X

Sadece profesyonelleri değil toplumu da etkileyebilen şefkat yorgunluğu nedir?

Özellikle, profesyonel olarak diğer insanların travmalarıyla ilgilenilen bir ortamda -örneğin hastanede, bir psikiyatrın ofisinde veya kimsesizler barınma evinde- çalışıyorsanız zaman zaman kendinizi aşırı yorgun ve çaresiz hissedebilirsiniz. Buna, en kısa tanımıyla “şefkat yorgunluğu” denir. İkincil şok ve ikincil stres tepkisi olarak da bilinen şefkat yorgunluğu, travma geçirmiş veya ciddi duygusal baskı altında olan kişilere yardım etmekten veya onlara yardım etmeyi istemekten kaynaklanan bir stres türünü tanımlar.

Şefkat yorgunluğu nedir?

Şefkat yorgunluğu, genellikle stres veya travma deneyimleri yaşayan başka insanlara yardım etmenin beraberinde getirdiği fiziksel, duygusal ve psikolojik etkisini tanımlayan bir terimdir. Ve sık sık “tükenmişlik” ile karıştırılır. Ancak tükenmişliğin aksine, şefkat yorgunluğu yüksek oranda tedavi edilebilir ve daha az tahmin edilebilir olabilir. Şefkat yorgunluğunun başlangıcı ani olabilirken, tükenmişlik genellikle zamanla ortaya çıkar. Ayrıca şiddetli tükenmişlik vakaları, bazen bunu yaşayan kişinin iş veya meslek değiştirmesini gerektirir, ancak genellikle şefkat yorgunluğunu, bu tür bir değişiklik gerekmeden önce önlemek veya tedavi etmek için çeşitli önlemler alınabilir.

Bu yorgunluk biçimi, yukarıda da açıkladığımız gibi bazen ikincil şok, ikincil stres tepkisi, ikincil travmatik stres ve dolaylı travma gibi isimlerle de anılabilir. Şefkat yorgunluğu, yaygın olarak iyileştirme ve yardım etme amacıyla çalışan profesyonellerde görülür. Eğer hukuk veya tıp uzmanı, terapist, ilk yardım uzmanı, hemşire veya benzer bir hizmet sağlayıcısıysanız şefkat yorgunluğu konusunda daha fazla risk altında olabilirsiniz.

Doğal afetlerden sonra toplumda şefkat yorgunluğu

Şefkat yorgunluğu, yaygın olarak profesyonelleri etkiler, dedik. Dolayısıyla bu terim, onların yaşadıkları yorgunluk durumunu ifade etmek amacıyla kullanılır. Ancak aynı zamanda, toplumsal ihtiyaçların keskin bir şekilde bilincinde olan ama bunları çözmek konusunda çaresiz hisseden herhangi bir empatik bireyin deneyimine de atıfta bulunur. Aktif olarak hayır işleriyle veya gönüllülükle uğraşan insanlar, zor durumdaki insanların ihtiyaçları karşısında felç olmuş hissedebilir ve dünyanın zorluklarının hiç bitmeyeceğini; başkalarının kötü durumuna daha fazla enerji, zaman veya para ayıramayacaklarını düşünebilirler.

Benzer şekilde, şiddet içeren haberleri televizyonda veya sosyal medyada izlemek de yüksek düzeyde empatiye sahip bazı kişilerin ikincil travmaya, şefkat yorgunluğuna benzer semptomlar yaşamasına neden olabilir.

Son olarak konu bağlamında ilginç bir veriye yer vermek istiyoruz… İstatistikler, doğal afetlerden kısa bir süre sonra, toplumda afetten etkilenen insanlara karşı yoğun bir yardım ve destek yaşandığını, ancak bu empatinin çok çabuk etkisini yitirdiğini ortaya koyuyor. Bunun da söz konusu olumsuzluktan birebirde etkilenilmese bile, sürekli olarak yaşanan acıya maruz kalınmasına bağlı olarak gelişen şefkat yorgunluğundan kaynaklandığı düşünülüyor…

Yani bugünlerde uzakta olmanıza rağmen acısını paylaştığınız insanları düşündüğünüz için kendinizi tükenmiş, yorgun ve umutsuz hissetmeniz son derece normal. Birbirimize sadece bugün değil, yarın da ihtiyacımız olacak. Bu nedenle yaşadığınız hislerin doğal ve çoğunlukla ortak olduğunu unutmayın. Ülkemizin güneydoğusunda yaşanan felaketin ardından yaralarımızı sarmak konusunda yolumuz çok uzun. Bu yüzden “sürdürülebilir yardım” için enerjimizi dengeli kullanmalıyız…

Şefkat yorgunluğu nedenleri

Örneğin terapistler, hastalarının deneyimleri ve hikayeleri aracılığıyla şefkat yorgunluğundan etkilenebilirler. En yaygın şefkat yorgunluğu tetikleyicileri (nedenleri) aşağıdakilerle örneklendirilebilir:

  • Sizi ciddi sorunlarla tanıştıran bir terapi hizmeti sağlamak
  • Bakım verirken fiziksel veya sözlü olarak tehdit edilmek
  • Bakımınız altındaki biri tarafından intihar veya intihar tehditleriyle karşı karşıya kalmak
  • Tehlikeli ortamlarda bakım sağlanması
  • Depresyon yaşayan birine bakım sağlamak
  • Kayıp, keder ve yas yaşayanlara bakım sağlama konusunda uzmanlaşmak
  • Bir çocuğun hastalığını veya ölümünü yaşamış birini deneyimlemek veya ona bakmak
  • Ağır bir iş yükü, aşırı talepler veya uzun saatler altında bakım sağlamak
  • Kaza mahallerini ziyaret etmenizi, kanıtları görüntülemenizi, travma kanıtları veya raporları ile ilgilenmenizi gerektiren bir hizmet sağlamak

Şefkat yorgunluğu, yukarıdaki deneyimler iş dışındaki düşüncelerinizi, ruh halinizi ve esenliğinizi etkilemeye başladığında ortaya çıkar. Elbette yapılan işten etkilenmek, bakım veren mesleklerin normal bir parçasıdır, ancak bu duygu bunaltıcı hale geldiğinde şefkat yorgunluğu yaşıyor olabilirsiniz.

Şefkat yorgunluğu belirtileri

Şefkat yorgunluğu, işinizi yapma veya günlük aktivitelerinizi tamamlama yeteneğinizi geçici de olsa etkileyebilir. Bununla birlikte sizin ya da tanıdığınız / birlikte çalıştığınız birinin şefkat yorgunluğu yaşıyor olabileceğini gösteren bazı işaretler de vardır. İşte dikkat edilmesi gereken belirtilerden bazıları:

1. Ruh hali

Araştırmalar, uzun süreli stresin, özellikle yaş aldıkça, orta ile şiddetli ruh hali değişimlerine yol açabileceğini gösteriyor. Aşırı stres nedeniyle ortaya çıkan şefkat yorgunluğunun yaygın belirtilerinden bazıları şunlardır:

  • Ruh halinde keskin değişimler
  • Olumsuz düşünceler geliştirmek veya alaycı olmak
  • Aşırı sinirlilik hali veya çabuk öfkelenmek

2. Kopma deneyimi

Şefkat yorgunluğunun yaygın bir belirtisi de sosyal bağlantılardan dramatik bir şekilde geri çekilmektir. Bu, ihmal edilen arkadaşlıklarda veya ilişkilerde bariz hale gelebilir. Başkalarından duygusal olarak kopmuş hissedebilir veya kişisel ya da profesyonel yaşamınızda bir uyuşma hissi yaşayabilirsiniz.

3. Bağımlılık

Şefkat yorgunluğu, kendi kendine ilaç tedavisi veya bağımlılıkla da ilişkilendirilmekte. Aşırı alkol kullanımı, kumar bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı ve hatta işkoliklik gibi durumlarla da kendisini belli edebilir.

4. Anksiyete veya depresyon belirtileri hissetme

Kaygılı veya depresif duygu ve eylemler, stresli veya travmatik durumlara verilen yaygın tepkilerdir. Şefkat yorgunluğu, dünya hakkında endişeli hissetmenize neden olabilir (Dünyayı tehlikeli bir yer olarak görmek ya da kişisel güvenlik konusunda ekstra dikkatli olmak). Ayrıca kendinizi depresif hissetmenize de yol açabilir. Moraliniz bozulabilir veya bir profesyonel olarak etkinliğinizi sorgulayabilirsiniz.

5. Üretkenlik sıkıntıları

Araştırmalar, şefkat yorgunluğuyla ilişkili stresin zihninizi ve bedeninizi etkileyebileceğini gösteriyor. Kişisel veya profesyonel yaşamınızda konsantre olma veya üretkenlik konusunda sorunlar yaşayabilirsiniz. Uzun süreli stres hafızanızı etkileyebilir ve işinize konsantre olmanızı zorlaştırabilir.

6. Uykusuzluk

Şefkat yorgunluğunun bir belirtisi de düşüncelerinizi veya hayallerinizi baltalayabilecek rahatsız edici görüntülerden muzdarip olmaktır. Bu da uykusuzluğa ve bitkinliğe yol açabilir.

7. Fiziksel belirtiler

Şefkat yorgunluğu, aynı zamanda bir dizi fiziksel belirtiye de yol açabilir. Fiziksel belirtileri, şunları içerir:

  • Bitkinlik
  • Tükenmişlik
  • İştah değişiklikleri
  • Sindirim sorunları
  • Baş ağrısı

Şefkat yorgunluğu nasıl önlenebilir?

Davranış, iş ve iş dışındaki yaşamdaki değişiklikleri tanımak için öz-farkındalık uygulamak şefkat yorgunluğunu önlemenin ilk adımıdır. Ayrıca çalışma ortamınızdaki denetleyici ve akıl hocası sayılabilecek ilişkileri geliştirmek de şefkat yorgunluğundan etkilendiğinizi fark etmenize yardımcı olabilir. Bunların yanı sıra şefkat yorgunluğunu önlemek için aşağıdaki noktalara dikkat etmeyi deneyebilirsiniz:

  • Stresli iş yüklerini azaltmak
  • Uyku düzenini izlemek
  • Düzenli olarak mola vermek veya tatil yapmak
  • Meditasyon alışkanlığı kazanmak
  • Günlük tutmak
  • İş problemlerini işlemek için kişisel terapi almak
  • Düzenli egzersiz yapmak

Şefkat yorgunluğu nasıl tedavi edilir?

Yukarıda da belirttiğimiz gibi bakım hizmeti veren profesyonellerin, işlerinen bunalmış hissetmeleri son derece yaygın bir durum. Eğer şefkat yorgunluğu belirtilerinin yaşamınızı etkilediğini hissediyorsanız, mutlaka bir uzmana başvurun. Doktorunuz sizi travma konusunda uzmanlaşmış bir psikolog veya psikiyatriste yönlendirebilir. Aynı zamanda yaşadığınız herhangi bir fiziksel semptomu da tedavi edebilir. Şefkat yorgunluğu için doğru tedavi, tamamen yaşadığınız kişisel deneyime bağlıdır. Yine de bazı yaygın tedavileri şöyle sıralayabiliriz:

  • Kendi kendine bakım: Duygusal ve fiziksel yorgunluk, şefkat yorgunluğunun ortak bir unsurudur. Bu noktada kişisel bakıma zaman ayırmak, etkili bir ev çözümü olabilir. Kişisel bakım konusu şunları içerebilir: İyi beslenmek için zaman ayırmak, bol su tüketmek, yeterli miktarda uyumak, Aktif kalmak, meditasyon yapmak, masaj yaptırmak…
  • Profesyonel yardım: Bir bakım veren, sağlık uzmanı vb. olarak işinizden bunalmış hissediyorsanız, profesyonel yardım almanız oldukça önemli. Bir terapist, psikiyatr, aile hekimi veya travma konusunda uzmanlaşmış bir profesyonelle konuşarak stres, kaygı ve bitkinlik duygularını hafifletebilirsiniz.

Kaynaklar: goodtherapy.org, webmd, psychologytoday

İlginizi çekebilir: Başkalarının duygularına duyarlı bir empat olarak kendinizi nasıl korursunuz?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale