X

Dilara Koçak’tan: Sağlıklı ve güzel görünen bir cildin sırları

Benim için en güzel makyaj sağlıklı ve ışıldayan bir cilt üzerindeki kocaman bir gülümseme. Sosyal medya takipçilerim bana “gülüşü güzel kadın” diyorlar, çok mutlu oluyorum. Gülümseme ile birlikte yüzümüzde pek çok kas harekete geçiyor ve mutluluk hormonu salgılanmasını da desteklemiş oluyoruz.

Bununla birlikte güzel görünmenin makyaja ve kozmetiğe dayalı sırlarından vazgeçmiş değilim. Benim en büyük sırrım asla makyaj ile uyumamak. Bu alışkanlık gözlüğü bırakıp lens kullanmaya başladığım dönem ile gelişti, yani yaklaşık 25 yıl oldu. Lens kullandığım için göz temizliği ve bakımı benim için her zaman çok önemliydi ve sanırım bu konuda Neutrogena sevenler kulübünün en sadık dostlarından biriyim.

Cildimizi nasıl temizlemeliyiz?

Cildinizi temiz tutmak uğruna sürekli yıkamak büyük bir hata. Çünkü sık yıkamak cildi kurutuyor ve kuru ciltler daha çabuk kırışıyor. Pek çok kadın cildini temizledikten sonra kupkuru olmasından rahatsız olduğunu dile getiriyor. O yüzden cildinizi temizlerken aynı zamanda nemlendiren ürünler de kullanmak önemli. Sağlıklı ve güzel görünen bir cilt için su içmek şart ama cilt kremlerinden de bu desteği almamız gerekiyor. Yoksa cildiniz zamanla esnekliğini kaybediyor ve canlılığını yitiriyor. O yüzden; cildinizi temizlerken ve nemlendirirken nasıl ürünler kullanmalıyım diye düşünüyorsanız “Hyalüronik asit” kelimesini bir kenara yazın.

Hyalüronik asit aslında ciltte doğal olarak bulunan bir madde. Cildin su deposu vazifesini görüyor ve kendi ağırlığının 1000 katı kadar su tutabiliyor.  Ancak yaş ilerledikçe ciltte Hyalüronik asit azalıyor. İşte bu noktada ben banyo dolabı ve makyaj çantama yeni bir ürün ekledim: Neutrogena® Hydro Boost® Water Gel.

Bu seri Amerika’nın bir numaralı yüz bakım ürünü seçilmiş. Kendi ağırlığının 1000 katı kadar su tutabilen Hyalüronik Asit içeriği sayesinde, nemi yoğun bir şekilde cilde depoluyor.  Özel gel matrix yapısı ile depoladığı nemi gün boyu cilt ihtiyaç duydukça ona geri veriyor. Bunun yanı sıra daha kuru ciltler için 48 saat nemlendirme sağlayan Hydro Boost Gel® Cream seçeneği de var. Hoşuma giden diğer nokta ise yoğun çekimlerim sonrası veya seyahatlerde kullanabileceğim makyaj temizleme mendili formu.

Cilt sağlığı konusunda beslenmenin önemi

İşte tam da bu yeni ürünlerle tanışmışken cildi hem içten hem de dıştan beslemenin önemine de göz atalım istedim. Cildinizi doğru ürüne emanet ederken hadi bir de mutfağınıza bakalım, oradaki seçimleriniz doğru mu 8 maddeyle inceleyelim.

  1. Gece yatmadan önce ve sabah uyanınca mutlaka bir bardak ılık su için. İçtiğiniz su toksinleri temizleyerek cildinizin nem dengesini düzenler.
  2. Bezelye, karnabahar, brokoli, Brüksel lahanası, koyu yeşil yapraklı sebzeler, elma, böğürtlen, soğan, patlıcan, kabak, soya filizi, domates ve domates ürünleri, greyfurt, kavun, erik, kivi, turunçgiller gibi antioksidan kapasitesi yüksek besinler tüketin.
  3. Omega-3 yağ asitlerince zengin olan balıklar genel sağlığı korumada olduğu gibi cilt sağlığını korumada da önemlidir. Haftada en az 2 kez balık tüketmeye özen gösterin.
  4. Alkollü içecekler, yağlı soslar, aşırı tuzlu yiyecekler gibi vücudunuzdan su attıracak, cildinizi yağlandıracak besinleri dikkatli tüketin.
  5. Cilt sağlığı söz konusu olduğunda akla ilk gelen en önemli B vitamini biotindir. Biotin, deri, tırnak ve saç hücrelerinde bulunan bir besin öğesidir. Yeterli miktarda alınmadığında dermatitlerle veya bazen saç kaybı ile karşılaşılabilir. Biotin birçok besinde bulunur. Muz, yumurta, yulaf ezmesi, pirinç en bilinen kaynaklardandır.
  6. Selenyuma beslenmenizde önem verin çünkü güneşin zararlı etkilerine karşı cildi korur. Tam tahıllar, deniz ürünleri, sarımsak ve yumurta selenyumun en iyi kaynaklarıdır.
  7. C vitamini, çinko ve bakırın birlikte alınması derinin elastikiyetini sağlar.
  8. Eğer akne probleminiz varsa çinko sizin için önemlidir. Bazen tek başına çinko eksikliği akne oluşumunun nedeni olabilir. Yağsız et, tavuk, hindi, bazı deniz ürünleri (istiridye gibi) çinko kaynaklarıdır.
Dilara Koçak: 1990 yılında beslenme ve diyet mesleğine gönül veren Koçak, Hacettepe Üniversitesi, “Beslenme ve Diyetetik” mezunudur. Yüksek lisansını da aynı üniversitede tamamlayarak uzman ünvanını almıştır. Hâlâ Mezura Kliniğinde bireysel ve kurumsal beslenme ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale