X

Rüya günlüğü: Rüyaları hatırlamanın en güçlü ve en bilinçli yolu

Bu yazımı rüya günlüklerine ayırmak istedim. Rüyaları hatırlamanın en güçlü ve bilinçli yolu olduğunu düşünüyorum. Rüya Günlüğü tutmak çok kolay olmasına rağmen çoğu zaman üşenilen bir yoldur. Hele de akıllı telefonların ses kayıtları da varken, rüyaları not etmek için bir defter tutmak zahmetli geliyor olabilir. Fakat dönüşümü daha fazla olan bir teknik olduğunu belirtmeliyim.

Rüya günlüğü nasıl tutulur?

Rüyadan uyandığınızda, ne kadarını hatırlayabiliyorsanız o kadarını yazın. En küçük ayrıntılarına kadar yazmanıza gerek yok. Sadece özellikle bir ayrıntı dikkatinizi çekiyorsa onu not almakta fayda var. Rüyanızın nerede geçtiği, zamanı, gördüğünüz insanlar, hissettiğiniz duygular varsa renk, geometrik şekil, sayılar onları not alabilirsiniz. Hatta bir haftalık tabloyu hazır hale getirebilirseniz, uyandığınızda sadece gördüğünüz kısımları doldurmanız yeterli olacaktır. Sizi yazmaya özendirecek yolları deneyebilirsiniz. Bunların dışında rüyalarınızı not alırken o günün tarihini atmayı unutmayın.

Rüyaları not almak ne sağlayacaktır?

  • Rüyalara değer vererek ve farkında olarak not almanız, rüyanın içinde de farkında olmanızı sağlar,
  • Rüyaları not almak, kaydetmek onları daha kolay hatırlamamızı sağladığı için kendimizle ilgili daha çok bilgiye ulaşırız.
  • Farkında olmadığımız bilinçsiz davranışlarımızı bilinçli hale getirmiş oluruz. Rüyalar daha bilinçli senaryolar ile akmaya başladıkça kolaylıkla yorumlar duruma geliriz,
  • Rüyaları hatırladıkça zihnimiz dinginleşir, sakinleşir. Kendi içimize yöneliriz.
  • Rüyayı gördüğünüz günlerin tarihlerini not almak çok önemli, aynı deftere rüyayı gördüğünüz günü takip eden uyanıkken yaşadığınız ilginizi çeken rüyanızla bağlantısı olduğunu düşündüğünüz olaylar yaşarsanız onları da ayrıca not almalısınız. Bu takip size hangi sembolün hangi anlama geldiğini anlatır ki bu da sizin daha sonra gördüğünüz rüyalarda sembolleri bilinçli halde fark etmenizi sağlayacaktır.
  • Gördüğünüz sayılar ve geometrik şekillerin anlamlarını sizin için bir anlamı yoksa önce ezoterizm bilgilerinden bakabilir, sonra yaşadığınız olaylarla ilgili bağlantılarını takip edebilirsiniz.
  • Bir süre düzenli rüya günlüğü tuttuktan sonra düzenli aralıklarla geriye dönük hem rüyaları hem takip eden günlerde yaşanılanları gözden geçirmek kendinizle ilgili birçok bilgiye sahip olmanızı sağlayacaktır. Bir dedektif gibi rüyalarınızı takip etmeli günlük hayatta yaşadıklarınızla bağlantılarını kurmaya çalışmalısınız.

Farkındalığı bol rüyalar görmenizi dilerken, bir sonraki yazımda buluşmak üzere

Rüyalarınızı yorumlatmak ve rüyalarınızın rehberliğinde ilerlemek konusunda destek almak isterseniz nefesleterapi@hotmail.com mail adresinden detaylı bilgi alabilir, @nefesle.terapi Instagram hesabını takip edebilir, sorularınız için benimle iletişime geçebilirsiniz.

 

İlginizi çekebilir: Uyumadan önce yaptıklarınız, rüyalarınızı nasıl etkiliyor?

Serap Özdağ: 06 Temmuz 1978 tarihinde İstanbul’da doğdu. 2000 yılında Ankara Üniversitesi Kimya Mühendisliğinden mezun oldu. Uzun yıllar ilaç sektöründe çalıştı. İnsanların bedensel sağlığı üzerine çalışırken, diğer taraftan ruh sağlıklarıyla yakından ilgilenmeye başladı. İlgisi önce kişisel gelişim konuları ile ilgili kitap okumakla başlarken, sonraları konuyla ilgili birçok seminere katılmakla devam etti. Merakı artarak devam ettiği için kariyerini bu yönde devam ettirmeye karar verdi. Işık Elçi Akademi’den Spritüel Yaşam Danışmanlığı eğitimi aldı. Aynı zamanda yine aynı kurumdan NLP Uygulayıcılık Eğitimi, Reiki Master, Rüya Analizi Eğitimlerini almış ve aktif olarak danışanlarına uygulamaya başlamıştır. Nefes Okulu’ndan Mustafa Kartal eğitmenliğinde Sertifikalı Nefes Koçluğu, Sertifikalı Holoterapi Eğitmenliği ve Sertifikalı Çocuk Nefes Koçluğu programlarını başarıyla tamamlamıştır. Nefes Okulu bünyesinde bireylere, kurumlara, diğer gruplara Doğru Nefes Alma Eğitimi, Holoterapi Çalışmaları, Nefes Teknikleri Atölyeleri ve çocuklar için Çocuk Nefes Atölyeleri düzenlemektedir. Aynı zamanda Yaşam Koçluğu çalışmalarını kapsayan farkındalık seminerleri, Meditasyonlar içerikli grup ve bireysel çalışmaları düzenlemekte, uzmanlık alanlarında seminerler vermeye devam etmektedir.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.



Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale