X

Doğru nefes almanın hayatımızdaki önemi

Günde 20.000’den kereden fazla nefes alıyoruz. Peki doğru nefes alma konusunda ne kadar bilgiliyiz? Yaşamaya nefes ile başlayıp , yaşamımıza nefes ile son verirken, biz nefesi ne kadar derin alıyoruz dersiniz? İlk pilates ve yoga dersimi aldığımda nefesi hayatımızda ne kadar otomatik hale getirdiğimizi fark etmiştim. Farkındalıkla alınan nefeslerin bedende anlamlı değişimler yarattığını deneyimledikten sonra başka bir ben gözlemleğimde nefesin önemini anlamıştım.

Hepimiz bebekken, bedenlerimiz daha derin ve rahat nefesler alırdı.

Bebekleri uyurken izlerseniz, yetişkin bir insandan daha fazla nefes alırken, özellikle karın bölgesindeki iniş kalkışlarını dışardan gözlemleyebilirsiniz. Bu bebeklerin nefesi nasıl derin aldıklarının da bir göstergesidir.

Yaş ilerledikçe, stresli yaşam tarzı ve hayatımızda olan değişimler; nefes alma farkındalıklarımız üzerinde etki yaratıyor. Nefesi kesen olaylar arttıkça , haliyle stres artıyor ve nefeslerin derinliği azalıyor.

Nefes farkındalığı neden bu kadar önemli?

Doğru nefes almak, bedenimizin ihtiyacı olan oranda oksijenle dolması ve beynin tazelenmesi anlamına gelmektedir. Beden yeterince oksijeni almadığında kana yeterince oksijen gitmeyecektir. Kaslar egzersizler sırasında kolayca yorulacak ve erkenden yorulma hissi yaratacaktır.

Doğru nefes almamak aynı zamanda kandaki karbondioksit miktarını da etkileyecektir. Bedendeki oksijen ve karbondioksit miktarının dengesi önemlidir.

Verilen nefes alınan nefesten daha fazla ise bedende bazik bir ortam olacaktır. Hücrelerde doğru oranda asitliği sağlamak için yeterli karbondioksit miktarının alınması gerekmektedir. Dolayısıyla alınan nefesler kadar verilen nefeslerle bedendeki dengenin sağlanması ve sağlıklı bir beden için önemlidir.

Kandaki bu yetersiz oksijen ve karbondioksit değişimi ile beden ses çıkarmaya başlayacaktır. Nasıl mı?

Bağışıklık sisteminden sinir sitemine kadar panik atak, uykusuzluk, baş dönmesi, organlarda rahatsızlıklar gibi birçok rahatsızlıkla beden yenik düşecek ve ses çıkarmaya başlayacaktır.

Nasıl nefes farkındalığını arttırabiliriz?

Çok farklı nefes teknikleri var. Pilates, yoga gibi egzersizlerde aldığımız nefesler o egzersizin prensiplerine göre değişmektedir. Peki, günlük hayatta ise tempolu yaşamlarımızda farkındalığı artırmak için ne yapabiliriz?

Nefesi derinleştirmek için diyafram nefesini deneyebilirsiniz. Sırtınız dik olacak şekilde rahatça oturma pozisyonunu aldıktan sonra, sol elinizi göğsünüze, sağ elinizi karnınıza yerleştirdiğinizde arada kalan boşlukta göğüs kafesiniz kalacaktır. Nefes almaya başladığınızda sol elinizin sabit kalması şartıyla, sağ elinizin yukarı ve aşağı doğru oynamasıyla karnınıza kadar derin bir nefes aldığınızın farkına varırsınız, bu aynı zamanda diyafram nefesi aldığınızın da göstergesidir. Sol eliniz harket ediyorsa nefesi yüzeysel aldıgınız anlamına gelir.

Unutmayın ki, iyi bir solunum için aldığın ve verdiğin nefeslerin denge içinde olması önemlidir. Nefesi iyice boşalttığına emin olmak için ilk önce göğüs kafesindeki sonra karnındaki nefesi boşaltabilirsiniz. Bu solunumu ise kesintisiz ve yumuşak yapmaya dikkat etmelisiniz. Yavaş ve ritmik nefes alışverişleri bedeninizdeki oksijen ve karbondioksit akışını dengeleyecek ve kalp atışlarınızı yavaşlatarak bedeninizin bu döngüden en verimli şekilde beslenmesini sağlayacaktır.

Taze bir beden ve zihin bizi daha yaratıcı kılacaksa neden doğru nefes almayalım?

Aldığınız her nefesin derin ve hayatınıza renk katması dileğiyle..

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. tıklayınız. 

Nazlı Savaş: Kimya alanında lisans eğitimi aldıktan sonra İstanbul Teknik Üniversitesi'nde İşletme alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Akademik eğitimleri sırasında keşfetme tutkusunun peşinden gidip uzun bir süre Amerika ve değişim programıyla İtalya'da yaşamış, Pisa Üniversitesi'nde okumuş bir serüvenci. Hala profesyonel hayatında bir yandan headhunter olarak çalışırken, kalbinin atması için en büyük tutkularından biri olan Pilates'in peşinden gitti ve eğitmenlik yolunda ilerliyor, dersler veriyor. Sağlıklı ve pozitif yaşama dair kalp atışlarını atıran ne varsa araştırmaktan ve insanları da bu ritme ortak etmekten keyif alıyor. Müzik, tango, farklı ülkeri keşfetmek, öğrenmek ve öğretmek, yeni yemekler tatmak keyfini artıran, olmazsa olmazlar arasında. Ömründen uzun idealleri olması muhtemel. Paylaşma tutkusu blog yazıları ile hayat bulmakta.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale