X

Şefkatin bilgeliği sizi dış olaylardan en dingin şekilde korur

İçimizdeki isyanı şikayet ederek, suçlayarak, yargılayarak, eleştirerek, ötekileştirerek ifade etmenin çözüm olmadığını algılamamızı diliyorum. Gün geçmiyor ki sert bir deneyimle karşılaşmayalım. Hareketli, yoğun günler geçiriyoruz. Yaşamın anlardan ibaret olduğunu fark ediyoruz. Bu anları nasıl değerlendirdiğimiz, bu anların kıymetini bilmemiz o kadar mühim ki… Benim şikayet edip, suçlayarak, yargılayarak, ötekileştirerek yaşamımda kayıp olarak addedeceğim bir anım yok; buna hiç gerek yok. Böyle olmamasına gayretim var. Birşeyleri değiştirmenin, dönüştürmenin yolunu sakinlik ve sükunetle, şefkatin bilgeliğiyle bulabiliriz. 

Şefkat öyle bir enerji ki yumuşacık… Olmazları olduran, kini, nefreti, öfkeyi yumuşatan, korkuyu sindiren dönüştüren güçlü bir enerji… Ve güzel haber, içimizde şefkat var! Görmezden gelsek de, yok saysak da şefkat var. İçimizdeki şefkati ortaya çıkarabiliriz; ayırmadan, kayırmadan ifade edebiliriz. İşte o zaman bambaşka olur herşey…  Daha güzel ve huzurlu olur hayatlarımız. Birlik olunca çoğalıyor şefkat hızla yayılıyor.

‘’İçimizde ne varsa, dışarıya yansıyan o’’ sözünü ezberledik. Ancak ezberlediğimizi nasıl algıladık? İçimize nasıl bakıyoruz?

Ben kendime soruyorum. “Hande yaşamda olanlara nasıl yaklaşıyorsun?” diye… Elimden geldiğince, gönlüm elverdiğince şefkatle yaklaşıyorum. Zihnimin algılama kapasitesinin çok üzerinde olan yüce zekanın, Allah’ın var bir bildiği diyorum. O’na sığınıyorum. Teslimiyette olmaya çalışıyorum. Kolay olduğunu söyleyemem.

Geçmişte epeyce bana ait olan kızgınlıklar, kırgınlıklar için hep başkalarını suçladım, yargıladım. Biraz da intikam duygumu besledim. Ama hiç bir işe yaramadı ve daha çok çözümsüzlük, sıkışma, kaos yarattı. Böyle yaparak en çok da kendime zarar verdiğimi fark ettim. Egom, sevgimi ifade etmeye, şefkatimi göstermeye izin vermedi. Ta ki ben uyanana kadar… Çok uzun zamandır benimle aynı görüş ve fikirleri paylaşmayanları, oldukları halleriyle kabul ediyorum. Kabul etmek onaylamak anlamına gelmiyor. Kabul etmedikçe, direnç gösterdikçe o alanı daha da kuvvetlendirdiğimizi fark ettim. Bu sebeple kabuldeyim ve onaylamıyorum. Olanı olduğu gibi seviyorum, yapabildiğimce… Duygularımı fark ediyorum, hissediyorum ve şefkate dönüştürmeye niyet ediyorum. Bunun için kişisel gelişimi bir araç olarak görüyorum.

Özümüzün sadece sevgi olduğunu hissederek ve bu sevgiyi birlikte çoğaltabileceğimizin bilinciyle yaşayalım. Mutlu, huzurlu anlara uyanalım. Öncelikle içimizde huzur ve barışı sağlayalım şefkatin bilgeliğiyle…

Ne ararsan kendinde ara.

Aradığın bir tek sensin.

Sen yalnız duyuş ve düşünüşten ibaretsin.

Geriye kalanların et ve kemiktir.

Hz. Mevlana

Sevgilerimle…

İlginizi çekebilir: Toplumsal travmaların üzerimizdeki etkilerini serbest bırakabilme ve sakin kalabilme 

Hande Akın: 5 Şubat 1977 İstanbul doğumluyum. Şişli Terakki Lisesi’nde okudum. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo-TV Sinema Bölümü’nden mezun oldum. 15 yıl reklam sektöründe prodüksiyon ve müşteri ilişkileri yöneticilikleri yaptım. 28 yaşlarında başlayan sorgulama, kendimi keşfetme, tanıma, anlama maceramda 33. yaşım milat oldu. Reklamcılıkla vedalaştım. Aldığım ve almakta olduğum sayısını artık hatırlamadığım pek çok eğitim, seminer oldu. Kişisel gelişim alanında yaşam koçluğu yapmaya başladım yıl 2010... “Ben zamanı”nın kurucusuyum, Bu slogandan hareketle; EFT (Duygulardan Özgürleşme Tekniği), REGRESYON, Ezoterik şifa teknikleriyle harmanladığım kalbimin rehberliğinde özgün bireysel seanslarımın yanı sıra kişisel gelişime dair eğitimler, seminerler veriyorum. Kadın Olmak ve AŞK’a gel özellikle dişil enerji üzerine çalıştığım workshoplarım. İlham veren, motive eden, umudu yeniden yeşerten kitlelere özel konuşmalar yapıyorum. Kitabım “Kadın Olmak” 2014’te çıktı. 2015 ve 2016 yıllarında televizyon programı hazırlayıp, sundum. Akışta kalma deyimini içselleştirerek yapabildiğimce teslimiyetle gelişmek ve geliştirmek bana keyif veriyor. Birbirimizden öğrenerek, birbirimize destek vererek geliştiğimize, hepimizin birbirinden ilham aldığına ve her bireyin kendini şifalandırabileceğine inanıyorum.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale