X

Regl döneminde doğru beslenme ve egzersiz

Kadınların her ay başına gelen sancılı, ağrılı, şişkinlik veren ve bazen canından bezdiren doğal bir süreç: PMS veya regl veya adet dönemi. İsmini nasıl adlandırırsak adlandıralım yine de çekilen ağrıları veya stresi atlatmak mümkün olmuyor.

Yenilen çikolatalar, karın bölgesinde bekletilen sıcak su torbaları sizin için kalıcı bir çözüm olmaz. Östrojen hormonunuz tarafından ihanete uğradığınız bu dönemde, belki de yaptığınız bu uygulamalar aslında çok yanlış olduğu için işe yaramıyordur. Doğru beslenerek ve diyet tavsiyelerine uyarak adet, regl, PMS dönemini daha rahat geçirmeniz mümkün.

Regl dönemini daha rahat geçirmeniz için öneriler beslenme önerileri
  • Doğru beslenmeyi öğrenin

Doğru beslenmek sadece kilo vermek için değil, sağlıklı bir regl dönemi geçirmek için de oldukça önemlidir. Sağlıklı karbonhidratlar tüketmek, yeterli sebze ve meyve almak hem tatlı krizlerinizi önler hem de sancılarınızı azaltır. Beyaz ekmek yerine, tahıllı ekmek grubunu seçebilir; mevsimine uygun şekilde meyve ve sebze seçimleri yapabilirsiniz.

Yapılan son çalışmalar omega-3 alımının yeterli olduğu kadınlarda regl döneminin daha hafif geçirildiği ve menopoz yaşını ileriye aldığı görülüyor.

  • Tuz miktarına dikkat
Regl döneminde doğru beslenme ile negatif semptomları azaltmanız mümkün.

Çok tuzlu besleniyorsanız adet döneminde daha fazla şişlik sorunu yaşıyor olabilirsiniz. Bu şişlik sizi kıyafetlerin içine sokmaz, otururken bile rahatsız hissedersiniz. Eğer regl döneminde, öncesinde ve sonrasında kendinizi çok şiş hissediyorsanız mutlaka tuzu azaltın ve günde 2,5 lt su içmeye başlayın.

Turşu, şalgam, çekirdek veya kavrulmuş kuru yemişler fazladan tuz içerir ve kendinizi kötü hissetmenize sebep olur. Bol sulu yiyecekler tüketmek su ihtiyacını karşılamaz; bu yüzden hem su oranı yüksek yiyecekler hem de su tüketmeyi unutmayın.

  • Vitamin kullanın

Yapılan çalışmalar, vitaminler ve adet arasında oldukça iyi bir ilişki olduğunu göstermiş. A vitamini kapsülü alanların adet sancısı yaşamadıkları çalışmalar tarafından gösterilmiş.

E vitamini desteği alanların regl döneminde fiziksel olarak daha rahat hissettiği, B vitamini grupları vücutlarında eksik olan kişilerin regl öncesi ve sonrasında daha çok stres yaşadığı çalışmalar tarafından gösterilmiş.

Doktorunuza uğrayarak bir kan tahlili yaptırabilir. Kadınlar için özel vitamin ve mineral tabletlerinden kullanmanızda sorun olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

  • Östrojen deposu yiyecekler

İçerisinde östrojen olduğu için gebeler kullansa mı kullanmasa mı hala karar verilememiş olsa da, eğer gebe kalmayı planlamıyorsanız her gün 1 tatlı kaşığı kadar tüketmeye çalışın. Uzun süreli tokluk sağlaması ve yağ asidi açısından zengin olması sayesinde kas kramplarını azalttığı gösterilmiş.

Östrojen içeren diğer yiyecekleri de beslenme planınıza dahil ederek daha sağlıklı ve ağrısız regl dönemi geçirmek elinizde…

Kuru meyveler, soya fasulyesi, kuru baklagiller, bezelye, soya sütü gibi yiyecekler doğal östrojen depolarıdır.

  • Egzersize başlayın

Ay boyunca hafif aktivite ile bile olsa egzersiz yapan kişilerin daha az sancılı ve ödemli bir regl dönemi geçirdikleri araştırmalar tarafından kanıtlanmış. Üstelik egzersiz yapan kişilerin daha sağlıklı beslendiği ve vitamin, mineral açısından da yetersizliklerin olmadığı görülmüş. Yani egzersizi seven kişiler daha sağlıklı! Egzersizi sevmek için bir sebep aramaya başlayın.

Ne kadar çok yürüyüş o kadar az ağrı, ayrıca regl döneminde uygulayabileceğiniz yoga hareketlerini öğrenebilir ve o dönemlerde uygulayarak kendinizi daha iyi hissedebilirsiniz.

Diyetisyen Sinem Akgün: Gaziantep doğumluyum. Beslenme kültürünün en yoğun olduğu o coğrafyadan dolayı mıdır bilemem ama 2009 yılında kendimi hiç bilmediğim bir dünyanın içinde, yani Hacettepe Beslenme ve Diyetetik Bölümü'nde buldum. Besinlerin vücudumuzda oluşturduğu etkilerin bu kadar önemli olacağını hiç düşünmediğim için öğrendiğim her bilgiyi büyük bir heyecan ve merakla takip ettim. Bilimin yolundan hiç ayrılmadan ilerlediğim eğitim hayatında, lisans eğitiminin çok yeterli olmayacağını düşünerek yüksek lisans eğitimine başladım. Mezun olduğum 2013 yılından bugüne kadar hastaların yeme eğilimlerini, psikolojik durumlarını göz önüne alarak "Yasaksız" diyetin var olabileceğini benimle iletişim kuran herkese anlatmaya çalıştım. Gelişmeye çalışan insan, tatlı dilli diyetisyen, boğa kadını ve köpek Ceku'nun annesi olarak hayatıma devam etmekteyim.

Akıllı bir dokunuşla birbirine bağlanan yıkama ve kurutma teknolojisi

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırmak için var, ancak bazen karmaşık ayarlar ve sonsuz seçenekler arasında kaybolabiliyoruz. Özellikle evdeki temizlik rutinlerinde en vakit alan işlerden biri olan çamaşır ve kurutma süreci, doğru programı seçmekten kıyafetleri yerlerine yerleştirmeye kadar pek çok küçük ama süreklilikte yorucu karar anı içeriyor. Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi ise bu karar mekanizmasını tamamen üzerinizden alarak, teknolojinin keyfini sürmek isteyenlere gerçek bir dijital asistan deneyimi sunuyor.



Birbirini anlayan teknolojiler: intelligentDry

Siemens iQ700 serisinin en konforlu yanlarından biri, çamaşır ve kurutma makinesinin birbiriyle konuşabilmesi. intelligentDry teknolojisi sayesinde çamaşır makinesi, son programdaki çamaşır miktarı ve nem seviyesi gibi verileri analiz ediyor ve bu bilgileri doğrudan kurutma makinesine aktarıyor. Sonrasında en uygun kurutma programı otomatik olarak seçiliyor, süre ve sıcaklık en ideal seviyede ayarlanıyor.

Siz sadece çamaşırları makineye yerleştiriyorsunuz. Spor kıyafetleri, pamuklu tişörtler ya da hassas gömlekler… Hangi programın daha doğru olduğunu düşünmek zorunda kalmıyorsunuz. Çünkü teknoloji, yıkama verilerine göre karar veriyor. Bu da her seferinde aynı temiz sonuçlar anlamına geliyor. Ne fazla kurutulmuş sert kumaşlar ne de nemli kalmış çamaşırlar. Size sadece tertemiz ve tam kurumuş kıyafetlerinizi dolaba yerleştirmek kalıyor.



i-Dos ile her yıkamada doğru miktar, maksimum verim

Çoğu kişi çamaşır makinesine deterjan koyarken “Bir kapak daha eklesem mi?” diye düşünmüştür. Deterjanı az koyduğunuzda lekeler çıkmıyor, fazla koyduğumuzda ise hem çevreye zarar veriyor hem de kıyafetlerde durulama problemi yaşanabiliyor. i-Dos teknolojisi bu ikilemi tamamen ortadan kaldırıyor.

Akıllı sensörler, çamaşır miktarını, kirlilik derecesini ve suyun sertlik seviyesini analiz ederek gereken su ve deterjan miktarını otomatik olarak hesaplıyor. Üstelik Siemens Home Connect uygulaması üzerinden deterjan şişesinin barkodunu tarayarak kullandığınız deterjana göre optimize edebiliyorsunuz. Böylece her yıkamada maksimum performans elde ediliyor.

Günlük hayatın temposunda küçük gibi görünen bu detaylar, aslında büyük bir konfor alanı yaratıyor.



Kontrol her zaman cebinizde

Evden çıktınız ve makineyi çalıştırıp çalıştırmadığınızdan emin olamadınız. Ya da işten dönmeden önce çamaşırların yıkanıp kurutma için hazır olmasını istiyorsunuz. Siemens Home Connect uygulaması sayesinde makinenizle her an bağlantıda kalabiliyorsunuz.

Programları uzaktan başlatabilir, süreci anlık olarak takip edebilir ve ihtiyacınıza uygun yeni programları indirebilirsiniz. Sürekli güncellenen 20’den fazla akıllı programa birkaç adımda ulaşabilir, kıyafetlerinize en uygun seçeneği zahmetsizce belirleyebilirsiniz. Siemens Home Connect, teknolojiyi karmaşık bir yapı olmaktan çıkarıp günlük hayatınızın doğal bir parçası haline getiriyor.

Siemens iQ700 çamaşır ve kurutma makinesi, sadece bir beyaz eşya değil; evdeki rutininizi hafifleten bir çözüm ortağı gibi çalışıyor. Sizin yerinize düşünen, analiz eden ve karar veren bir sistemle çamaşır yıkamak artık ekstra efor gerektiren bir iş olmaktan çıkıyor.

Tek dokunuşla birbirine bağlanan bu akıllı ikili, program seçme stresini ortadan kaldırırken her seferinde dengeli, özenli ve güvenilir sonuçlar sunuyor. Çünkü bazen gerçek konfor, hiçbir şeyi ikinci kez düşünmek zorunda kalmadığınız anlarda saklıdır.

*Bu yazı Siemens’in katkılarıyla hazırlanmıştır.





İlgili Makale