acaba gerçekten kendimizi seviyor muyuz, ne dersin? Derin derin düşünelim.

Aslında sevgiyi tanımlama biçimimiz onu yaşama stilimize dair çok şey söylüyor. Sevgiyi nasıl tanımlıyorsun, hangi kalıplarla sevgiyi açıklıyorsun? Burası fazlasıyla önemli. “Sevgi zorluktur, mücadeledir, acı çekmektir, hüzündür, direnmektir” dediğin zaman, ki burada en yaygın ifadeleri yazmaya çalıştım, bu minvalde durumlar deneyimlemiş olabilir misin? Ya da “Sevgi kıskanmaktır, sevgi sahiplenmektir, ne demek özgür bırakmak? İnsan hiç sevdiğini bırakır mı?” diye mi düşünürsün? Ya da en yaygını “Sıkı dur, kimseye güvenme ,babana bile güvenme bu hayatta! Sevdiğine güven olur mu? En nihayetinde o da insan. İnsan çiğ süt emmiş bir varlık, her şeyi yapabilir.”

Farkındaysan endişe dolu bir sürü cümle… Aslında hepsi içerik olarak negatif ve sevgi temelinden çok, korku kaynağından yükseliyor. İşte bunlara fazlasıyla yer verip ifade ettiğimizde hayatımız da bu içerikte şekillenmeye başlıyor. Sevgiyi balonlar, kalpler, hediyeler, sevgi sözcükleri görmekten öte belki başka bir perspektiften bakmalıyız ona. Mesela, bana iyi gelen nedir tam olarak? İlişkide olduklarım bana iyi geliyor mu, yoksa onlarla olmak kısa bir süre iyi hissettirse bile bir zaman sonra kötü mü hissettirir bana? Ve sen bazı sana iyi gelmeyen şeylere, nesnelere, insanlara bir zaman sonra hiç gitmesinler diye sıkı sıkıya tutunur musun?

Ya da sana iyi gelen enerjinin, sevgi hissinin arttığı eylemlerle yeterince meşgul müsün? Bedenine ruhuna zihnine aldıkların sevgi dolu şeyler mi? Öfkeyle, hınçla, üzüntüyle mi bedenini doldurursun, yoksa sakin, huzurlu, dingin, tadına vardığın besinlerle mi? Sormak gerek.

Sevgi tanımın, sevgiye dair yaşayacaklarına dair aslında müthiş bir kahin biliyor musun? Ve sen neye inanırsan öyle bir gerçekliği deneyimliyorsun. Sevgiye inanıp en başta kendini seviyor musun, yoksa çoğunlukla hayatı kendine zulüm mü ediyorsun?

Düşünmek gerek. Tüm bunların ayırdına vardığımız vakit sevginin acı çekmekten, kıskanmaktan, kısıtlı enerjilerden, güvensizlikten, mutsuzluktan, acıdan çok öte bir yerde, huzur dolu, dingin, sakin, hiç gitmek istemeyeceğimiz bir yer olduğunu fark edeceksin. Ve sana küçük bir sır: Kendini yeterince sevmediğin takdirde belki defalarca kendini sevmeyi sana öğretecek insanlarla karşı karşıya geleceksin. Onlar ders vermeye gelip gidecekler, ta ki sen kendini sevmeyi anlayıp içselleştirene kadar. O yüzden ilk dersini tüm ilişkiler için en baştan al ve kendini gerçekten sev, tam olarak. Ancak sende olanı başkasına verebilirsin ve o da sana verdiğinde doğru ve koşulsuz sevgiden yükseldiğini hissedebilirsin.

Sevgiyle…

Instagram: dilarapepedil
www.pskdilarapepedil.com
dilarapepedil@gmail.com

İlginizi çekebilir: İstenmeyen misafir “değişim” kapımızı çaldığında

Dilara Pepedil: İstanbul Üniversitesi Psikoloji bölümünden 2008 yılında mezun oldum. Daha sonra Marmara Üniversitesi’nde ‘örgütsel davranış’ alanında wellbeing-iyi-oluş konusunda tezli yüksek lisans yaptım. Yaklaşık 14 yıldır aktif olarak yetişkin ve çocuk grubuna yönelik online/yüz yüze psikolojik danışmanlık ve psiko-terapistlik sürecimi yürütmekteyim. Aile Terapisi ve Aile Danışmanlığı, Oyun Terapisi, Sanat Terapisi, Çocuk Resimlerinin Psiko-pedagojik Açıdan Yorumlanması, Hipnoterapi, Pedagojik Formasyon, KindyROO Erken Çocukluk Eğitimi ve Gelişimi eğitimlerim bulunmaktadır. ‘Bilinçli Annelik Mutlu Anneliktir’ adında bir kitabım bulunmaktadır. Kurumsal olarak Adana Ticaret Odası, Çukurova Belediyesi, Optimum Outlet, Esas 01 Burada, Aksa Holding, Defacto ve KindyROO Türkiye’ye psikolojik eğitim ve seminerler verdim. Halen doktora eğitimime ‘liderlik’ konusunda devam etmekteyim. www.pskdilarapepedil.com

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale