X

Sağım solum aydınlanma: Kundalini enerjisi nedir?

Kundalini enerjisi, Doğu mistisizmi ve yoga felsefesinde oldukça yaygın duyabileceğiniz bedende var olduğuna inanılan pasif bir enerjidir. Kelime kökeni itibarıyla Sanskrit dilinde, daireler çizme, spiral çizme anlamlarına da sahiptir. Tarif edilen bu enerjinin, bedenin alt bölgesinde, yani omurganızın sonlandığı kuyruk sokumu bölgenizde pasif bir biçimde yattığına inanılır. Öyle ki kundalini enerjisinin sembolü, “kıvrılmış uyuyan bir yılandır.”

Kundalini enerjisi hakkında farklı görüşler olmakla birlikte, bu enerjinin anne karnında ilk oluştuğumuz andan beri omurga kökünde uyuduğu, ancak belirli yöntemler ile canlandığı ve yükselebildiği söylenir. Her bedende farklı etkilere sahip olduğu söylenmekle birlikte, enerji miktarının herkeste aynı olduğuna inanılmaktadır.

Yoga, meditasyon ve belirli nefes çalışmaları ile bu enerjinin uyandırılması deneyimlenmektedir. Bu çalışmaların yanı sıra, kişinin başına gelen bazı travmatik olayların, doğum, menapoz gibi durumlarda da enerjinin uyandığı anlatılmaktadır. Başlı başına kundalini enerjisine odaklanan kundalini yoga pratiği de bulunmaktadır. Merak edenler, deneyimli bir eğitmen eşliğinde uygulayarak kendi enerjisini uyandırma yoluna gidebilir.

Kundalini enerjisi nasıl çalışır?

Fiziki bedenin işleyişini sürekli kılan bu sistemlerin yanı sıra, bir de fiziki bedenimiz, zihnimiz ve ruhumuz olarak üçe ayırdığımız sistemin tam ortasındaki geçişi yumuşatan, bedenden ruha doğru açılan anlar ve bu anları yaratabilme potansiyeline sahip sistemler bulunur.

Kimimizin enerji dalgaları, kimimizin 6. his, kimimizin ise “içime bir şey doğdu” diye tanımladığı hislerinin kökeninde yatan, bu bağlantılardaki hareketlenmelerdir. Bu uyuyan yılan, belirli tekniklerle uyandırıldığında, omurganın yanından sushumna adı verilen bir eksen boyunca, biri negatif (ida) diğeri pozitif (pingala) olmak üzere iki kanalın spiraller çizmesi ile başın tepesine doğru yükselmeye başlar.

Bedenin enerji kanallarıyla (nadi) sarılı olduğu tanımlanan Yoga felsefesine göre kundalini enerjisi sushumna nadi adlı kanalın etrafında tıpkı bir DNA sarmalı gibi helezonik biçimde yükselir. Bu sarmallardan sol tarafta olanı İDA NADİ, dişil yanımızı temsil ederken; sağ taraftan başlayıp sağda sonlanan kanal PİNGALA NADİ’dir. O da eril yanımızı tarifler. Yani diğer bir deyişle, bedendeki dişil ve eril yönlerimizin dengelenmesi, çalışması da kundalini enerjisini açığa çıkarabilecek yöntemlerden biridir.

Peki yükselen bu enerji ne işe yarar?

Ülkemizde belki yoganın yaygınlaşmasından çok daha öncelerde popülerleşen çakralar, tam bu noktada belirginleşir. Çakra kelime kökeni anlamı ile tekerlek, çark anlamı taşımaktadır. Her bir çarkın bedenin 7 farklı bölgesinde omurga hattı boyunca, sushumna nadi kanalının üzerinde dizildiğine inanılır. Çakralar enerjiyi çeken, dönüştüren ve dağıtandır. Çakralara inanılıp inanılmaması bir yana, tarif edilen yerleri itibarıyla fiziksel bedende oldukça somut noktaları tarifler. Her bir çakranın bulunduğu noktada, fiziksel bedende varlığı tespit edilmiş, nöron ağları kümelenmeleri bulunur. Ayrıca bu kümelenmeler bedendeki salgı bezleri ile direkt olarak iletişim halindedir.

Kundalini enerjisi beden kökünden spiraller çizerek yükselmeye başladığında önce kök çakraya gelir, çakralar bir tekerlek gibi dönerek enerjiyi bu sinir ağlarını bedene yaymaya ve yükseltmeye başlar, kök çakradan geçen kundalini enerjisi daha sonra karın altı çakraya gelir, daha sonra mide çakrası, kalp, boğazaltı, alın ve en nihayetinde tepe çakraya erişerek, zihnin ve bedenin sahip olduğu dinamik enerjinin yerini alarak statik bir enerji şeklinde tüm bedene dağılır.

İşte omurgamızın tabanında halihazırda uyuyan bu yılanı uyandırmak, bedenden ruha açılan, genişletilmiş farkındalık halimizi artıran ve mutlak gerçeğin görünür olduğu bir halin ortaya çıkmasına neden olur. Çakraların içinden geçen bu enerji akışı, tüm bedene tesir ederek, genişletilmiş bir bilinç halini ortaya çıkarır. İşte bu geniş bilinç halini aydınlanma olarak tarifleyebiliriz.

Bu enerji arayışı düzenli yoga ve meditasyon pratiği ile dilde oldukça soyut kalan bu kavramların fiziki bedenden yola çıkarak “somutlaştırılması” ve algılanır hale gelmesi pratik edilebilmektedir.

Fulya Ates: 2012 yılında İTÜ Mimarlık Bölümünü bitirdi. 2014 yılında İTÜ Mimari Tasarım Master derecesini aldı. 2012 yılından bu yana çeşitli ulusal ve uluslararası mimari yarışmalarda ödüller aldı. Mimarlık mesleğini pratik ederken hayatına bir hobi olarak kattığı yoga ve meditasyon çalışmalarını yoga eğitmenlik eğitimi alarak ileri bir boyuta taşıdı. Şimdi mimarlık mesleğinin yanı sıra, kişiye özel ve grup yoga dersleri vererek, beden üzerinden yeni bir mimarlık inşa etmeye ve araştırmaya devam ediyor. Bilginin paylaştıkça çoğaldığına inanarak, www.cevikmaymun.com adresi üzerinden yoga ile ilgili edindiği tüm deneyimleri paylaşıyor. Daimi öğrenci kalabilmek, sürekli öğrenmek en büyük tutkusu.

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale