X

Rüyalarımızı anlamak için nasıl takipte kalabiliriz?

Rüya dünyamızın özel olduğunu bilmek kadar ayrıntılara dikkat etmek de bize çok fayda sağlar. Gündüz yaşadığımız olayın gece rüyamızda tekrar ediyor olması bilinçaltı rüyası gördüğümüz anlamına gelir. Fakat bazen danışanlarımdan “Bir kitap okumuştum, bir film izlemiştim ya da biriyle benzer bir sohbetimiz olmuştu, onun üzerine bu rüyayı gördüm, acaba bilinçaltı rüyası olabilir mi?” gibi sorular geliyor. Burada rüyayı iyi analiz etmek çok önemli.

Gerçekten de uykuya dalmadan önce okuduklarımızın, izlediklerimizin çok etkisi var. Evet, bilinçaltı olma olasılığı çok yüksek. Fakat bazen de oradaki bir bilgi bizim kayıtlarımızdaki bir durumla, duyguyla eşleşir ve o hikayede şifalanması gereken durumu bize rüyalar yoluyla yansıtır. Bu anların fark edilmesi muhteşem bir iyiliği kendimize sunmak anlamına gelir. Kendi başınıza fark edemeyeceğiniz bir durumu rüyalar size aktarır. Doğru analiz etmek, dikkatle takipte kalmak gerekir…

Öncelikle bir rüyanın birden fazla anlamı olabilir. Kendimizi zorlamadan elde edebileceklerimizi mutlaka not alarak kaydetmeliyiz. Rüyayı birine anlatırken kendimizi iyi izlemeli, beden dilimizin işaretlerine dikkat etmeliyiz. Örneğin anlatırken yutkunarak anlattığımız cümleleri, elimizi saçımıza, sırtımıza götürme isteğimizin olduğu cümleleri, kısacası bedenin rahatsız olarak tepki verdiği cümleleri ne hissettiğimizle birlikte not almalıyız.

Gelelim nasıl takipte kaldığımıza… Rüyayı gördükten sonraki birkaç gün içerisinde rüyanın içindeyken hissettiğimiz duyguları yaşadığımız olaylar oldu mu? Olayın kahramanı olmasak bile o duyguyu bize yaşatan bir deneyime şahit olduk mu? Bu duygular ve olaylar bize inançlarımız, günlük hayatta önümüze çıkanlara karşı düştüğümüz döngüler, yaşadığımız krizlerde çözümü bulup bulamayışımız gibi birçok bilgi verir. Dışarıdaki herkes hakkında çok şeyi bildiğimizi zannederken, kendi içimizdekilerin, davranışlarımızın, duygularımızın ve bunların altında yatan nedenlerin, tepkilerimizin, hatta mimiklerimizin hiç farkında olmayışımız, yaşadığımız olaylar açısından da çok etkilidir. Çünkü farkında olmadıkça aynı olayları daha çok yaşarız. Tıpkı rüyalar gibi…

En çok anlatılan rüyalardan biri köpek tarafından kovalanılan rüyalardır. Bu rüya bir korkunuz olduğunu ama bunun farkında olmadığınızı, korkunuzla yüzleşmediğinizi anlatır. Sürekli görülen rüyalar farkında olmadığımız durumları anlatır. Eğer ilerleme kaydedemezsek her seferinde köpek büyür, hırçınlaşır veya daha güçlü bir hayvana dönüşür. Özetle iyileştiremediğimiz, farkında olmadığımız her durum ya uyanıkken ya uykudayken karşımıza çıkar. Burada önemli olan korkuyu yenmek değil, korkumuzu fark etmektir. Rüyalarımızda bize anlatılmak istenen korku şöyle bir şeydir: Örneğin işyerinde hak ettiği değeri görmediğinden şikayetçi bir yetişkin, aslında öne çıkmak, takdir almak gibi korkulardan ötürü farkında olmadan işine değer vermeyecek insanları ya da olayları hayatına çekmektedir. 

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda eğitim almak isterseniz @nefesle.terapi Instagram hesabını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Rüyaların rehberliği ile bilinçdışına erişmek mümkün mü?

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale