X

Sabah rutininizi değiştirin, haftada 20 saat daha az çalışın

Geleneksel sabah 9 akşam 5 şeklindeki çalışma düzeni, aslında yüksek verimlilik sağlamaya pek de uygun değil. Bunun sebebi insanların orta düzeyde bir performans sergilemelerine, dikkat dağıtıcı unsurlara bağımlı olmalarına, verdikleri sözleri tutmamalarına ve birçoğunun yaptığı işi sevmemesine bağlı. Ancak bunların dışında bir de göz ardı edilemeyecek bilimsel kanıtlar var.

Günde 8 saat çalışma efsanesi

Dünyanın en verimli ülkelerinde günlük çalışma süresi 8 saatten çok daha kısa. Lüksemburg bu ülkelerden biri. Lüksemburg’da insanlar haftada yaklaşık 30 saat çalışıyor. Bu da hafta içi 5 gün üzerinden düşünüldüğünde günde ortalama 5 saatlik çalışma süresine denk geliyor. Üstelik daha kısa süre çalışmalarına rağmen, daha uzun süre çalışanlara göre daha fazla maddi kazanç üretiyorlar. Üstelik bu, ortalama bir insanı tarif ediyor. Peki çok daha üretken olanlar ne yapıyor?

Amerikalı girişimci, yazar, konuşmacı ve internet fenomeni Gary Vaynerchuck haftada 20 saat çalıştığını söylüyor. Bununla birlikte çok üretken kişilerin genellikle günde 3 ile 6 saat arasında çalıştıkları biliniyor. Tabii bu durum, hayatta ne istediğinizle de ilgili. Eğer siz de birçok kişi gibi iyi bir gelir düzeyine ulaşmak, sevdiğiniz işi yapmak, biraz da kendinize zaman ayıracak esnekliğe sahip olmak istiyorsanız, doğru yerdesiniz demektir.

İlgili yazı: Birçoğumuzun dahil olduğu X jenerasyonu verimlilik hakkında ne düşünüyor?

Nitelik mi nicelik mi?

Eğer siz de herkes gibiyseniz, büyük ihtimalle sizin de gününüz düşük yoğunluklu çalışma ve dikkat dağıtıcı şeylerin bir karışımı şeklindedir. Birçok insan performansının sınırlarını zorlamaz. Bunun yerine daha rahattır. Aslında bu bir bakıma mantıklı, iş yerinde geçirilecek daha fazla vakit olduğu için insanlar da performanslarını zorlamıyor.

Oysa meşgul görüntüsü vermek yerine sonuca odaklandığınız zaman, çalışma performansınızın yüzde 100’üne ulaşabilirsiniz. Aynı şey egzersiz için de geçerli. Araştırmalar, insanların kısa ve yoğun egzersizlerden daha fazla başarı elde ettiğini söylüyor. Bunun nedeni ise yoğun çalışmanın sonrasında kaliteli bir dinlenme ve onarım süresi olmasından kaynaklanıyor.

İş dünyasında da uzun süre çalışmak yerine 1 ila 3 saat boyunca hiçbir dikkat dağıtıcı olmadan derin bir çalışma ile çok daha başarılı olabilirsiniz. Üstelik, bu sürenin sonunda iş ortamından ayrılıp, kendinize daha fazla ve daha kaliteli zaman ayırabilirsiniz.

İlgili yazı: Belirsizliklerin hakim olduğu günümüzde verimliliğin sırları

Günün ilk 3 saatinin hakkını verin

Psikolog Ron Friedman’a göre günün ilk 3 saati verimlilik açısından en değerli olan zaman aralığı. Bunun belli sebepleri var. Öncelikle uyku konusunu ele alalım. Araştırmalar, beynin özellikle de prefrontal korteksin en aktif ve en yaratıcı olduğu zaman aralığının uykunun hemen sonrasına denk geldiğini gösteriyor. Öte yandan, insanın enerji seviyesi uykudan hemen sonra en güçlü hale geliyor. Bu yüzden vücudunuzda sabahları ilk önce ve en çok akort edilmiş organ, beyin. Bu sırada enerji seviyesi de yüksek olduğu için sabahları uyandıktan sonraki ilk 3 saat en verimli zamanlar olarak gösteriliyor.

Sabahları uyandıktan sonra egzersiz yaparak, bu süre içindeki enerjinizi en verimli şekilde kullanabilirsiniz. Öte yandan uzmanlar, sabah uyandıktan sonraki ilk yarım saat içinde en az 30 gram protein alınmasını öneriyor. Protein, daha uzun süre tok kalmanızı sağlıyor ve kan şekeri seviyenizi de dengeliyor.

İlgili yazı: Kafanızı rahatlatmanın ve verimliliğin anahtarı: Rutin edinme

Sabah saatlerinize sahip çıkın

Sabahları erken kalkıp çalışmaya başlamak herkes için uygun olmayabilir. Ancak yine de sabah vakitlerinin kıymetini bilmelisiniz. Bunun için belki de sabahları 1-2 saat daha erken kalkıp öğleden sonra kısa bir süreliğine uyumayı deneyebilirsiniz. Ya da uyandıktan sonra ilk 90 dakika boyunca sosyal medya hesaplarınızı veya maillerinizi bir kenara bırakın ve kendinize odaklanın.

Her ne olursa olsun, sabah saatlerinize sahip çıkın. Toplantılarınızı öğleden sonraya alın. Sabahlarınızı derin çalışma saatlerine ayırın ve bu süre içinde dikkatinizi dağıtan her şeyden uzak durun.

Zihin ve beden arasında bağ kurun

Düzenli egzersiz yapmanın, iş dünyasında da verimliliği artırdığını kanıtlayan sayısız araştırma var. Şunu unutmayın, eğer bedeniniz sağlıklıysa, beyniniz de daha iyi çalışır. Her şeyin bir sistemin parçaları olduğunu unutmayın. Bu parçalardan birini değiştirdiğinizde, sistemin tamamı da değişir. Hayatınızın bir bölümünde gelişim gösterdiğiniz zaman diğer bölümlerde de gelişim beraberinde gelir. Hayatınızda dengeyi sağladığınız zaman performansınızın da zirveye çıkmaması için hiçbir neden yok.

Zihin açıcı müzikler dinleyin veya aynı parçayı tekrar dinleyin

Aynı parçayı tekrar tekrar dinlemek, çalışırken odaklanmanızı kolaylaştırır. Bunun nedeni ise zihninizin başka yerlerde gezinmesine engel olmasından kaynaklanıyor. WordPress’in kurucusu Matt Mullenweg, yazarlar Ryan Holiday, Tim Ferries ve daha birçok başarılı isim, çalışırken sürekli aynı müziği dinlediklerini söylüyor.

Kaynak:
Thrive Global

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Dyson Airwrap Co-anda2x™’ya geçmek için 5 geçerli sebep

Sabah aynanın karşısında saçlarla geçirilen birkaç dakika, aslında günün enerjisini ve ruh halini belirliyor. Günün keyifli anlarından biri olan saç şekillendirme ritüeli, doğru araçlarla birleştiğinde tüm günün enerjisini pozitif yönde değiştirebilir. 



Dyson saç şekillendirme ürünleri hayatımıza girdiğinden beri saçlarımızı istediğimiz şekle sokmamıza yardımcı oluyor hem de bunu yaparken ısı hasarından koruyor. Şimdi ise saç şekillendirmenin bir adım ötesine geçerek bambaşka bir deneyim sunuyor. Dyson Airwrap Co-anda2x™ iki kat daha fazla hava basıncı yaratıyor. Böylece saç kurutma ve şekillendirme süresi neredeyse yarıya düşüyor.               

1. Farklı başlık seçenekleriyle hem günlük kullanımda hem özel günlerde kullanım imkanı

Saç şekillendirme artık tek bir forma sığdırılmıyor. Yeni Airwrap, sahip olduğu başlık çeşitliliği ile güzellik anlayışına farklı bir boyut getiriyor. İster hacimli bukleler, ister pürüzsüz düz fönler, ister doğal dalgalar olsun; her saç tipi ve ruh hali için bir çözüm sunuluyor.

Dyson Airwrap Co-anda2x™  modeliyle, sadece başlık değiştirerek, kuaför kalitesinde sonuçları ev konforuna taşıyarak herkesin kendi stilini özgürce yansıtması hedefleniyor.

2. Düz-dalgalı saçlar ve bukleli saçlar için farklı setler

Dyson, yeni  Airwrap Co-anda2x™   imodeliyle kullanıcı deneyimini bir adım daha ileri taşıyor. Artık herkesin saç şekline göre tasarlanmış bir başlık setine sahip olması mümkün.

  • Kıvırcık ve Bukleli Saçlar için farklı  bir set ve Düz veya Dalgalı Saçlar için farklı bir set sunuluyor.
  • Bu sayede, farklı saç şekillerine sahip insanların farklı ihtiyaçları karşılanırken hiçbir zaman kullanmayacak başlıklar elinize dolanmıyor.      

3. Kullanım alışkanlıklarınızı hatırlıyor

Dyson’ın teknolojik üstünlüğü, ürünün kullanım alışkanlıklarını hatırlama yeteneği ile pekişiyor. Bluetooth bağlantısı sayesinde kullanıcılar, saç şeklini, uzunluğunu ve şekillendirme tercihlerini uygulamaya kaydedebiliyor.

Bu özellik, Airwrap’ın sıcaklık ve hava akışını, kullanıcının ihtiyaçlarına göre ayarlamasını sağlıyor. Başlık değiştirildiğinde ise o başlıkla ilgili yapılan ayarı hatırlıyor. Bu kişiselleştirme, cihazın çok daha pratik bir şekilde kullanılmasının önünü açıyor.

4. Yeni nesil motor,daha hızlı sonuçlar

Modern yaşamın temposunda her dakika değerli. Dyson Airwrap Co-anda2x™ , yenilenen motor teknolojisiyle bu zamanı size geri kazandırıyor. Artık saç kurutmak ya da şekillendirmek uzun bir hazırlık süreci olmaktan çıkıyor; güçlü hava akışı sayesinde saçlar daha kısa sürede kuruyor, daha hızlı şekilleniyor. İster belirgin bukleler, ister dalgalı ve düz modeller elde etmek daha kolay. 

5. Teknoloji ve güzelliğin buluşma noktası

Dyson Airwrap Co-anda2x™  sadece bir saç şekillendirici değil; teknolojinin zarafetle buluştuğu yeni bir güzellik anlayışı sunuyor. Her detayı, kendinizi en iyi hissettiğiniz anlara eşlik etmek için tasarlandı. Hızlı, kişisel ve etkili… Çünkü Dyson’a göre güzellik; bir kalıba sığmak değil, kendi en iyi halinizi bulmakla başlıyor.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.

İlgili Makale