X

Rüyalar bilinçaltınıza dair ne anlatıyor: Freud ve dört rüya tipi

Hepimiz zaman zaman rüyalar görürüz. Bazılarımız daha sık, bazılarımız ise nadiren. Neredeyse hiç rüya görmediğini söyleyenlerle de karşılaşmak mümkün. Sigmund Freud, rüyalarımızın bilinçaltımıza açılan bir kapı olduğundan bahsetmiştir. Uyanıkken cesaret edemediğimiz ya da bir sebeple bastırdığımız arzularımızı rüyalarımızda gerçekleştirebiliriz. Korktuğumuz şeyler rüyalarımızda karşımıza çıkar. Bazen bu korkularımıza yenilir, bazen de onlarla cesurca savaşırız. Rüyada mümkün olmayan hiçbir şey yoktur. Uçarız, konarız, aşık olur ya da heyecanlanırız. Bir katilden kaçarız, hatta cinayet işleriz. Gerçekte mümkün olmayacağını düşündüğümüz birçok şeyi rüyalarımızda deneyimleriz. Özlem giderir, hayatta olmayan sevdiklerimize dokunur, onlarla konuşuruz.

Rüyalar bilinçli olarak deneyimlediğimiz bu dünyadan bizi alır, sanki başka bir dünyaya götürür. Peki orası neresi? Burası bizim dünyamızsa, orası bizim dünyamız değil mi? Evet, tabii ki bize ait bir dünya. Ancak belki bu duruma fiziksel dünyamızın zihinsel boyutu diyebiliriz. Orada her ne oluyorsa, bu bizim hayatımızdan parçalar barındırır. Gördüklerimiz ister tanıdığımız insanlar olsun, ister tanımadığımız, orada anlaşılmayı bekleyen bir hikaye vardır. Yer, mekan, zaman hepsi birbirine karışmıştır. Ancak karışıklığı masaya yatırıp tek tek incelemeye kalkarsak çok anlamlı şeylerle karşılaşabiliriz.

Birçok rüyamız anlama gebedir. Hatırlamak istemediğimiz şeyleri su yüzüne çıkarmaya çalışabilir. En derine ittiklerimizi bazen inatla gözümüze sokar. Bazen tam bir saçmalıktır gördüklerimiz. Anlatmaya sözcüklerimiz olmaz. ”Tuhaftı” deriz, ”çok tuhaf bir rüyaydı…

Rüya tabirlerinin bulunduğu birtakım kaynaklar mevcuttur ancak bunların geçerliliği tartışılır. Rüyalar, kişiye, kişinin içinde bulunduğu hayata ve kültüre göre şekillenir. Bağlamı dışında yorumlanması genellemeden ileriye gitmez. Örneğin herhangi bir sembol, aynı rüyayı gören binlerce kişi için aynı şekilde yorumlanamaz. Kişinin ona yüklediği anlam ile sembolün anlamı da değişebilir.

Freud ve rüyalar

Freud, psikanaliz esnasında elde ettiği bulguları ölçemeyeceğini ya da tam olarak belirleyemeyeceğini bildiği için hastalarının gördüğü rüyaları kullanırdı. Deneyimlerine göre rüyalar iyice incelendiğinde kişinin bastırılmış arzularını, kaygı veya korkularını açıkça ortaya koyuyordu.

Rüyalar ve bilinçaltı

Rüyalar, bilinenin aksine her zaman görüldüğü gibi açıklanamayabilir. Hoşumuza gitmeyen ve bilinçaltımıza sıkıştırdığımız anılarımız, saklanmak ve ortaya çıkmamak için elinden geleni yapar. Bu yüzden rüyalarımız, her ne kadar kafamızın derinliklerinde neler olduğunu anlatmaya çalışsa da, bazen söylemek istediğini anlamak için rüyayı derinlemesine incelemek gerekir.

Bazı rüyalarımız bize gerçekleri göstermek istemez. Hatta ne olup bittiğini anlamayalım diye elinden geleni yapar. Senaryo yazmakta çok iyidir. Hatta senaryo bazen o kadar anlaşılır görünür ki, daha fazla incelemeye gerek bile duymayız. Böylece yüzeyde kalarak derinlerde yatanlara bulaşmamış oluruz ve rüya görevini başarıyla tamamlamış olur.

Gizli içerikli ve direkt rüyalar 

Freud, rüyaları gizli içerikli ve içeriği açık olan rüyalar olarak ikiye ayırır. Gizli içerik semboliktir, rüyayı gören kişinin altta yatan arzularına tekabül eder. Bu şekilde gördüğümüz rüyalar gizli arzularımızı bize bir nevi sansürle sunar. Böylece bizi yaşayacağımız kaygıdan korur.

Açık bir şekilde ortada olan direkt içerikse genelde günlük olaylara dayanır. Örneğin uzun zamandır cinsel ilişki yaşamamış ve buna ihtiyaç duyan biri, rüyasında cinsel ilişki deneyimleyebilir. Kimle ve nasıl olduğu konusuna gelince, bu detayı yorumlamak çok daha derin araştırmalar gerektirebilir.

Tek bir kişi veya olayın birbiriyle ilişkili iki anlamı olabilir 

Bazen rüyamızda gördüğümüz kişi, iki kişiye tekabül ediyor olabilir. Rüyanızda takım elbiseli bir adam gördüğünüzü varsayalım: Bu adam hem babanız hem de patronunuz olabilir. Baba figürü, şefkate olan ihtiyacı dile getirirken; patron, takdir edilme veya ödüllendirilme isteği anlamına gelebilir. Bu ikisi bir arada da yorumlanabilir.

Yer değiştirme

Yer değiştirme bizim için değeri olan bir insanı ya da nesneyi, çok değerli olmayan başka bir insan ya da obje olarak gördüğümüz zaman olur. Örneğin kaybettiğimiz bir yakınımızı görmek bizi derinden etkiliyorsa, rüyamızda bu kişi karşımıza bir ceylan ya da at olarak çıkabilir. İncelediğimizde ortak özellikleri mutlaka çıkacaktır ancak rüyayı gören kişi bunu bir anda anlayamayacak, böylece rüyanın yaratacağı muhtemel stresten kurtulmuş olacaktır.

Detaylandırma

Detaylandırma teorisine göre bilinçaltımızdaki gizli içerik ile arzularımız bir araya gelerek akla yatkın bir hikaye oluşturur. Bu çok olası görünen hikaye, bilinçaltımızdaki gerçekleri iyice anlaşılmaz hale sokar. Her şey çok anlaşılır görünür ancak hiç de göründüğü gibi değildir.

Rüyaların bugün hâlâ şöyle ya da böyle olduğuna dair kesin bir bilimsel kanıt olmasa da kişinin kendisiyle ilgili çok şeyi kısa yoldan anlattığı aşikardır. Psikologlar olarak rüyaları çeşitli alanlarda kullanıyoruz. Ancak unutmayın ki bizler de sizin rüyalarınızı siz olmadan yorumlayamayız. Rüyalar söylemek istediklerini, sizin kendi değerleriniz, kültürünüz, korku ve kaygılarınız ışığında anlatır. Sizin kafanızdakiler size aittir. Bizim yorumumuz ise sadece bizim dünyamızdan ipuçları sunar.
Bana soracak olursanız rüyalarınızı önemseyin. Hatırladıklarınızı bir kenara not edin ve aklınıza geldikçe okuyun. Orada bir şeyler göreceğinize hiç şüphem yok.

İlginizi çekebilir: Rüyaları hatırlamak ve yönetebilmek için basit ve bilimsel bir yöntem bulundu

Marianna Vasiliadiz: Psikoloji Lisans Eğitimimi Atina'da tamamladım (DEREE -The American College of Greece). Klinik Staj görevimi Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastenesi ve Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Psikiyatri Kliniğinde yaptım. Üniversite yıllarımdan beri aldığım ve hala büyük bir adanmışlıkla uyguladığım Nefes ve Farkındalık temelli eğitimleri terapi pratiğim ile birleştirdim. Bir psikolog olarak geçmişte aldığım Yaygın Anksiyete Bozukluğu tanısı ve Panik Atağı ciddi bir şekilde deneyimlemiş olmam, bugün beni özellikle Panik Atak sorunu yaşayan kişiler ve Kaygı Bozuklukları ile çalışmaya itti. Bu bağlamda Kaygı ve Panik Atağı Anlama - Panik Atak ile Başa Çıkma - Beden Farkındalığı - Gevşeme ve Nefesin Otonom Sinir Sistemi üzerindeki etkileri üzerine düzenli bilgilendirme ve uygulama seminerleri veriyorum. 2014 yılında Viyana Sigmunf Freud Üniversitesinde Alfred Langle ile Varoluşçu Psikoterapi, 2017 yılında Varoluşçu Akademi İstanbul'da Klinik Psk. Ferhat Jak İçöz ile 2 yıl süren Temel Varoluşçu Analiz Eğitimimi tamamladım ve Varoluşçu Psikoterapilerde İleri Çalışmalar Eğitimime devam ediyorum. Pandost Derneğinde ücretli ve ücretsiz danışan görmeye devam etmekteyim. Varoluşçu Psikoterapiler Derneği Üyesi ve Panik Atak Dostları Derneği Akademik Kurulu Üyesiyim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale