X

Rüzgar Yolgezer: “İdeallerimi bisiklet heybeme doldurup yola çıkacağım.”

Rüzgar Yolgezer’in 9 aylık bisiklet macerası

Bu hafta sayfam, gencecik yaşında gezip tozmak varken 9 ay boyunca bisiklet tepesinde,  tozlu, topraklı yollarda ilerlemeyi göze alan Rüzgar’a emanet.

Merhaba Rüzgar. Uplifers okuyucuları seni tanısınlar istedim çünkü ben her Çarşamba Live Up kategorisinde yayınlanan yazılarımda hareketli olmanın ve birilerinin hayatına dokunmak için hareket etmenin önemine dikkat çekmeye çalışıyorum. Öğrendiğime göre sen de Mart ayında oldukça hareketli bir yolculuğa çıkıyorsun. Bize kendinden ve yolculuğundan söz eder misin?

Merhaba, herhalde bir bisiklet sever olarak başlamam gerekiyor kendimi tanıtmaya. 3 yıldır düzenli bisiklet kullanıcısıyım. Kar kış demeden 15.000 km’den fazla pedalladım. Bisikleti şehir içi ulaşımda da kullandım, şehirler arası seyahat etmek için de, üniversiteye giderken de… Mezun oldum ve 9 aylık bir bisiklet yolculuğuna çıkıyorum. Yalnız bu yolculuk sadece bisikletten ibaret değil. Viyana’da kano inşa etmeyi de düşünüyorum.

Herkesin yapabileceği bir şey gibi geliyor sanki kulağa…

9 ay boyunca yanımda hiç para olmayacak. Hiçbir şekilde hayvan eti yemeyeceğim veya fosil yakıt kullanmayacağım, tekerimin geçtiği her ülkedeki ekolojik yaşam biçimlerini araştıracağım. İstanbul’dan çıkıp 23 ülkeyi geçecek ve sonra tekrar İstanbul’a döneceğim. Türkiye Vegan ve Vejetaryen Derneği destekçim oldu ve Avrupa genelinde ses getirecek bir çalışma olmasına çalışacağız hep birlikte. Tüm bu seyahatte topladığım görüntüleri de filme dönüştürmek istiyoruz sonrasında.

Nereden aklına geldi böyle bir işe kalkışmak? Özellikle yakın çevrenden nasıl tepkiler aldın?

2 senedir haritayı önüme açıp çeşit çeşit rotalar çiziyordum. Hep aklımda vardı bu rota. Bir yandan da işin bisikletten çıkıp sosyal bir deneye dönüşmesi, son 6 aydır aklımda olan bir konuydu. İdeallerimi bisiklet heybeme doldurup yola öyle çıkacağım kısacası. Çevremdeki insanlardan güzel tepkiler alıyorum.

Bisiklet neyin sembolü senin için ve hayatındaki rolü nedir?

Bisiklet benim için özgürlüğün, mutluluğun, öz bilincin sembolü. Kendi gücünle yol alabilmek çok tatmin edici. Bir yandan da bisiklete binmek hiçbir zaman sıkıldığım bir eylem olmayacak, bunu biliyorum. Hayatımdaki rolü ulaşımla başladı, şimdi de bisiklet üzerinde yeni bir dünya kovalamakla devam ediyor. Hafife alıp bisiklete oyuncak muamelesi yapmamak lazım.

Zor olmayacak mı 9 ay boyunca yollarda tek başına ilerlemek?

Önceden İstanbul – Antalya arası gitmişliğim var. O zaman da yola yalnız çıktım ama yolda bir sürü dost edindim. Hala da haberleşiriz kendileriyle. Tek başıma çıkıyorum evet ama yolda yer yer yolumun kesişeceği çok sayıda insan olacak.

Mutlaka geri dönecek misin, oralarda kalma ihtimalin de var mı?

Benim gözümde seyahatimin başarıya ulaşması için İstanbul’a dönmem gerekiyor. Kalmak gibi bir düşüncem yok.

Yolculuk bittiğinde neler kazanmış olmayı ümit ediyorsun?

Kafamda kazanılması gerekenler listesi yok. Sadece kendimi olabildiğince yola ve insanlara açmaya çalışacağım ve bu sayede -henüz bilemediğim- birçok şey kazanmış olacağım.

Gelecekle ilgili planlarını öğrenebilir miyiz?

Şu anki tek plan 9 aylık yolculuk. Sonrasını döndükten sonra düşüneceğim.

Yolculuğunda sana destek olmak isteyenler neler yapabilirler?

Yapmak istediklerimi sosyal medya kanallarında duyurabilirler. http://www.gezeko.com/destek üzerindeki ihtiyaç listeme bir göz atıp, uygun gördüklerini 9 ay boyunca ödünç verebilirler. Yolda işime yarayacağını düşündükleri yeteneklerin bağışında bulunabilirler. Mesela hangi mantar yenir, hangisi zehirlidir öğretmek gibi. Son olarak da iletişim desteği verebilirler. Yol üzerinde bana yardım etmek isteyebilecek insanlara ulaşıp beni onlarla bağlantı içerisine sokabilirler. Benim aklıma gelenler bunlar. Başka bir şekilde de yardımcı olmak isterlerse, kabul. Maddi değil, ayni yardımlara açık olduğumu belirtmek isterim. Öylesi daha değerli yapacağım proje açısından.

Şu andaki en önemli ihtiyacın nedir?

Bisikleti hala bulamadım. Film yapımı için çeşitli elektronik eşyalarda da eksik var.

Projen hayal ettiğin ölçüde duyuldu mu sence? Geri dönüşler nasıl?

Son günlerde iyice duyulmaya başlandı. Bol bol röportaj isteniyor. Tanışmak isteyen insanlar oluyor, onlarla görüşüyorum. Yardımcı olmak isteyenler de çıktı. Şimdilik elime geçmedi diye listeden silmedim ama kamp eşyaları gelecek gibi görünüyor. Olumlu tepkiler alıyorum.

Rüzgar Yolgezer gerçek adın mı?

Evet, gerçek adım. Dedemin babası çok yol gezmiş, bu sebeple soyadımız öyle olmuş. (Bıyık altından muzip bir gülümseme…)Aslında ben böyle bir seyahati isteyen herkesin yapabileceğini göstermek istiyorum. Yani yapabileceğimi değil, yapılabileceğini. Bir kahraman olmak değil, benzer hedefleri olan insanlardan sadece bir tanesi olmak amacım. Bu yüzden aslında Rüzgar Yolgezer isminin çok da önemi yok. Diğer isimlerden daha ön planda olmasına hiç gerek yok.

Daha önce yapılmış benzeri projeler var mı ve sence ne kadar başarıya ulaştılar?

Evet, önceden parasız dolaşanlar olmuş; bisikletle dolaşanlar olmuş; et yemeden dolaşanlar olmuş. Bazıları ciddi topluluklara hitap edebilmiş. Bu bağlamda, insanlara ulaşmayı önemli bir gösterge olarak kabul ediyorum. Yapmak istediğimi film de, ücretsiz olarak izlenebilecek bir film olacak.

Son olarak söylemek istediğin bir şey var mı?

Dileyenler blogumu http://www.gezeko.com/ üzerinden inceleyebilir, ruzgez@gmail.com vasıtasıyla bana ulaşabilirler. Zaman ayırdığınız için teşekkürler.

Yolun açık olsun Rüzgar. Umarım heybene doldurduğun tüm idealler, hayaller yerine ulaşır.

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız. tıklayınız. 

Kıvanç Ergun: Kıvanç Ergun bugün bisikletin tepesinde, yarın ormanda çamurun içinde… Harekete, iyilik peşinde koşmaya doyamıyor, başkalarına çılgınca gelen şeyleri yapmaktan inanılmaz keyif alıyor. İflah olmaz bir spor tutkunu olan Kıvanç, ‘yükseklerde’ yaşamanın, hayattan keyif almanın yolunu sporda bulmuş ve her gün yeni alanlara kayıp, kendini bilinmezlerde kaybetmekten hiç ama hiç çekinmiyor. Yaşını başını almış ama adrenalin söz konusu olunca kendini alamıyor, aktiviteye dalıyor. 2013 İstanbul Maratonu’nda ilk maratonunu (42 km), 2014'te Frig Vadileri'nde ilk Ultra Maraton’unu (60 km) koştu. Ulaşım aracı olarak bisikleti kullanıyor ve bisiklet kullananların sayısını kültürel gelişmeyle eşdeğer tutuyor. Yazdığı yazılarda sınırları nasıl zorladığından, deneyimlerinden bahsederken, bir yandan da hareket etmemek için yaratılan bahaneleri çürütmekten büyük keyif alıyor. Yardımseverlik koşusunun Türkiye'de tanınmasını sağlayan Adım Adım Yardımseverlik Platformu'nda Marka ve İletişim Koçluğu görevini yürütürken, aynı zamanda TOG'un AA içindeki STK Sorumlusu ve gönüllü koşucusu olarak da devam ediyor yaşamına... Fotoğraf konusunda fena değildir, takip etmek isterseniz: instagram/kiverg

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale