X

Sağlığa zararlı kumaş türleri

Günümüzde moda ve giyim, sadece estetik zevklerimizi değil, aynı zamanda sağlığımızı da etkileyen önemli bir unsur haline geldi. Çünkü, bazı kıyafetler kombinlerimizi zenginleştirse de üretildikleri kumaşlar hem cildimize hem de genel sağlığımıza zarar verebiliyor. Bu yazımızda, insan sağlığına dost olmayan kumaş türlerini sizler için kaleme aldık.

Hangi kumaşlar insan sağlığını tehdit ediyor?

Bazı kumaş türleri, içerdikleri kimyasal maddelerden ötürü kötü kokuya sebep olabiliyor. Ayrıca, ciltte döküntü ve mide bulantısı gibi durumlar da bu kumaşlar yüzünden açığa çıkabiliyor. Şimdi, hem gündelik hayatı hem de insan sağlığını böylesine negatif bir şekilde etkileyen kumaş türlerini sizlere açıklamak istiyoruz.

1. Naylon

Neredeyse sürekli üzerimizde olan pek çok parça ham maddesi petrol olan naylondan üretiliyor. Çoğu iç çamaşırında ve çorapta bulunan bu kumaş türü, ucuz maliyetli ve dayanıklı olmasından dolayı ön plana çıkıyor. Her ne kadar naylon dirençli bir kumaş olsa da insan sağlığına fazlasıyla hasar veriyor. Bu kumaştan üretilen kıyafetler, teri ememediği için kötü kokuya neden oluyor. Kötü kokuyla birlikte, naylon yüzünden cilt enfeksiyonları ortaya çıkabiliyor. Ayrıca, farklı kimyasallarla boyanan naylonun ciltte tahrişe yol açtığını belirtmek istiyoruz.

2. Rayon

Viskon olarak da bilinen rayon, ipek gibi yumuşacık olmasıyla kendisini gösteriyor. Bu kumaş türü, yumuşaklığı ve ucuzluğu sayesinde sıkça tercih edilse de uzun vadede sağlığa büyük zararlar veriyor. Bu zararların arasında kas ağrısı, mide bulantısı, kusma, göğüs ağrısı ve baş ağrısı gibi durumlar yer alıyor. Sadece insan sağlığına zarar vermekle kalmayan rayon, aynı zamanda çevre kirliliğine de yol açıyor. Bu kumaşın üretim sürecinde kimyasal olarak odun hamurundan dönüştürülen selüloza yer veriliyor ve bu süreç doğanın kirlenmesine yol açıyor. Yıkamaya dayanıklı olması için sülfürik asit, aseton, amonyak ve kostik soda ile işlemden geçirilen rayon, spor giyimden dış giyime kadar pek çok parçaya dahil oluyor.

3. Polyester

Uzmanlar, en popüler kumaşlar arasında yer alan polyesterin en tehlikeli kumaş türü olduğunu belirtiyor. Bu kumaş, içeriğinde naylon ve plastik gibi insan sağlığı için fazlasıyla zararlı olan maddeleri barındırıyor. Polyesterden üretilen giysiler, derinin nefes almasını engelliyor ve çeşitli enfeksiyonlara yol açıyor. Gribe bile sebep olabilen bu kumaş, beraberinde farklı kadın hastalıklarını ve egzama gibi cilt problemlerini getiriyor. Ayrıca, çeşitli çalışmalar polyester iç çamaşırları yüzünden sperm sayısının ve hareketliliğinin azaldığını kanıtlıyor. Bununla birlikte, sağlık profesyonelleri tarafından polyesterin anne adaylarının düşük yapmasına neden olduğu da ifade ediliyor.

4. Akrilik

Akrilik kumaş, akrilonitril isimli organik bileşikten üretiliyor ve bu bileşik kanserojen madde sınıfında yer alıyor. Akrilikten yapılan kıyafetler giyildiği zaman kumaştaki akrilonitrilin bir kısmı cilt tarafından emiliyor. Bu durum sonucunda da kanser olma riski hızla yükseliyor. Bu tür, aynı zamanda mide bulantısı, baş dönmesi, baş ağrısı, nefes alırken güçlük yaşama ve kas güçsüzlüğü gibi durumlara da yol açabiliyor. Ayrıca, akriliğin insan sağlığına verdiği hasarı çevreye de yansıttığını vurgulamak istiyoruz. Uzmanlar, bu kumaşın üretim sürecinin çevre kirliliğinin en büyük sebeplerinden biri olduğunu belirtiyor.

Hangi kumaşları tercih etmelisiniz?

Yukarıda bahsettiğimiz zararlı türlerden uzaklaşıldığı zaman çok fazla kıyafet seçeneği kalmayacağını düşünebilirsiniz. Her ne kadar pek çok kumaş insan sağlığına ve doğaya zarar verse de insanı ve çevreyi koruyan kumaş çeşidi de oldukça fazla. Eğer hem çevreyi hem de kendinizi korumak istiyorsanız pamuk, kaşmir, ipek, keten, bambu ve merinos yününden yana tercih yapabilirsiniz. Bu kumaşlar, hem derinin nefes almasına olanak tanıyor hem de ciltte pürüzsüzlük hissini beraberinde getiriyor. Başta iç çamaşırları olmak üzere, kombinlerinizi tamamlayacak parçaların bu kumaşlardan üretilip üretilmediğine dikkat etmelisiniz.

İlginizi çekebilir: Doğa dostu ve sürdürülebilir kumaş çeşitleri

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.

i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale