X

İçinizdeki çocuğu iyileştirmek ve eski yaraları onarmak için yapabilecekleriniz

Eğer yıllar öncesinden kalma travmaları ve küçük yaraları hala taşıyorsanız içinizdeki çocukla çalışarak huzur ve özgürlük kazanma vaktiniz gelmiş demektir. Bu çalışmayı reparenting yani kendinize ebeveynlik ederek gerçekleştirebilirsiniz. Peki, reparenting tam olarak nedir ve nasıl uygulanır?

Kendine ebeveynlik (reparenting) nedir?

Türkçe’ye ‘’kendine ebeveynlik’’ ve ‘’yeniden ebeveynlik’’ şeklinde çevirebileceğimiz reparenting, aslında içsel çocuğu iyileştirme süreci anlamına geliyor. Bu süreçte belirli bir travmanın deneyimlendiği yaştaki benlik öne çıkarılıyor. Bu sayede, reddedilmiş, istismar edilmiş veya başka bir şekilde yaralanmış duygular ve gerçek benlik keşfediliyor.

Reparenting, uzun yıllardır etkisini sürdüren yaraları iyileştirmek ve affetme noktasına erişmek için tercih ediliyor. Ruha huzur verme potansiyeli olan bu süreç, çocukluktan beri taşınan acı ve kederi yargılamadan fark etmeye, tanımaya ve kabul etmeye yardımcı oluyor. Kısacası, bu sürece dahil olarak kendinizi sert bir biçimde eleştirmek yerine içinizdeki çocuğu iyileştirebilirsiniz ve benliğinize şefkat gösterebilirsiniz.

Reparenting, çocukken kullanılan duygu odaklı bir yaklaşım aracılığıyla içimizdeki çocukla bağlantı kurmayı amaçlıyor. Bu amaç, bu süreci diğer kişisel gelişim uygulamalarından ayırıyor. Reparenting yaparak yaralarınızın oluştuğu zihniyete geri dönebilirsiniz ve eski benliğinize ihtiyaç duyduğu ama o dönem hiç ver(e)mediğiniz sevgi ve desteği verebilirsiniz.

Kendinize ebeveynlik yapmanız gerektiğini nasıl anlarsınız?

Her insanın içsel çocuğuyla çalışmasına gerek yok. Sizin bu çalışmaya ihtiyacınız olup olmadığını aşağıdaki işaretleri göz önünde bulundurarak anlayabilirsiniz. Eğer aşağıdakilerden birkaçına sahipseniz reparenting yapmanızı öneriyoruz:

  • Düşük öz saygı
  • Sık sık çocuksu patlamalar veya öfke nöbetleri
  • Sınır çizmekte zorluk
  • İhtiyaç ve duyguları ifade etmekte zorluk
  • Bağlanmaktan veya terk edilmekten korkma
  • Kendi kendini sabote etme
  • Çocukluk deneyimleri üzerine uzun süre düşünme

Beş reparenting egzersizi

Şimdi, çocukluğunuzda size acı veren şeyleri fark etmenizi ve bunların etkilerini anlamlandırmanızı kolaylaştıracak beş reparenting pratiğini sizlerle paylaşıyoruz.

Güvendiğiniz kişilerden destek alın

Kendine ebeveynlik sürecinde güvenilir bir arkadaşınızdan veya terapistten destek alabilirsiniz. Arkadaşlar çok yardımcı karakterler olsa da bir terapistle çalışarak daha objektif bir bakış açısına erişebilirsiniz. Terapi aracılığıyla, çocukluk dönemi deneyimlerinizin hayatınızı, ilişkilerinizi ve iyi hissetme halinizi nasıl etkilediğini çok daha iyi bir şekilde anlayabilirsiniz.

Uzmanlar, çocukken boşanma, sevilen birinin vefatı, fiziksel ya da psikolojik istismar, bağımlılık ve terk edilme gibi travmaları deneyimlemiş yetişkinlere mutlaka profesyonel destek almalarını öneriyor.

Molalar planlayın

Çocukken neşelenmenizi sağlayan aktiviteleri günlük veya haftalık rutininize ekleyin. Örneğin, parkta dondurma yiyin ve dondurmanız bittikten sonra da salıncakta sallanın. Bu tarz aktiviteler, çocukluktaki benliğinizi keşfetmenize ve neleri neden hissettiğinizi derin bir şekilde anlamanıza yardımcı olabilir.

Çocukluk döneminizden hangi aktiviteyi uygulayacak olursanız olun amacınızın iç dünyanızı daha hafif hale getirmek ve olumlu duyguları yeniden canlandırmak olduğunu asla unutmayın.

Mektup yazın

İçinizdeki çocuksu tarafın ortaya çıkmaya başladığını fark ettiğiniz zaman o çocukla konuşmaya hazırsınız demektir. Çocuk halinize bir mektup yazarak bu konuşmayı başlatabilirsiniz. Bu pratiği uygularken çocukluk acınıza ve hayal kırıklığınıza anlam kazandırmayı amaçlamalısınız. Kazandırdığınız anlam, özgürleşmenizi sağlayarak daha iyi bir geleceğin kapılarını aralayabilir.

Mektubunuzu kalem-kağıt aracılığıyla veya dijital ortamda yazabilirsiniz. Mektupta yaşadığınız zorlukları ele alabilirsiniz ve içsel çocuğunuzu teselli eden dürüst cümleler kurabilirsiniz. Yazarken kontrolünüzün dışında olan durumlardan ötürü hissettiğiniz suçluluğu ortadan kaldırmaya özen göstermelisiniz. Ayrıca, küçük benliğinize şefkat sunmaya da dikkat etmelisiniz.

Meditasyon yapın

Çocuk benliğinizle konuşmaya başladıktan sonra meditasyonla reparenting sürecini daha derinleştirebilirsiniz. İçsel çocuk çalışması için theta meditasyonunu uygulayabilirsiniz. Bu meditasyon aracılığıyla, geçmişten veya genetik kökeninizden kalan sınırlamaları yeniden programlamaya başlayabilirsiniz. Özlediğiniz sevgi ve sıcaklığı geçmişe dönüp geri getiremezsiniz fakat meditasyonla içinizdeki çocukla bağlantı kurabilirsiniz.

Olumlu düşünceler oluşturun ve tekrarlayın

Olumlamalarla içinizdeki çocuğun daha önce duyması gerekenleri ona söyleyebilirsiniz ve gidişatınızı sürdürebilirsiniz. Olumlamalar, aynı zamanda öz güveni ve öz sevgiyi de destekleyebiliyor. Olumlamaları sesli bir şekilde söylemek garip gelirse onları günlüğünüze yazabilirsiniz. Bir süre sonra, bu ifadeleri sesli olarak söylemeye alışacaksınız.

İç çocuk çalışmanız için aşağıdaki olumlamaları kullanabilirsiniz:

  • Mutluyum, sağlıklıyım, seviliyorum ve bolluk içindeyim.
  • Kendim için huzur ve güven dolu bir ortam yaratmayı seçiyorum.
  • Kendimle çok gurur duyuyorum.
  • Utanç ve suçluluk duygularını serbest bırakıyorum.
  • İyiliği kolaylıkla kabul ediyorum.

Reparenting sürecinizi başlatarak öz farkındalığınızı geliştirebilirsiniz ve duygularınızı daha etkili bir şekilde yönetebilirsiniz.

İlginizi çekebilir: Zamanda yolculuk: İçimizdeki çocukla buluşmak

Uplifers: Kaliteli ve mutlu yaşam koçunuz!

Saç kalitesinin sırrı yıpranmayı onarmak mı önlemek mi? 

Saçlarınız gün içinde fark etmeden düşündüğünüzden daha çok yıpranabiliyor. Sabah saçınızı kuru taramanın bıraktığı hasar, gün içinde hava kirliliğine maruz kalmak, duş sonrası yüksek ısıyla kurutma, sık şekillendirme… Tüm bu küçük adımlar zamanla birikiyor ve saç tellerinizde gözle görülmeyen hasarlar bırakıyor. Çoğu zaman “yıpranan saçları nasıl onarabileceğimize” odaklanıyoruz; oysa bilim bize çok daha kritik bir gerçeği fısıldıyor: Yıpranan saç kalıcı olarak onarmak pek mümkün değil. Çünkü saç, canlı dokular gibi kendi kendini yenileyen bir yapı değildir. Saç telini oluşturan keratin zincirleri bir kez hasar gördüğünde, uygulanan ürünler sadece yüzeyde geçici bir güçlendirme sağlar. Saç daha parlak görünür, daha yumuşak hissedilebilir fakat bu görünüm kalıcı bir onarım sunduğu anlamına gelmeyebilir.



Bu yüzden sağlıklı saç denkleminin en kritik noktası, saçın zarar görmesini engellemektir.

Türkiye’de uzun, gür ve dalgalı saçlar her zaman popülerliğini koruyor. Saçlarını uzatmak için maskeler, yağlar ve vitaminler deneyen pek çok kişi, saçlarının dipten sağlıklı bir şekilde uzamasına rağmen saç uçlarının sağlıksız göründüğünü fark edebiliyor. Peki bunun ardındaki sebep ne olabilir? Çoğu zaman bu durumun nedeni, farkına varılmayan koparak dökülme ve kırılmadır.



Trikologlar birçok insanın, saçlarının “koparak döküldüğünün” farkında bile olmadığını belirtiyor. Yüksek ısı, yanlış kurutma rutinleri ve sıcak şekillendirme araçları, saç boyunu uzatmaya çalışırken en hızlı kaybettiren etkenlerin başında geliyor.



Peki çözüm? Saçı şekillendirirken ona zarar vermemek. Yani ısıyı kontrol etmek.

Bilimin ışığında saçın anatomisi: Neden geri dönüş yok?

Saç telinin ana yapısını, tıpkı merdiven basamakları gibi sıkıca birbirine bağlanmış keratin proteinleri oluşturur. Saç telinin dış katmanı olan kütikül ise bu iç yapıyı koruyan pulcuklardan oluşur.

  • Yüksek ısı etkisi: Saçınızı aşırı yüksek ısıya maruz bıraktığınızda, bu ısı saç telindeki protein bağlarını parçalar. Saçın dış katmanı olan kütikül pulcukları zarar görür, kalkar ve saçın nemini kaybetmesine neden olur. Saçın içindeki suyu ani bir şekilde buharlaştıran aşırı ısı, protein yapısında geri dönüşü olmayan, kalıcı hasar yaratır.
  • Kalıcı hasar: Saç, tırnaklar gibi canlı olmayan bir dokudur. Cildinizde oluşan bir kesik gibi kendini yenileme yeteneği yoktur. Piyasada “onarım” iddiasıyla sunulan ürünler, hasarlı kütikül katmanını geçici olarak pürüzsüzleştiren ve saçın nem tutma kapasitesini artıran dolgu maddeleri içerir. Bu sayede saçınız bir süreliğine daha parlak ve güçlü görünebilir. Ancak saçın iç yapısındaki tahribat (kopan protein bağları) kalıcıdır ve eski haline getirilemez.

İşte bu yüzden, saç sağlığınız için hasar meydana geldikten sonra onu onarmaya çalışmak değil, baştan önlemektir.



Yıpratmamayı seçin: Dyson’ın saç bilimiyle tanışın

Saç sağlığının ilk adımı, birçok kişinin gözden kaçırdığı bir detayda gizli: Saç şekillendirmede kullanılan aşırı ısıdan kaçınmak. Dyson, bu bilimsel gerçeği merkeze alarak tüm saç şekillendirme ürünlerini, aşırı ısı hasarı olmadan etkili sonuçlar verecek şekilde tasarlar.

Dyson’Dyson’Dyson’ın temel felsefesi basittir: Saçı kuruturken ve şekillendirirken sıcaklıktan değil, akıllı mühendislikten ve güçlü, kontrollü hava akımından faydalanmak.

Yüksek teknolojiyle gelen koruma

Dyson saç şekillendirme makinelerinin tamamı, saç ve saç derinizin sağlığını korumaya odaklanan ortak bir teknolojiye sahiptir:

  1. Akıllı ısı kontrolü: Tüm Dyson ürünlerinde saniyenin çok küçük bir bölümünde sıcaklığı onlarca kez ölçen akıllı sensörler bulunur. Bu sensörler sayesinde makineler, saçın aşırı ısınmasını engelleyecek sabit ve güvenli bir sıcaklıkta kalır. Bu teknoloji, özellikle saç kurutma makinelerinin bile farkında olmadan yarattığı günlük ısı hasarını ortadan kaldırır. Örneğin, Dyson Supersonic Nural™ saç kurutma makinesi, saç ve saç derisi sıcaklığını sürekli analiz ederek, gerektiğinde ısıyı otomatik olarak düşürüp yükseltir.
  2. Dijital motor teknolojisi: Dyson’ın güçlü ve hafif dijital motoru, geleneksel makinelerin aksine ısıya bağımlı kalmadan, yüksek hızlı, kontrollü hava akışı sağlar. Bu sayede saçınızı yüksek ısıya maruz bırakmadan çok daha kısa sürede kurutabilir ve şekillendirebilirsiniz.
  3. Esnek şekillendirme gücü: Saç, ıslakken en esnek halindedir. Dyson Airwrap™ ve Dyson Airstrait™Dyson Airwrap™ gibi makineler, bu nemli halinden yararlanarak saça şekil verir. Saçınızı kuruturken ve şekillendirirken aynı zamanda saçı sabitlemek için soğutma gereklidir. Bu sebeple tüm makinelerde şekli kalıcı kılmak için saçın hızla soğumasını sağlayan Soğuk Şok (Cold Shot) özelliği bulunur.

Saç sağlığınıza yapılacak en iyi yatırım

Saç sağlığınız için sürekli olarak yüksek fiyatlı bakım maskeleri, serumlar ve kremler satın alıyorsanız, aslında hasarın sonuçlarına yatırım yapıyorsunuz demektir. Oysa Dyson, size bu hasarı kökten önleme seçeneğini sunuyor.

Unutmayın, binbir zorlukla uzattığınız saçlarınızın boyu, aşırı ısı nedeniyle her gün biraz daha koparak dökülüyorsa, hiçbir bakım ürünü bu kaybı geri getiremez. Saç tipinize en uygun Dyson ürünü (Airwrap™, Airstrait™, Supersonic™) ile tanışarak yıpratmamayı seçmek, sadece daha mantıklı değil, aynı zamanda daha kalıcı bir çözümdür.

*Bu yazı Dyson’ın katkılarıyla hazırlanmıştır.







İlgili Makale