X

Ruhsal sorunları olan biriyle sevgili olmanın 5 gerçeği

Hepimiz “deliye” dönen aşıklarla ilgili hikayeler duymuşuzdur. Karşısındakini sevmek yerine onu bir takıntıya çevirenler veya karşısındaki istemediği bir şey yapınca eşyaları yakıp yıkanlar…

Ancak gerçek bir ilişki söz konusu olduğunda, çoğu insan ruhsal sorunları olan bir partnere nasıl yaklaşılması gerektiğiyle ilgili pek konuşmaz. Bu aslında geçmişte veya şimdi ruhsal sorunları olan birine yaklaşmaktan çok da farklı değil. Dünyadaki her 10 kişiden birinin hayatının bir döneminde bu kategoriye girdiği düşünülürse, bu tür insanlarla hiç karşılaşmadığınızı söylemek pek de gerçekçi değil.

Eğer aranızdaki ilişkinin yürümesini istiyorsanız, onun kendi hayatına has gariplikleri olduğunu kabul etmelisiniz.

Uplifers olarak biz de depresyon, anksiyete, posttravmatik stres bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu veya benzeri bir ruhsal sorunu olan biriyle ilişki yürütürken unutmamanız gereken gerçekleri sıraladık:

1. Ruhsal sorunları olmak istikrarsız olmak anlamına gelmez

Daha önce de bahsettiğimiz gibi, şimdiye kadar zaten hayatınızda ruhsal sorunları olan biriyle karşılaşmamanız imkansız. İlk bakışta ruhsal sorunları olan birinin aşırılıklar yapan biri olduğunu düşünebilirsiniz ancak bu pek de doğru değil. Ruhsal sorunları olan biri çoktan kendisine uygun tedaviyi arayıp buluyor ve hayatının geri kalanına durumunun farkında olarak devam ediyor. Bununla baş etme yolları geliştirerek, mümkün olduğunca normal bir hayat geçirmeye çalışıyor.

Eğer flört ettiğiniz kişi, ruhsal sorunlarıyla ilgili kendini size açıyorsa, onun neyle mücadele ettiğini tahmin etmeden önce, onun size anlatmak istediklerini dinleyin.

2. Açık bir iletişime ihtiyacı olduğunu unutmayın

Bu aslında sadece ruhsal sorunları olan biriyle ilişki yaşayanlar için değil, herkes için geçerli. Ancak ruhsal sorunları olan biriyle ilişkinizi sürdürmek için kilit öneme sahip. Partnerinizin, ruhsal sorunları hakkında önyargı oluşmadan konuşabileceğini bilmesi için, ona açık bir iletişim kanalı bırakmanız gerekir. Bunu sağlamak için haftada bir gün belirleyip, o gün partnerinizin sizinle tüm duygularını ve düşüncelerini paylaşmasını isteyebilirsiniz.

3. Onu “düzeltmek” sizin göreviniz değil

Sevdiğiniz birinin herhangi bir sebeple acı çektiğini görmek en zor şeylerden biri. Üstelik sadece zor olmakla kalmayıp, ilişkideki gerilimi ve karmaşayı da artıran bir unsur. Ancak şunu unutmayın, sevdiğiniz biri zor zamanlar geçirirken onu desteklemek harika bir şey ancak daha mutlu ve sağlıklı bir hayat geçirmesini sağlamak sizin elinizde değil, onun kendi elinde olan bir şey. Onu dinleyebilir, mücadelesini destekleyebilir, neşelendirebilir, hatta uygun tedavi yöntemlerini bulması için yardım edebilirsiniz. Ancak bir sonraki aşamaya geçmesi için onu zorlayamazsınız. Onları bulundukları bu durumla kabul etmelisiniz. Bu, onlara yardımcı olmayacağınız anlamına gelmiyor ancak sizin önerilerinizi dinlememe ihtimaline karşı hazırlıklı olmalısınız.

Karşınızdakinin ruhsal sorunlarını bazı şeylerin bahanesi olarak kullanmasına izin vermeyin.

4. Onun kendine göre bir “normal” anlayışı var

Eğer aranızdaki ilişkinin yürümesini istiyorsanız, onun kendi hayatına has gariplikleri olduğunu kabul etmelisiniz. Aynı ruhsal sorunları olmayan biriyle sürdürmek istediğiniz herhangi bir ilişkide olduğu gibi… Örneğin sosyal anksiyete sorunu yaşayan biriyle birlikteyseniz, hafta sonlarını kalabalık ortamlarda geçirmeniz pek de olası değil. Bu ilişkinin devam etmesini isteyip istemediğinize karar verirken, bunun aslında diğer tüm ilişkilerden farkı olmadığını düşünmelisiniz. Hepimizin değişmeyen özellikleri var ve hayatımızdaki insanlar ya bunu kabul edip bununla yaşamayı öğrenir ya da tam tersi olur. Bu durum ruhsal sorunlarımız olsa da olmasa da değişmez.

5. Her zamanki ilişki kuralları hala geçerli

Ruhsal sorunları olan biriyle birlikteyken bazı ilişki dinamikleri değişse de ilişkinin özü hep aynıdır. Onunlayken, diğerleriyle olduğundan farklı hissedersiniz. Ayrıca onun da diğerleriyle eşit olduğunu ve her ilişkideki kuralların burada da geçerli olduğunu unutmayın. Her ilişkide zaman zaman taraflardan birinin daha fazla desteğe ihtiyaç duyduğu zamanlar olur. Sizin de desteğe ihtiyacınız olabileceğini unutmayın ve karşınızdakinin ruhsal sorunlarını bazı şeylerin bahanesi olarak kullanmasına izin vermeyin. Karşınızdaki size ne kadar özen gösterirse, siz de o kadar karşılık verirsiniz. Bu denge kuralı, her ilişkide geçerlidir.

Kaynak:
PsychCentral

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Ruhsal gücü artırmanın 5 pratik yöntemi

Psikolojik araştırmalardan öğrendiğimiz 5 şaşırtıcı gerçek

Psikolojik sorunlar 20’li yaşlara girerken ortaya çıkıyor

Rosenhan Deneyi: Akıl hastalarına konulan tanılar doğru olmayabilir mi?

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale